Eski ABD Hava Kuvvetleri istihbarat görevlisi, İran casusluğuyla suçlanıyor

Amerika Birleşik Devletleri’nde savcılar, eski ABD Hava Kuvvetleri çalışanı Monica Witt hakkında “İran için casusluk yapmak” suçlamasıyla iddianame hazırladı. 

Çarşamba günü kamuoyuyla paylaşılan iddianamede, Witt’in görev süresi dahilinde “görüşlerinin değişmeye başladığı” öne sürülüyor. ABD Adalet Bakanlığı’nın suçlamasına göre 39 yaşındaki Witt, 2013 yılında ABD’ye ihanet ederek Devrim Muhafızları lehine çalışmak üzere İran’a kaçtı. 

ABD Hava Kuvvetleri’nde 1997-2008 yılları arasında görev yapan ve karşı istihbarat dairesi çalışanı olan Witt, en üst seviye güvenlik erişimine sahipti. İddianamede Witt’e yöneltilen suçlar arasında Amerikan istihbarat operasyonlarıyla ilgili İranlılarla gizli bilgiler paylaşmak ve meslektaşlarına yönelik karşı istihbarat girişimlerine yardım etmek yer alıyor.
Savcılara göre Witt davası, son yıllarda Çin başta olmak üzere yabancı ülkelerin eski ABD istihbarat veya ordu çalışanlarını hedef aldığı birkaç vakadan biri.

ABD Adalet Bakanlığı Ulusal Güvenlik Dairesi Başkanı John C. Demers, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada “Bugün açığa çıkan dava, istihbarat profesyonellerimize yönelik tehlikelerin ve düşmanlarımızın onları hedef alıp -nadiren de olsa- ülkelerinin aleyhine döndürmek için her yola başvurduğunun altını çizmektedir” dedi.

Yetkililer, Witt’in casusluk faaliyetleri sonucunda ABD istihbarat operasyonlarının herhangi bir zarar görüp görmediği konusunda bilgi paylaşmazken, ABD Hava Kuvvetleri’ndeki görevi sırasında erişimi olan tüm programların ifşa edilmiş olduğunun varsayılacağını açıkladı. Aktarılanlara göre,Witt aynı zamanda ABD istihbaratının kullandığı İranlı muhbirlerin kimliklerini de biliyordu. 

İddianamedeki suçlamalar neler?

New York Times’ın haberine göre, 2012 yılının Haziran ayında Amerikan karşıtı bir film projesi için ABD’ye gelen İranlı-Amerikalı gazeteci Marieh Hashemi bu filmde çalışması için Witt ile anlaştı. 
Savcılar, Witt’in 2013 yılında İran’da katıldığı bir konferansta ABD’yi eleştiren açıklamalarda bulunduğunu, İran’a göç etme niyetini ifade ettiğini ve bu esnada Devrim Muhafızları üyeleriyle de bir araya geldiğini öne sürdü.

Witt’in, iddianamede “A kişisi” olarak yer alan Hashemi’yle sık sık iletişim kurduğu ve bu konuşmalar sırasında ABD Hava Kuvvetleri’nde yaptığı işi “kötülük olarak gördüğünü” söylediği iddia ediliyor. Bu konuşmalarda ayrıca gizli bir istihbarat programını açığa çıkarmaktan ve “Snowden gibi yapmaktan” bahsettiği de öne sürülüyor. 

Öte yandan, Witt’in İngilizce öğretmenliği yapmak için Afganistan’a gittiği sırada İranlı yetkililere niyetini belli etmiş olabileceği tahmin ediliyor. İranlı yetkililerin ilk etapta kendisine şüpheyle yaklaşmasından hoşlanmadığı için Hashemi’ye, İran yerine “Edward Snowden gibi Rusya’ya gidebileceğinden” bahsetmesi üzerine İranlı yetkililerin harekete geçtiği ve İran’a gitmesi için kendisine yardımda bulunduğu iddia ediliyor.

İddianamede, Witt’in Hashemi’ye yazdığı bir mesajda “Dubai’ye gitmem için bana para veriyorlar. Onayın gelmesini bekleyeceğim ve Dubai’daki elçilikten onayı alacağım. Çok iyiler … beni havaalanına bile götürüyorlar” dediği de öne sürülüyor.

İran ajanlığıyla suçlanan Monica Witt kimdir?

Texas’ın El Paso kentinde doğan Monica Elfriede Witt, 1997 yılında ABD Hava Kuvvetleri’nde çalışmaya başladı. New York Times’ın haberine göre “örnek gösterilen” bir karşı istihbarat görevlisi olan Witt, Farsça öğrenimi gördü; Irak, Suudi Arabistan ve Katar’da gizli görevlerde yer aldı.
Dava konusuyla yakınlığı bulunan bir tanığın aktardıklarına göre Witt, 2013 yılının ortalarında bilinmeyen bir sebeple hükümetle ilgili “hayal kırıklığı” yaşayarak ABD hükümetine ihanet etmeyi düşünmeye başladı. Aynı zamanda İran kültürüne “âşık oldu” ve Müslümanlığı kabul etti.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar