Kemal Kılıçdaroğlu: “Enflasyon tek haneye inecek diyorlardı, dünyanın en yüksek enflasyonunu yaşıyoruz”

CHP’nın grup toplantısı bu hafta yeni üye katılımıyla başladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Yaşar Okuyan CHP’ye katıldı. ANAP, MHP ve Vatan Partisi’nde siyaset yapan Okuyan’ın son durağı CHP oldu. Parti rozetinin takılmasından sonra Okuyan şunları söyledi:

“Ülkenin bu zor gününde bir araya gelme zorunluluğu açıkken bir araya gelmek için CHP’ye kaydımı yaptırmış oluyorum. 40 yıl öncesinde kalmış sağ-sol çekişmelerini, o günün içerisindeki olayları istismar ederek, yeniden bir sağ sol olayı gibi belli merkezlerden iktidar ve onun tabi destekçisi durumundaki bir kişinin gayretleriyle 40 sene öncesindeki olayları kaşıma durumundalar. Sol sağ ayırt etmeden artık bu oyunu bozmak zamanıdır. Artık bu oyunu hep beraber bozmamız lazım. Onun için arkadaşlarımızla oturduk konuştuk. Atatürk’ün partisine geldik.”

Partiye yeni katılımların duyurulmasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasına başladı. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında öne çıkan bölümler şöyle:

Bir talimatla havuz medyasının attığı başlıkları da biliyorum”

“Her kafadan ortak bir dil kullanılarak bize yöneltilen eleştirileri biliyorum, bir talimatla havuz medyasının attığı başlıkları da biliyorum. Biz bu dimdik duruşu sizlerin duruşu ile yerine getireceğiz. Biz yaşanabilir, huzurlu bir Türkiye istiyoruz. İnsanı seviyorsan o sorunları çözme konusunda kararlı olacaksın.”

“Adnan Kahveci’yi saygıyla anıyoruz”

“Efendim bugün 5 Şubat, Sayın Adnan Kahveci’nin ölüm yıl dönümü. Uzun süre birlikte çalıştık. Son derece idealist bir insandı. Aramızdan 26 yıl önce bir kazayla ayrıldı ve onu saygıyla anmaya her zaman devam edeceğiz. 12 Eylül darbesinden sonra yurt dışına gidenler için özel bir çaba sarf etti. Bunlardan biri de Selda Bağcan’dı.”

“En adaletsiz vergi enflasyon vergisidir”

“Bir güllük gülistanlık edebiyatıdır gidiyor. Bir gerçeği herkesin bilmesini isterim. En adaletsiz vergi enflasyon vergisidir. Vatandaşın cebini vuran enflasyon vergisidir. Enflasyonun olduğu bir ülkede huzur olmaz, üretim olmaz. Pek çok sorun enflasyondan kaynaklanır. Türkiye bunu yaşadı. Ne diyorlardı? Tek haneli rakama inecek. 2004’ün rakamını yakaladılar. Dünyanın en yüksek enflasyonunu yaşayan ülkeyiz”

“Türkiye’yi yöneten siyasi iktidarı hep beraber sorgulamamız gerekiyor”

“AKP’li kardeşlerime sesleniyorum. Her yetkiyi verdiniz yetmedi. Bana yetki verin tek adam olayım her şey düşecek dedi; verdiniz yine yetmedi. Kalkmış şimdi esnafı, çiftçiyi suçluyor. Sanki bunlar uyuşturucu satıyormuş gibi baskın yapıyorlar. Değerli arkadaşlarım ne oldu da bu zamlar geldi? Bakın bir yıllık değişimi veriyorum size. Bir yılda ne oldu? Kuru soğanda artış yüzde 231. Biberde artış yüzde 155, pırasada yüzde 116, patateste yüzde 111. Böyle gidiyor liste. Mutfakta yangın var dediğimizde neyi kastediyoruz? Asgari ücret yüzde 26 artıyor mutfaktaki enflasyon yüzde 100’ün üstünde. Oy vermek için sandığa giden her vatandaş düşünecek. Herkesin sorumluluğu var. 17 yıldır tek başına Türkiye’yi yöneten siyasi iktidarı hep beraber sorgulamamız gerekiyor. Sarayda oturup şikayet etmek ne zamandan beri gelenek haline geldi? Şikayet etmek vatandaşın görevidir; sen çözüm makamısın, kimi kime şikayet ediyorsun? Sanki ülkeyi Japonlar yönetiyor”

“Tarım ve Orman Bakanı’nı Zaytung kadrosuna alırsanız çok memnun olurum”

“Önce hal yasasını değiştirdiler, düşen hiçbir şey yok. Fiyatlar yüksek ithalat yapmamız lazım fiyatlar düşer dediler bunu da yaptılar fiyatlar yine düşmedi. Tarım Bakanı çıktı, et yemeyin oy yiyin dedi, bu sefer de otun fiyatı çıktı. Bu Tarım ve Orman Bakanını Zaytung kadrosuna alırsanız çok memnun olurum. Sonra kuru soğan depolarına baskın yaptılar her yeri denetlediler.  Bir gelecek ufku olmayan bir grup Türkiye’yi yönetmeye çalışıyor. Sen bu ülkenin ekonomisini sağlam temeller üzerine oturttun da fiyatlar mı yükseldi? İhracatı da yasakladılar o da tutmadı.”

“Bir avuç insan için 81 milyon insan çalışıyor”

“Türkiye’yi yönetenler bir avuç tefeci. Onların dedikleriyle tüm kararlar alınıyor. AKP iktidarları döneminde tefecilere ödenen para yani faiz 446 milyar TL. Bu sadece yurt içindeki tefecilere ödenen para. Bu faiz bir avuç insana gidiyor. Bir avuç insan için 81 milyon insan çalışıyor. Türkiye’yi yönetemiyorlar. Yönetme güçlerini kaybettiler.”

“Türkiye’yi üreten değil tüketen Türkiye haline getirdiler”

“Elektriğe zam, doğal gaza zam, köprü geçişlerine zam, otoyollara zam, her şeye zam. Sonra dönüp esnafı suçlayacaksınız, sanayiciyi suçlayacaksınız, berberi, manavı suçlayacaksınız. Zamları yapan kendileri. Bütün zamları onlar yapıyorlar, fiyat artışlarını da şikayet ediyorlar. Bütün bunlar olurken, en büyük rantı sağlayan inşaat sektörüydü. İstanbul’a 76 gökdelen diktiler. 76 gökdelenin yandaşlarına sağladığı rant 240 milyar lira. Bunun için her şey. Bir avuç insana sağlanan rant yüzünden her şey pahalı. Israrla Türkiye üretmelidir dedik ama Türkiye’yi tüketen Türkiye haline getirdiler. 14.5 milyar lira destek verdiler. Ama 5 bitkisel ürünün ithalatına 29 milyar lira. Bütün tarıma verdikleri destek 14.5 milyar lira. Ekmek, ister fakir ister zengin olalım temel gıda maddesi. Uzun süredir zam yaptırmıyorlar, tehdit ediyorlar. Geçen gün bana geldiler: ‘Bize zam yaptırmıyorlar, bunu dile getirin ama bizim ismimizi vermeyin. Yoksa bizi mahvederler.”

“Vatandaşın cebinden çekip yandaşa para aktaran sistem”

“İşsizlik sorunu… Bir ülkede milyonlarca insan işsizse o ülkede huzur olmaz. 32 kişi alınacak işe binlerce kişi başvuru yapılıyor. 2 bin kişi alınacak işe 8 bin kişi başvuru yapıyor. 300 kişi alınacak 3 bin kişi başvuru yapıyor. 500 kişi alınacak işe 4000 kişi başvuruyor. Stadyumda kura çekimi yapılıyor. Şanlıurfa’da, AKP’ye silme oy veren bir şehirde. 17 yıldır yönetiyorlar. Bütün fabrikaları sattılar. Bitlis’in sigara fabrikasından başladılar. Tarlada üretmedik, fabrikada üretmedik. Türkiye bu hale geldi. Şamar gibi tweet atıyorlar sonra. ‘Ekonomiyi mahvedeceğiz’ diyen Trump’a çıkıp hiçbir şey diyemiyorlar. Papazı vereceksin dediler, emredersiniz dediler.

Hortumcu piyasa ekonomisi kavramından söz ettim. Vatandaşın cebinden çekip,yandaşa para aktaran sistem. 70 bin İhlaszede var. Dönemin hükümetleri söz verdi. Kurulduktan iki yıl sonra 1 milyar 170 milyon para toplandı. İhlaszedeler ise 18 yıldır uğraşıyor.”

“Eren Erdem, Osman Kavala hapiste. Fettah Tamince’ye hiçbir şey yapılmıyor ”

“FETÖ terör örgütünün bir numaralı siyasi ayağı Recep Tayyip Erdoğan’dır demiştim, aynen devam. Dava açsın ispat edeceğim demiştim. Dava açıldı ama ispat hakkı verilmedi. Ben size çok tipik bir örnek vereceğim. Önce Eren Erdem ile başlayayayım. 222 gündür tek kişilik hücrede kalıyor. Adalet orucu tutuyor. Osman Kavala da niye içeride kimse bilmiyor. Gazeteciler, yazarlar, avukatlar, askeri öğrenciler var içeride. Pek çok masum içeride.

Bir kişi var. FETÖ’nün mali ayağında, eğitim ayağında, medya ayağında, sivil toplum ayağında görevli. Adı ne? Fettah Tamince. On binlerce kişi tutuklandı. Apartman ödentilerini Bank Asya’ya yatırdı diye memuriyetten atılanlar oldu. Beyefendiye hiçbir şey yapılmıyor. Fettah Tamince 17-25 Aralık’tan sonra Zaman gazetesinin yüzde 10’unu satın alıp büyük paralar yatırıyor. Dokunuluyor mu? Dokunulmuyor. Niçin? Arkasında birileri var. İzni zaten Erdoğan vermiş. Gittiler kurdele kestiler. Fettah Tamince 15 Temmuz darbesinden sonra Gevher Sultan Vakfı’nın da aralarında olduğu çok sayıda örgütün yöneticisi. Kimse dokunmuyor.”

Bahçeli’ye eleştiri: “Ben sana değil patronuna soruyorum”

Kılıçdaroğlu konuşmasının son kısmında ise ülkücülere seslendi ve isim vermeden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi eleştirdi. Kılıçdaroğlu, Bahçeli’ye şu sözlerle yüklendi:

“Tank Palet fabrikasını satacaklar, özelleştirecekler. Saray’a soruyorum, bekçiden cevap geliyor. Senin bekçiliğini anlıyorum, eyvallah sana yakışıyor ama ülkücülere yakışmıyor. Ülkücüler yapmaz böyle şey. Onların tamamı vatanseverdir. Sevgili bekçi, ben sana sormuyorum, patronuna soruyorum.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar

Haftanın En Popüler İçerikleri