Ruşen Çakır yorumladı: Casus dediler “Jön Türk” çıktı

İSTANBUL (Medyascope) – Silivri’de görülen “casusluk” davasını izleyen Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Hüseyin Gün’ün savunmasının iddianamenin temelini çökerttiğini savundu: “Ortada casusluk değil, tam bir fiyasko var.”

Gazeteci Ruşen Çakır, Silivri’de görülen ve Ekrem İmamoğlu ile Merdan Yanardağ’ın da sanıkları arasında bulunduğu “casusluk” soruşturmasının ilk duruşmasını değerlendirdi. Duruşmayı yerinde takip ettiğini söyleyen Çakır, davanın hukuki açıdan çöktüğünü savunarak süreci “tam bir fiyasko” olarak nitelendirdi.

Çakır, özellikle soruşturmanın kilit ismi Hüseyin Gün’ün savunmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. Gün’ün mahkemede kendisinin casus olmadığını söylediğini aktaran Çakır, “Ben casus değilsem, görüştüğüm kişiler de casus olamaz” yaklaşımının iddianamenin temelini sarstığını ifade etti.

“Casusluk faaliyetinin tek dayanağı sosyal medya raporu”

Çakır’ın aktardığına göre Hüseyin Gün, Ekrem İmamoğlu ile yalnızca bir kez görüştüğünü, Merdan Yanardağ’ı ise ortak tanıdıkları aracılığıyla tanıdığını söyledi. Necati Özkan için hazırladığı sosyal medya analiz raporunun ise tamamen açık kaynaklardan derlendiğini belirten Gün, “Bu casusluksa herkes casus olur” dedi.

Gün ayrıca 15 Temmuz sonrasında devlet bilgisi dahilinde Fethullahçılara karşı çalışmalar yürüttüğünü, “Fuat Avni” hesabının deşifre edilmesinde rol aldığını iddia etti. Kendisini “Atatürk’e bağlı, devletini seven biri” olarak tanımladı.

Casus dediler
Ruşen Çakır yorumladı: Casus dediler “Jön Türk” çıktı

İmamoğlu: “İddianameyi okumaya bile gerek yok”

Ruşen Çakır, Ekrem İmamoğlu’nun da mahkemede iddianameyi “komik” bulduğunu söylediğini aktardı. Çakır’a göre savunma avukatları da dosyada somut suç unsuru bulunmadığını vurguladı.

Çakır, iddianamede casusluk suçuna dair teorik bilgiler yer aldığını ancak gizli belge paylaşımı, devlet sırrı aktarımı ya da organize bir yapı ilişkisini ortaya koyan somut kanıt bulunmadığını savundu. Kamuoyunda yaratılan “özel bilgiler yabancı odaklara servis edildi” algısının da Hüseyin Gün’ün ifadeleriyle çöktüğünü belirtti.

“Merdan Yanardağ’a büyük haksızlık yapıldı”

Ruşen Çakır, gazeteci Merdan Yanardağ’ın kanalı TELE1’e el konulmasının ve satış sürecinin de dosyadaki iddialarla ilişkilendirildiğini belirtti. Hüseyin Gün’ün kanala küçük miktarlarda bağış yaptığı iddiası üzerinden yürütülen süreci “ağır bir haksızlık” olarak değerlendirdi.

Öte yandan Hüseyin Gün’ün başka bir soruşturmada örgüt yöneticiliği sorularına “susma hakkımı kullanıyorum” yanıtını vermesinin dikkat çekici olduğunu söyleyen Çakır, bunun etkin pişmanlık sürecinde stratejik bir tercih olabileceğini ifade etti.

Yayının sonunda Massive Attack vurgusu

Çakır, yayınının sonunda İngiliz müzik grubu Massive Attack’a da özel bir bölüm ayırdı. Özellikle “Mezzanine” albümünün ve “Teardrop” şarkısının hayatında önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Çakır, grubun yalnızca müziğiyle değil politik duruşuyla da öne çıktığını belirtti.

Massive Attack’ın Filistin, çevre sorunları, savaş karşıtlığı ve insan hakları konusunda açık tavır aldığını ifade eden Çakır, grubun 2014 İstanbul konserinde Soma faciası ve Gezi’de hayatını kaybedenleri anmasını da hatırlattı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.