Kılıçdaroğlu’nun Büyükada ve Kartal buluşmalarından izlenimler

Yerel seçime bir hafta kala 24 Mart Pazar günü, İstanbul’da, HDP Bakırköy’de Nevroz’u kutlar, Cumhur İttifakı Devlet Bahçeli-Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Yenikapı’da ortak miting yaparken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da rotasını Anadolu Yakası ve Adalar’a çevirdi.

CHP Adalar Adayı Erdem Gül, Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Kartal Adayı Gökhan Yüksel’in konuşmalarından kesitler.

16 milyonluk şehrin zaman zaman boğucu havasından sıkılmış İstanbullular, biraz olsun nefes almak için Adalar’a akın etmeye başlamışlardı. Vapurlar dolu gelip, boş dönüyorlardı.

Muhtemelen vapurdan iner inmez tam karşınıza çıkan kocaman AKP pankartı ve altındaki CHP irtibat birimi, bunun aslında bir illüzyon olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyordu.

Büyükada İskelesi’ni kullananları iki partinin afişleri karşılıyor.

Büyükada’nın çarşısındaki sokaklarda bayrak savaşları yaşanıyor. Esnaf  işinde gücündeyse de ülkedeki seçim atmosferi Büyükada’nın mikrokozmosunda hissediliyor. Ekrem İmamoğlu pankartlarının tam karşısında Binali Yıldırım, Erdoğan’ın yanı sıra boy gösteriyor. Sokaklarda AKP bayrakları CHP bayraklarına karışıyor.

Kılıçdaroğlu, CHP’nin gazeteci Erdem Gül’ü aday gösterdiği İstanbul’un en küçük ilçesi Adalar’da önce kadınlarla kahvaltı etti, sonra da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve sanatçılara seslenmek için Anadolu Kulübü’ne geçti.

Biz de, deniz rüzgarını arkamıza alarak toplantının gerçekleşeceği Anadolu Kulübü’ne doğru yol alıyoruz.

Ortamın sakinliği ve binanın yeşillik avlusu, Adalıların nazik tavırlarıyla birlikte insana “farklı” bir yerde olduğunu hissettiriyor. Salondaki bariz kadın çoğunluğunun gözden kaçması mümkün değil. Çoğunun Adalı olduğu belli. Yaşlılar, fakat yaşlı olmalarına rağmen yarım saat geciken CHP liderini merakla bekliyorlar. Neredeyse herkes birbirini tanıyor; bekleme süresi boyunca insanların sık sık selamlaşıp sohbet ettiklerini görüyoruz.

Anadolu Kulübü toplantı salonu. İçeride kadınlar ağırlıktaydı.

Kılıçdaroğlu’nun kalabalık bir ekip eşliğinde geldiği görülünce gazeteciler toparlanmaya başlıyor, yıllardır Adalar’da yaşayan CHP seçmenleri merakla kafalarını salonun soluna çeviriyorlar. Alkışlar ve “Martın Sonu Bahar” adlı seçim şarkısı eşliğinde protokolde yerini alan Kılıçdaroğlu’ndan önce, CHP’nin Adalar Belediye Başkan Adayı gazeteci Erdem Gül sözü alıyor.

Erdem Gül konuşmasına, meslektaşı Altan Öymen’e geldiği için teşekkür ederek başlıyor. Adalar’dan olmadığı için adaylığı eleştirilen Erdem Gül, seçim kampanyasını boyunca koruduğu alçak gönüllü üslubunu devam ettirip salondakilerin çoğunu artık tanıdığını söylüyor, nezaketlerinden ve “kendisine ‘özel’ isteklerle gelmemelerinden” ötürü Adalılardan övgüyle bahsediyor. Adalar’ın Türkiye’nin kimlik kartı olduğunu” söyleyen Gül, kutuplaşmaya karşı çıktıklarını ve Adalar’ın çoğulcu yapısını tüm Türkiye’ye model olarak sunacaklarını söylüyor.

Erdem Gül, gazeteci kimliğini konuşturup “Adalar’ın haber değeri var” diyerek konuşmasını sonlandırıyor.

Adalar övgüsü ve sanatın değeri

Kılıçdaroğlu’nun konuşması ise kavgadan uzak; ortamın sakinliği onun kullandığı sözlere de nüfuz etmiş durumda. Mevzubahis yerel seçimler olduğunda elbette ki bir siyasetçiden ziyaret ettiği yerle ilgili hikayelerinden bahsetmesi beklenir. Konu Adalar ilçesi olunca, Kılıçdaroğlu da Adalar’ı övmekten kendini alamıyor: “Ayrıcalıklı bir bölgede yaşadığınızı biliyorum. Farklı kimlikler… Ada’yı bir cennete dönüştürmüş durumda.”

Bu arada, çok kültürlü kimliği ve güzelliği üzerinden Adalar övgüsü ve sanatçıların değeri, konuşmanın leitmotifleri.

İktidarın “beka” söylemini eleştirmek, Kılıçdaroğlu’nun kampanyasında dikkati çeken noktalardan. Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin bir ‘beka’ sorunu varsa, dönüp 17 yıldır bu ülkeyi yönetenlere sormak lazım” diyor: “Siyaset halka hizmet için yarışmak demektir. Ama alıp toplumu başka mecralara taşımak istiyor…”

Kılıçdaroğlu İstanbul’daki mevcut durumu eleştirirken yanımızdaki bir kadın, “Arap dolu burası, Arap” diyerek yüzünü buruşturuyor. Belli ki farklı kültürlere saygı, bir yere kadar!

Salonda bulunan sanatçılara da elbet bir pay düşüyor Kılıçdaroğlu’nun sözlerinden: “Ada’daki zenginlikleri bütün dünyaya duyurmak lazım… Buradaki entelektüel zenginliği dünyaya taşımamız gerekiyor…”

CHP lideri “Huzurun bir başkenti, barışın bir başkenti bulunuyorsa, bunu Adalar’da aramamız lazım” diyor ve İstanbul’un betona boğulmasından ötürü İstanbulluların mutlu olamadığını söyleyip seçmenlere Ekrem İmamoğlu’nu hatırlatıyor: “Ekrem İmamoğlu’nun arkasında bir başarı hikayesi var ve bu başarı hikayesini daha geniş bir çerçevede ortaya koymak gerekiyor.”

Kılıçdaroğlu mevcut Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç’ı sahneye çağırıp sağına alıyor, Erdem Gül’ü de sol yanına. Üçü birden salondakileri selamlıyor.

Kılıçdaroğlu, Aytaç ve Gül ile poz verdi.

Alçakgönüllü, biraz da yaşlarından gelen seviyeli bir coşku ile seçmenler binadan çıkıyor. Avluda reklam çekimi için kamera karşısına oturan CHP liderinin etrafına korumalar kimseyi yaklaştırmıyor.

Sonraki durak Kartal’a gitmek için iskeleye doğru yürüyoruz. Kartal’da vapurdan inince Kılıçdaroğlu’nu bekleyen küçük bir grup çıkıyor karşımıza. Seçim otobüsleri hazır, karşıda bekliyorlar.

Karlıtepe mahalle birimine kadar 20 dakikalık bir yürüyüş, Kartal’daki çarpık kentleşmeyi fark etmek için yeterli. Geçen şubat ayında çöken bina ile gündeme gelen ilçedeki miting alanına gittiğimizde, üzerinde genelde CHP pankart ve bayrakları bulunan farklı farklı uzunluktaki binalar dikkatimizi çekiyor. CHP’nin genç Kartal Belediye Başkan Adayı Gökhan Yüksel’in pankartları, zaman zaman Ekrem İmamoğlu eşliğinde her yerde.

İmamoğlu ve Yüksel.

Pankartların arasında ilerlerken miting alanına yaklaşıyoruz. İnsanlar sık sık Kılıçdaroğlu’nun ne zaman geleceğini konuşuyor kendi aralarında. Çünkü genel başkan bu toplantısına da gecikti.

İnsanın beklerken sıkılacağını sezmişler ki, parti görevlileri farklı seçim müziklerini defalarca çalıyorlar. Ama çoğunluğu köken olarak Anadolu şehirlerinden olduğu anlaşılan kalabalık, coşkusunu kolay kolay kaybetmiyor. Zabıtanın koyduğu bariyerlerin ötesine taşmış kalabalığı parti görevlileri nazik bir dille biraz daha geri çekilmeye davet ediyor.

İnsanlar Kılıçdaroğlu’nun geleceği yokuşa gözlerini dikmişken sunucu, genel başkanın Kartal adayı ile birlikte esnaf ziyaretinde olduğunu söyleyip biraz daha sabır rica ediyor.

Kartal’daki miting alanından bir görüntü.

Bir saat gecikmeyle Kılıçdaroğlu’nun gelmesiyle, birden fotoğraf çekmeye hazırlanan cep telefonları yükselmeye başlıyor. Otobüs, büyük bir Ekrem İmamoğlu pankartının tam altına park ediyor.

Sunucu otobüsün üzerinden yeni başladığı konuşma, ezanın araya girmesiyle kesiliyor. Mitinge gelen CHP’nin önemli isimleri arasında en çok alkışı, Kılıçdaroğlu ve Kartal adayı Yüksel dışında, İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan ve İYİ Parti Kartal İlçe Başkanı alıyor.

Sonra, “İstanbul’un en genç belediye başkan adayı” olduğunu vurgulayan Gökhan Yüksel beliriyor otobüsün üzerinde. Eli yüzü düzgün, uzun boylu bir adam fakat doğal, kendine has değil de, öğrenilmiş bir hitabet biçimi varmış gibi görünüyor. “Dayanışma, düzgün hizmet” gibi genel temalar üzerine bir konuşma yapıyor.

Kılıçdaroğlu bu sefer daha sıkı giyinmiş, el sallayarak sahneye geliyor. Mitinge katılmayan CHP’li mevcut Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz’e gıyabında teşekkür ediyor. “Yakışıklı” diye çağırdığı Gökhan Yüksel’e partizanlık, ayrımcılık yapmama öğüdünde bulunuyor, “eşit hizmet” vurgusu yapıyor: “Ama yoksullara biraz daha fazla hizmet götüreceksin.”

Kılıçdaroğlu’nun yanında Gökhan Yüksel, kendinden emin bir görüntü ile demirlere tutunarak kitleyi izliyor. Kılıçdaroğlu “beka” eleştirisini sürdürerek Büyükada’daki gibi “Beka sorunu varsa bunun sorumlusu sensin” diyor. Erdoğan’a çıkışmadan da duramıyor Kılıçdaroğlu: “Varlık kuyruğu olsa en başta sen yer alırdın.”

Geç kaldığı için konuşmasını kısa kesen Kılıçdaroğlu’nun hitabı topu topu yedi dakika sürüyor. Alandan otobüsün ayrılmasıyla kitle yavaş yavaş dağılmaya başlıyor. Adalar ve Kartal’daki CHP ve İYİ Parti seçmeninin son görevi, 31 Mart’ta oy kullanmak olacak.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar