IŞİD’e sızan Iraklı istihbarat subayı Harit el-Sudani’nin çarpıcı öyküsü ve hazin sonu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Iraklı yüzbaşı Harit el-Sudani, son 16 ay boyunca bir IŞİD hücresinde ajanlık yaptı. Örgüt, onu kendileri gibi cihadcı bir militan olarak görüyordu fakat el-Sudani, Irak Gizli Servisine sağladığı kritik bilgilerle onlarca intihar saldırısını önledi. Gizli Servis direktörü Ebu Ali el-Basri’ye göre El-Sudani’nin sağladığı istihbaratla toplamda 30 intihar saldırısı önlendi ve 18 canlı bomba öldürüldü ya da ele geçirildi. Bunların dışında el-Sudani’nin sağladığı istihbaratla öldürülen üst düzey IŞİD yöneticileri de var.

New York Times’ın haberine göre, El-Sudani Irak’ın kimsenin duymadığı fakat teröre karşı savaşta belki de en önemli organı olan Şahin İstihbarat Hücresi’nde çalışıyordu ve IŞİD’e sızabilmiş birkaç ajandan biriydi. İstihbarat hücresinin geçen yıl IŞİD’in elindeki şehirlerin temizlenmesinde önemli bir payı var ve şu anda da örgüt lideri el-Bağdadi’nin yakalanması için güvenlik güçlerine yardımcı oluyor. Hücre, yakınlarda Türkiye ve Suriye’de saklanan 5 üst düzey IŞİD yöneticisinin yakalanması için istihbarat sağladı. Ayrıca Iraklı yetkililere göre hücre, Bağdat’ta gerçekleştirilmesi amaçlanan yüzlerce saldırıyı önleyerek şehri son 15 yılın en güvenli durumuna getirdi.

Hayattaki amacını arayan bir adam

Harit el-Sudani’nin inişli çıkışlı bir hayat hikayesi var. Aslında, kimse el-Sudani’den böyle bir iş yapmasını beklemiyordu. Katı ve otoriter bir adam olan babası, el-Sudani’yi okulu bittikten sonra küçük bir matbaada işe sokmuştu. Sonrasında Bağdat Üniversitesi’nde okumaya başlayan ajan, derslerinden kalıp okulu bırakmıştı. Babasının artan baskıları karşısında istediği hayatı süremeyen el-Sudani, görücü usulü bir evlilik yaparak İngilizce ve Rusça okumak için eğitimine geri döndü. Aynı zamanda petrol şebekesinde işe başladı.

Fotoğraf1 (3)

Harit işinden memnun değildi ve arta kalan vaktinin çoğunu kahvehanelerde ve bilgisayar oyunlarıyla geçiriyordu. Ülkede gittikçe artan terör saldırıları el-Sudani’ye hayatta bir amaç verdi. Aynı yerde çalışan kardeşinin ısrarı sonucu, 2006’da kurulan Şahin İstihbarat Hücresi’ne başvurdu; kabul edildi.

36 yaşındaki eski bilgisayar teknisyeni Irak tarihinin en büyük ajanı olarak görülüyor ve şimdiye kadar IŞİD’e sızabilmiş çok az sayıdaki ajandan biri.

2014’te IŞİD ortaya çıkana kadar Harit’in işi, teröristlerin internet trafiğini ve telefon görüşmelerini takip etmekti. Fakat örgüt Irak’ta büyük saldırılar gerçekleştirip bazı şehirleri ele geçirince, istihbarat hücresi örgüte sızmak üzere ajanlar seçmeye başladı. Harit bu zor göreve gönüllüydü.

Hücre yöneticisi General Falih, el-Sudani’nin IŞİD saldırılarında hayatını kaybeden çocukların resimlerinden etkilendiğini belirtiyor: “Onların bunu yapmasına izin veremezdi. O da bir babaydı.”

Fotoğraf2 (2)

Harit bu işe uygun bir adaydı: Gençliğinde Sünni Irak’ın kalbi Ramadi şehrinde yaşamış olmasından ötürü şehrin aksanına hâkimdi. Bu, örgüte sızmasında kolaylık sağladı. Bunun dışında, bir Şii olan Harit Sünni ibadetlerini, cihadcıların en çok kullandığı ayetleri de öğrendi.

“Ebu Şuayb” kod adıyla örgüt için çalışmaya başladı. Görevi, Bağdat yakınlarındaki Termiye şehrindeki IŞİD hücresinden Bağdat’a bomba ve intihar saldırganı taşımaktı.

El-Sudani yola her çıktığında Hücre’yi bilgilendirdikten sonra içinde jammer olan bir araç gönderilip bombanın patlaması engelleniyordu. Eğer taşınan bir canlı bombaysa, el-Sudani kontrol noktasına varmadan saldırganı araçtan indirerek saldırganın yakalanmasını ya da keskin nişancılar tarafından vurulmasını sağlıyordu.

El-Sudani’nin deşifre olmaması için her saldırı girişiminden sonra İstihbarat Hücresi sahte bombalı saldırı haberleri düzenleyip medyaya veriyordu.

Uzun süre evinden uzak kalan el-Sudani’nin eşi, kocasının kendisini ve üç çocuğunu ihmal ettiğini düşünüyordu: “Keşke bana gerçeği söyleseydi. Galiba gerçeği bilseydim endişeleneceğimi biliyordu. Kimse oğlunun babasız büyümesini istemez.”

Fotoğraf3

Elbette, zaman geçtikçe el-Sudani üzerindeki şüpheler artmıştı. Fakat Hücre’nin ısrarlarına rağmen el-Sudani işinde kararlıydı. Örgüt ajandan her şüphelendiğinde el-Sudani bir şekilde durumu kurtarıp işine devam ediyordu. Ta ki Ocak 2017’ye kadar.

2017 Ocak ayının başlarında el-Sudani IŞİD tarafından yeni bir göreve çağrıldı. Termiye şehri çevresinde bir çiftliğe gitmesi emredildi. Hücre’de çalışan kardeşi Munaf tehlikenin farkındaydı ve el-Sudani’ye gitmemesini, görevi artık bırakmasını söyledi fakat el-Sudani dinlemedi ve belirtilen lokasyona doğru yol aldı.

Fotoğraf4

17 Ocak akşamı el-Sudani’den haber alınamıyordu. Bir şeylerin yanlış gittiği belliydi. Termiye IŞİD’in güçlü olduğu bir şehir olduğu için güvenlik güçleri ancak üç gün sonra kurtarma operasyonunu gerçekleştirebildi. Bina temizlendiğinde, el-Sudani’den bir iz bulunamadı.

Irak istihbaratı 6 ay boyunca bir iz bulmaya çalıştı. El-Sudani’nin kullandığı Kia marka arabada iki tane dinleme cihazı bulundu. Ajanın nasıl deşifre olduğu böylece anlaşılmıştı.

IŞİD’in ağustos ayında yayınladığı bir videoda infaz ettiği esirler arasında el-Sudani de bulunuyordu.

Ölümünden sonra el-Sudani’nin adı, ajanlık tarihinde istisnai bir yer edindi. Irak güvenlik güçleri onun kahramanlığı üzerine bir açıklama yaptı ve Şahin İstihbarat Hücresi, cesareti üzerine bir şiir yayınladı.

Şimdi el-Sudani’nin baba evinde, üzerinde kahramanın resimlerinin ve babasının ona adadığı şiirlerinin olduğu büyük bir poster asılı. Fakat ajanın ailesi oğullarının hatırasına gereken saygının gösterilmediğini iddia ediyor. Ajanın bedenine ulaşılamadığı için ajanın ölüm kaydı yapılamıyor. Bu yüzden normalde şehit yakınlarına bağlanan maaş henüz el-Sudani ailesine verilemiyor.

Babası “Kalbimde bir yara var. O ülkesi için yaşadı ve öldü. Benim gibi halk da onun hatırasını el üstünde tutmalı” diyor.

El-Sudani’nin başarıları sayesinde Şahin İstihbarat Hücresi’nin itibarı arttı ve şimdi daha fazla bütçe alıyor. Hücre, yüzbaşı Sudani’nin naaşının bulunması için en son götürüldüğü Kaym şehrine bir ekip göndermişti. Fakat naaş, hiçbir zaman bulunamadı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus