Haftaya Bakış (326): Davutoğlu’nun vedası | Belediyelere operasyonlar sürüyor | Demirtaş faktörü 

İSTANBUL (Medyascope) –  Haftaya Bakış’ın bu bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve gazeteci Kemal Can, Gelecek Partisi’nin feshini, CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonları, çerçeve yasayı ve Selahattin Demirtaş faktörünü değerlendirdi.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Ruşen Çakır ve Kemal Can, Gelecek Partisi’nin feshi ve CHP’li belediyelere yönelik operasyonları değerlendirdi.
  • Çakır, Davutoğlu’nun özeleştirisiz metnini eleştirirken, yeni partilerin toplumda karşılık bulamadığını vurguladı.
  • Belediye başkanlarının siyasi değişim dinamiklerine katkıda bulunduğu ve CHP’den ayrılanların iddiaları reddettiği ifade edildi.
  • Demirtaş’ın aktif siyaset dışında kaldığını ancak hâlâ toplumsal meselelerde önemli bir figür olduğunu belirttiler.
  • Çerçeve yasa tartışmasının hukuki ve siyasi bir mesele olduğu, iktidarın bu yasayı pişmanlık yasası hâline getirmeye çalıştığı vurgulandı.

Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve gazeteci Kemal Can,  Ahmet Davutoğlu liderliğindeki Gelecek Partisi’nin feshini, CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonları değerlendirdi. İkili ayrıca çerçeve yasayı, ve Demirtaş’ın bu düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağını tartıştı Kemal Can, Gelecek Partisi’nin kapanmasının yalnızca Ahmet Davutoğlu’nun siyasi performansıyla açıklanamayacağını belirterek, son yıllarda kurulan yeni siyasi partilerin temel sorununun “toplumsal karşılık” bulamamak olduğunu söyledi.

Davutoğlu’nun vedası 

Ruşen Çakır, Ahmet Davutoğlu’nun liderliğindeki Gelecek Partisi’nin kendisini feshetmesini değerlendirirken, Davutoğlu’nun yayımladığı metinde parti yönetiminin başarısızlığına ilişkin doğrudan bir özeleştiri bulunmadığını söyledi. Çakır, Gelecek Partisi’nin yanı sıra DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi’nin de sağ siyasette yeni bir alan açma arayışlarını sürdürdüğünü belirtti.

Kemal Can ise Gelecek Partisi’nin kapanmasını daha geniş bir siyasi tablo içerisinde değerlendirmek gerektiğini söyledi. Türkiye’de özellikle son 25 yılda AKP’den ayrılarak kurulan ya da yeni siyasi alan açma iddiasıyla ortaya çıkan partilerin benzer sonuçlarla karşılaştığını belirten Can, sorunun yalnızca parti yöneticilerinin başarısızlığı olmadığını ifade etti.

Davutoğlu'nun vedası | Belediyelere operasyonlar sürüyor | Demirtaş faktörü 
Davutoğlu’nun vedası | Belediyelere operasyonlar sürüyor | Demirtaş faktörü 

Belediyelere operasyonlar sürüyor 

Ruşen Çakır, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın savcılıkta ifade verdiğini, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun durumunun ise henüz netleşmediğini söyledi. Çakır ayrıca Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün AKP’ye geçeceğinin konuşulduğunu belirtti.

Ruşen Çakır, CHP’den ayrılacağı iddia edilen bazı belediye başkanlarının daha önce bu yöndeki iddiaları reddetmesine rağmen sonradan parti değiştirdiğini de hatırlattı. İzmit Belediye Başkanı Fatma Hürriyet Kaplan’ın kendisine teklif geldiğini ancak CHP’de kalmayı tercih ettiğini açıkladığını belirtti.

Kemal Can ise belediyelere yönelik operasyonların iktidarın seçimle ortaya çıkabilecek siyasi değişim ihtimalini sürekli belirsiz hale getiren bir dinamik oluşturduğunu savundu:

“Bu operasyon dinamiği sadece partilere ve belediyelere yönelik operasyonlarla sınırlı değil. İktidarın verdiği talimatlarla yürüyen yargının, önemli bir iktidar enstrümanı olarak kullanılabileceği ihtimalini sürekli canlı tutan bir süreç.”

Demirtaş faktörü 

Çakır, yasanın komisyona sunulmasının bir hafta ertelendiğini, İmralı’da varılan mutabakatla ilgili AKP tarafının bazı değişiklikler yapmak istediğine ilişkin iddialar bulunduğunu söyledi.

Demirtaş’ın aktif siyasete dönmeyeceğini açıklamasına rağmen özellikle Kürtleri ilgilendiren davalarda ve toplumsal meselelerde sorumluluk üstlendiğini belirten Çakır, Demirtaş’ın cezaevinde bulunan kişiler ve aileleri açısından hâlâ bir “müracaat makamı” olduğunu ifade etti:

“Çerçeve yasa kabul edilirse ilk aşamada belki binlerce kişi bundan yararlanacak. Ama Demirtaş bundan yararlanamayacak. Peki, böyle bir şey nasıl olabilir? Demirtaş’ın durumu tamamen siyasi.”

Çerçeve yasa tartışmasının yalnızca hukuki değil, doğrudan siyasi bir mesele olduğunu savunan Can, “İktidar bu yasayı, kurgulandığı biçimiyle pişmanlık yasası hüviyetine büründürmek ve öyle tarif etmek istiyor. Örgüt feshedildi, feshedildiği için biz de onu terör örgütü olmaktan çıkardık. Dolayısıyla olmayan bir örgüte üyelik ya da benzeri bir suçlama geçersizdir şeklinde bir akış kurmak istemiyorlar. Tam tersine, bu komisyonlar, koşullar ve zaman sınırlarıyla bir tür pişmanlık görüntüsü, yani vazgeçenlerin ancak belirli şartlarla kabul edildiği bir tablo oluşturmak istiyorlar” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş