Fransa’da öğretmenler soruyor: “Sizce hangi tweet’e güvenmeli?”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

New York Times’ın haberinden alıntıdır.

Lyon’da bir grup genç, geçen çarşamba günü İspanyolca dersi için Henri Barbusse Koleji’ndeki sınıflarına doluşmuşlardı. Fakat onları sıradışı bir ders bekliyordu.

Tahtada beş tane tweet bulunuyordu. Ödev şuydu: Onların güvenilir olup olmadığını bulmak.

9. sınıf öğrencileri hemen aşırı sağcı politikacı Marine Le Pen’in bir öğrencinin öğretmenini tehdit etmesine dair attığı tweet’ine odaklandı. Bir öğrenci, Le Pen’in hesabı Twitter tarafından doğrulanmış olduğu için tweet’in güvenilir olduğunu söyledi. Fakat 15 yaşındaki Samia Houbiri, Le Pen’in sadece dikkat çekmeye çalıştığını öne sürdü:

“Bir konu seçiyor, abartıyor. Sonra da insanlar, ‘Haklı, ona oy vermeliyim’ diyor.’”

Dersi veren gazeteci Sandra Laffont onaylayarak, “Politikacılar bazen gerçeği abartırlar çünkü onların amacı insanları, kendi düşüncelerinin doğru olduğuna ikna etmektir” diye yanıt verdi.

Fransa hükümeti gazetecilerle ve eğitimcilerle çalışarak bilgi kirliliğine karşı öğrencileri eğitmeyi amaçlıyor. Fransa dünyanın en büyük ulusal medyalarından birine sahip ve ortaokuldan itibaren öğrencilere internet okur-yazarlığı eğitimi vermek için en çok çabalayan ülkelerden.

14 yaşındaki Hakan Kocamaz ders dinlerken. Programı düzenleyen Eğitim Bakanlığı yetkilisi Serge Barbet “Ne kadar genç başlarsanız o kadar iyi” dedi.

 

Laffont, YouTube ve Twitter’dan örnekler gösteriyor ve haber teyidi sitelerini öğrencilerle paylaşıyor.

2015’ten beri Fransız hükümeti internet dünyasındaki olumsuzluklarla mücadele dersleri için ayırdığı bütçeyi artırdı. Yılda 30 bin eğitimci konuya dair eğitim görüyor. Bazı yerel otoriteler cep harçlığı karşılığında genç insanları ders vermek için işe alıyor.

Fransız Kültür Bakanlığı derslere ayırdığı bütçesini yılda 6 milyon euroya çıkardı ve Eğitim Bakanlığı müfredata internet ve medya üzerine seçmeli bir ders ekledi.

Fransa’da 2015 yılındaki Charlie Hebdo saldırısıyla medyaya olan güven sarsıldı. Olay, insanların internetteki komplo teorileri karşısında ne kadar savunmasız olduğunu gösterdi.

Medya okur-yazarlığını artırma çabaları, Fransa ve ABD seçimlerine Rus müdahalesi iddiaları ve Nice ile Paris’teki terör saldırılarından sonra yoğunlaştı. Son haftalardaki gelir eşitsizliğine karşı şiddetli protestolar sırasında, Facebook ve diğer çevrimiçi platformlar aracılığıyla yanıltıcı mesajlar ve çarpıtılmış videolar binlerce kez paylaşıldı.

Dünyada bu yönde başka çabalar olsa da Fransa’nın merkezden yönetilen stratejisi dünyada tek.

Laffont dersleri basit tutuyor. Twitter ve YouTube paylaşımlarını gösteriyor ve öğrencileri teyit sitelerine yönlendiriyor. Ayrıca gazetecilerin nasıl bir araya gelip haberlerin doğruluğunu teyit ettiğini de anlatarak onların medyaya daha eleştirel bakmasını sağlıyor.

Laffont “Yalan haberlerden ve komplo teorilerinden önce haber nedir, kim haber yapar, kaynaklar nasıl kontrol edilir gibi, gazeteciliğin en temel kavramlarını anlatmamız gerektiğini fark ettik” diyor.

 

Laffont ders anlatırken.

Bu derslerin işe yarayıp yaramadığını anlamak için çok az veri bulunuyor. Teknoloji hızlı ilerlerken dersler bunun gerisinde kalabiliyor.

YouTube öneri algoritmasını geliştiren mühendislerden biri olan Guillaume Chaslot, çabaları önemli bulmasına karşın Facebook ve Google karşısında ne derece etkili olabileceğinden şüpheli olduğunu belirtiyor: “Bence sorunu böyle çözemezsiniz. Güç internet platformlarında.”

Fakat eğitimciler derslerin, özellikle düşük gelirli yerlerde insanların sorumlu davranmasını sağladığı fikrinde.

Paris’in dış mahallelerindeki bir internet okur-yazarlığı atölyesinde, öğrencilerden kendi yanlış haber makalelerini yazmaları istendi. Bir katılımcı yazdığı haberde polisin şiddetini abarttığını ve birçok arkadaşının buna inanacağını anladığında durakladı.

Faysal ben Abdullah adındaki 20 yaşındaki katılımcı, “Bu çok korkunç” diyordu.

Bazı öğrenciler dersin faydalı olduğunu fakat öğrendiklerini nasıl uygulayacaklarını bilemediklerini söylediler.

Vaktinin çoğunu YouTube’da geçiren 14 yaşındaki Yacine Saidi, dersin daha uzun tutulması gerektiğini düşünüyor ve öğrendiği bilgilerin eve gidip telefonun başına geçtiğinde ne kadar kullanışlı olacağını bilmediğini söylüyor.

Öğle arası zili çaldığında iki saatlik ders sona eriyor. Gençlerin ilgisinden memnun kalan Laffont “Neyin ne olduğunu anlamak sizin sorumluluğunuzda. Bugün gördüğümüz tüm kurnazlıklara karşı dikkatli olun” diyerek dersi bitiriyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus