Roger Martelli: Dün olduğu gibi bugün de esas mesele tüm topluma hitap eden özgürleştirici bir proje

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Fransız tarihçi Roger Martelli’nin Sarı Yelekliler hareketi ile ilgili Le Monde’da yazdığı analizin özetini paylaşıyoruz:

Roger Martelli

Emmanuel Macron uyarıyor: Eski şeytanlar uyanıyor. Bu çok haksız sayılmayacak bir tabir. Peki onu uyandıranları bilmek ve tekrar uykuya dalması için ne yapılması gerektiğini bilmek gerekmez mi? Peki yangını çıkaran kişi yangını söndürebilir mi? Günümüzde demokrasi eşi benzeri duyulmamış derin bir krizin içerisinde. Bugün dünyanın her yerinde hükümetler ılımlıları bir nehrin iki yakasında tutmaya ve inandırmaya çalışıyorlar: Piyasa ekonomisi ve rekabetçi demokrasi. Ancak bu iki yakada tutunmaya ve durumu dengelemeye çalışan yeni isimler de var: Orban, Salvini ve son olarak Bolsonaro gibi.

Solun bir kısmına göre, mevcut fırtına dünyadaki durumu dengeliyor ve bunu yaparken elitler ve halk arasında şiddetli bir tartışma yoluyla bunu gerçekleştiriyor. Bu yüzden onlara göre şu an yaşanan öfke hareketleri ve popüler duyguların patlamasından başka bir seçenek yok. Ancak öncelilke şu parçası olduğunu söylediğimiz halk kavramını bir görelim.

Söylenen şu: Biz halkız ve onlar elitler. Burada amaç artık hükmedilenlerden bir grup oluşturmak değil tersine mevcut ulus içerisinde yepyeni bir halk inşa etmek. Bunun bilince eriştiği bazı yapılar ve fikirler var elbette: Elitler, kast yapısı veya ulusüstülük gibi. Brüksel, Berlin ve küreselleşme bunlardan bazıları. Öte yandan sağ popülizm karşısında geriye birleştiren tek seçenek kalıyor: Sol popülizm.

Front Populaire (Halk Cephesi) örneği  

Halk Cephesi örneği bu tartışmalar yapılırken sıkça ortaya konur. Böyle bir örnek çalışan sınıflara ve entelektüellere ortak mücadele hissini verir ama duyguları belli bir yere yönlendirmez. Cephe kurulduğu zaman 200 aile (sermayedarlar ve zenginlerden oluşuan) söylemini kullanırdı. Öte yandan, solun dinamizmi yönetici sınıflara karşı duyduğu bu tür bir düşmanlıktan ziyade başka bir unsurdan gelir: Adil bir dünya umudu. Halk Cephesi kurulduğu zaman antifaşistti ama onu başarıya ulaştıran şey “ekmek, barış ve özgürlük” sloganıydı. Yani mesele arada duvarlar örmek değil. Dün olduğu gibi bugün de esas mesele tüm topluma hitaben özgürleştirici bir proje.

Bugünün şeytanlarıyla başa çıkmak için onların neden olduğu rahatsızlıkları ve düzensizlikleri ortaya koymak yetmez, onların fikirleriyle her alanda mücadele etmek gerekir. Yolunu kaybetmiş olanların beklediği tek şey adalet ve onur politikalarıdır. Siyasetin rolü de bu yeni politikayı inşa edecek çalışmayı yapmaktır.

Bildiğimiz tarihsel solun aşırı sağ ile ortak bir noktası yoktur, bu ikisinin de kullandığı halk kavramında da geçerlidir. Solu sol yapan unsur özgürleştirici bir hareket, bu hareketle umut taşıması ve bugünden itibaren bir gelecek oluşturmasıdır. Faşizm, rekabeti ve otoriteyi hayal ederken, sol özgürleşmeyi ve eşitliği savunur. Bu yüzden aralarında hiç bir benzerlik yoktur.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus