Dünyanın Gidişi (20): Brexit oylaması sonrası İngiltere’de son durum

İngiltere parlamentosu dün gece İngiltere Başbakanı Theresa May’in Avrupa Birliği ile varmış olduğu Brexit anlaşmasını ezici bir çoğunlukla reddetti. Anlaşma için verilen 202 evet oyuna karşı tam 432 milletvekili hayır oyu kullandı.

Arada tam 230 oyluk fark var ve İngiltere tarihinde 1924’ten bu yana herhangi bir hükümet verdiği bir yasa tasarısına bu kadar büyük farkla ret almamış. Tarihi hezimet yani..

Başbakan Theresa May oylamadan sonra eğer muhalefet güvensizlik önergesi vermek isterse bugün oylanabileceğini söyledi. Hemen ardından söz alan İşçi partisi lideri Jeremy Corbyn de dünden razı, derhal davete icabet etti ve derhal güvensizlik önergesi vereceğini söyledi.

Şimdi ne olacak?

Bugün öğleden sonra milletvekilleri İşçi Partisi’nin güvensizlik önergesini görüşmek üzere toplanacak. Önce Corbyn bir konuşma yapacak, ardından önerge tartışılacak, en son Başbakan da konuştuktan sonra, İngiltere saatiyle akşam 7 Türkiye saatiyle 10 sıralarında oylama yapılacak.

Theresa May liderliğindeki Muhafazakar Parti hükümeti oylamaya katılanların yarısından bir fazlasının oyuyla yani salt çoğunlukla, güven oyu alıp hükmet etmeye devam edebilir ya da oylamayı kaybedebilir.

Oylamayı kaybetmesi demek hükümetin derhal düşüp erken seçime gidileceği anlamına gelmiyor.

Arada bir 14 günlük süre var ve May, istifa ediyorum demediği takdirde, bu 14 günlük süre zarfında tekrar güven oylamasına gidip durumu lehine çevirmeye çalışabilir. Üstelik teknik açıdan böyle bir oylamayı bir defaya mahsus olarak değil, defalarca yapması mümkün.

Bu arada muhalefet de diğer partilerle ittifak kurup, kuracağı hükümete güven oyu almayı garantileyebilirse, 2022 Mayıs’ındaki seçimlere kadar iktidarı devralabilir.

Bunlar olmazsa erken seçime gidilir. 

Peki Theresa May hükümeti bu akşam güven oylamasından geçer mi kalır mı?

Hükümetin iktidarda kalması olasılığı hayli yüksek.  

İktidardaki Muhafazakar parti içinde May’ın Brexit anlaşmasına Hayır oyu veren 118 milletvekili var ama içlerinden yeter sayıda milletvekilinin bir kez daha muhalefetle iş tutup kendi partilerini iktidardan indirmeyi göze alabilecekleri çok şüpheli.

Muhafazakar Parti içinde May’i koltuğundan etmek isteyenler yok mu? Var. Nitekim Aralık ayında parti içinde bir güven oylamasına gidip bunu denemişler, ama kaybetmişlerdi. Şimdi parlametodaki oylamada May aleyhinde oy kullanıp iktidarı İşçi Partisi’ne kaptırma riskini göze almayacaklardır. Nitekim o ekipten eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson May aleyhine oy kullanmayacağını beyan etti bile.

Parlamentoda yeter çoğunluğu bulunmayan Muhafazakar Parti’ye, 10 milletvekili bulunan Kuzey İrlanda’nın Demokratik Birlik Partisi dışarıdan destek veriyor.  Demokratik Birlik Partisi dünkü oylamada Brexit anlaşması aleyhine oy kullanmıştı ama bugün için May’i destekleyeceklerini duyurdular.

Yani May’in iktidardan düşmesi olasılığı çok çok düşük, ama imkansız değil. Dediğim gibi, Muhafazakar Parti içinden ne kadar kopma olacağına bağlı.

Hükümet düşmez, Theresa May Brexit yolunda bu badireyi de atlatırsa ne olacak?

30 Mart’a ayarlı Brexit takvimi işliyor ve 10 haftalık bir süre var Başbakan’ın önünde.

Geçen hafta kabul edilen bir düzenleme uyarınca May’in 21 Ocak Pazartesi akşamına kadar parlamentoya yeni bir Brexit planı sunması gerekiyor. May dünkü oylama ertesinde önce paralemtoda anlaşmaya itiraz edenlerle görüşüp bir çare arayacağını, çare bulamaz ise Avrupa Birliği’ne gidip mevcut anlaşmada değişiklik yapmanın yollarını arayacağını söylemişti. Avrupa Birliği, anlaşmadaki temel itiraz noktalarıyla ilgili henüz geri adım atacak gibi durmuyor.

Yapılan açıklamayı BBC Türkçe servisinin çevirisinden okuyayım:

“Oylamanın sonucundan üzgünüz. İngiliz hükümetinin bundan sonraki süreç için niyetini bir an önce belli etmeye davet ediyoruz (…) Brexit’in herhangi bir anlaşma olmadan gerçekleşmesi de dahil olmak üzere tüm senaryolara hazırlanmaya devam edeceğiz. Bu oylama ile düzensiz bir Brexit’in gerçekleşme ihtimali artmıştır. Bunu istemesek de buna hazır olmalıyız. Biz AB’nin İngiltere ile imzaladığı anlaşmayı yürürlüğe koyma sürecine devam edeceğiz. Brexit için en iyi anlaşmanın bu olduğunu düşünmeye devam ediyoruz.”

Düzensiz Brexit yani anlaşmasız Brexit ihtimalinin güçlendiğini söyleyenler çok. Zaten parlamentoda çoğunluğun üzerinde anlaşacağı bir Brexit anlaşması formülü de çıkabilecek gibi durmuyor. Fakat İngiltere parlamentosunda anlaşmasız Brexit ihtimalinin gerçekleşmesini isteyenlerin sayısı da 100’ü geçmez. Yanibüyük çoğunluk için anlaşmasız Brexit tam bir kabus senaryosu.

Nitekim Theresa May’in taktiği de, zaman hızla anlaşmasız Brexit lehine çalışırken, milletvekillerine ölümü gösterip sıtmaya yani AB ile vardığı anlaşmaya razı etmeye çalışmaktı. Bu nedenle zamana oynamış, aslında Aralık’ta yapılması gereken dünkü oylamayı ertelemişti. Bu bir aylık süreyi de harcadığı için kızanlar çok.

Dolayısıyla şimdi üzerinde hem muhalefetten hem kendi partisinden, AB’den çıkış için ek süre istemesi, takvimi değiştirmesi için büyük baskı var.

Bu akşamki oylamayı kazansa da kaybetse de İngiltere’nin anlaşmasız Brexit’i önlemek için zamana ihtiyacı olduğu açık. AB de böyle bir teklif gelirse hayır demeyeceğini duyurmuş bulunuyor. Gerçi eziyet olsun diye mi bilinmez, AB tarafından bugün gelen açıklamalara bakılırsa, süre uzatmayı İngiltere hükümeti bu süreyi ne için kullanacağına dair net bir planla gelirse düşünürüz, şeklinde.

Yine de bana kalırsa İngiltere’nin AB’den en azından 30 Mart itibariyle ayrılmama ihtimali hayli yüksek. Yani Brexit olacaksa da en erken yaz aylarını bulacağını tahmin ediyorum. Sert yani anlaşmasız Brexit yanlısı Muhafazakarlar bu adımı kesmeye çalışacaklar, bu amaçla ellerinden geleni ardlarına koymayacaklardır muhtemelen.

Peki İngiltere’nin bu işten vazgeçmesi Avrupa Birliği’nde kalması mümkün mü?

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk dün gece şöyle bir twit attı:

“Eğer bir anlaşmaya varmak imkansızsa ve kimse de anlaşmasız ayrılığı istemiyorsa, o zaman nihayet kim çıkıp da tek olumlu çözümü söylemeye cesaret edecek?”

Tusk bir baba yiğit arıyor, “ayrılmayalım AB’de kalalım” diyecek… Teknik olarak bu mümkün. Nitekim Aralık başında Avrupa Birliği’nin en yüksek yargı organı olan Avrupa Adalet Divanı, İngiltere’nin AB’den ayrılmayı tek taraflı olarak iptal edebileceğine hükmetti de.

Ama çıkar mı böyle biri. Sanmıyorum. Theresa May dün gece bile 2006’daki referendum sonucunu tamamına erdirme sorumluluğu olduğunu söylüyordu. Daha önce de biz bu işi tamamına erdiremezsek, halkın demokrasiye olan güveni inancı zedelenir, diye açıklama yapmıştı.

İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn de Brexit destekçisi. Bunun geçmişte dile getirdiği ideolojik nedenlerini bir yana bırakırsak şimdiki pozisyonu de yumuşak Brexitçilik. Gümrük birliğinden çıkmamak ve AB anayasasının sağladığı hak ve özgürlükler korunduğu takdirde  -örneğin Theresa May böyle bir anlaşma yapsa- kabul edeceğini söylüyor. Zaten hükümet Brexit sürecini 2 yıl önce başlatırken, partisi içinden itirazlara rağmen, referendum sonucuna saygı duymalıyız gerekçesi ve Brexit yanlısı işçilerin oylarını saga kaptırma endişesiyle bu seçeneğe kapıyı kapatmıştı.

Peki siyasiler Brexit’e dur deme sorumluluğunu almaya cesaret edemiyor da bu işi yeniden halkın kararına bırakabilirler mi? Yani seçeneklerden birinin AB’de kalmak olduğu bir soru ile ikinci bir referendum yapılabilir mi?

Bunun için sivil toplumla çalışan bir takım siyasetçiler var ama her halukarda referendum seçeneğinin de parlamentoda oylanması, öncesinde de halka ne sorulacak karar verilmesi gerekiyor. Yani çıkalım mı kalalım mı diye soracaklar, yoksa anlaşmalı mı çıkalım anlaşmasız mı vs.  bu konuda da consensus sağlanması zor görünüyor.

Bu arada seçeneği hayata geçirebilmek için de yine önce mutlaka AB’den uzatma süre istemek şart.

Sonuç olarak, bugün itibariyle durum ne kısaca tekrar edip, yayını tamamlayalım:

Akşama Theresa May hükümeti için güvensizlik önergesi oylanacak. May çok büyük bir ihtimalle bu badireyi de atlatıp, Perşembe gününden itibaren partilerle onay verecekleri bir anlaşmanın şartlarını oluşturmak için, parlementoda yeni bir Brexit planı konusunda uzlaşma sağlamak için görüşmelere başlayacak.

Fakat günün güncel krizi tam da bu görüşmeler nedeniyle patlak vermiş bulunuyor. Zira May’in konsensus için her partiden milletvekilleri ile görüşeceği ama özellikle ana muhalefet partisi lideri Corbyn ile görüşmekten imtina edeceği anlaşıldı… Buna gerekçe olarak da İşçi Partisi’nin doğru dürüst bir alternatifi, açmazı çözecek bir planı olmadığını iddia ediyor iktidar partisi. Doğal olarak İşçi Partililer hop oturup hop kalkıyor. Planımız var diyorlar… Bu itiş kakış süredursun, Brexit yolunda girdikleri tünelin ucunda ışığı görmelerine daha epey vakit var…

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar