İmamoğlu’nun Şişli ziyaretinden izlenimler: “Bir gün kaldı, kalmadı. Seçimi kazandık arkadaşlar!”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

YSK’nın açıkladığı resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, AKP’nin olağanüstü itirazıyla ilgili konuştu. Bavullarla yapılan itirazın Mehmet Baransu’nun Balyoz soruşturması döneminde akıllara kazınan bavullu fotoğrafını anımsattığını söyleyen İmamoğlu, “Bir gün kaldı, kalmadı. Seçimi kazandık arkadaşlar” dedi.

İmamoğlu, Şişli Belediyesi önünde halkla buluştu. Buluşma alanına yaklaşırken üzerinde İmamoğlu’nun isminin yazdığı ve portresinin bulunduğu atkılar satan seyyar satıcılar dikkat çekiyordu. Belediyeye yaklaştıkça kalabalık da artıyordu. İnsanlar, İmamoğlu’nun binanın önüne park edilmiş seçim otobüsünden gelen müzikle halay çekiyor, horon ediyordu. Kalabalığın ortasında dikkat çekici bir döviz vardı. Üzerinde şöyle yazıyordu: “Eyy YSK! Havayı bile bozdunuz. Verin şu mazbatayı da bahar gelsin. Yoksa doğrudan yaza geçeceğiz.”

Mazbatayı ver” tezahüratı dillerde

İmamoğlu’nun alana gelmesini beklerken onu dinlemeye gelenlerin sayısı da artıyordu. Bazıları platformu görebilmek için ağaçların üstüne çıkmıştı. Halayların, horonların arasında geçen cumartesi günü Beşiktaş’ın Başakşehir ile oynadığı maçta duyulan “Mazbatayı ver” tezahüratı yapılıyordu. İzmir Marşı bir ağızdan okunup “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları atılıyordu.

Mazbatayı buruk bir şekilde aldım”

Saat 19.00’a yaklaşırken otobüsün üzerindeki platforma CHP’li milletvekilleri ve yöneticiler çağrıldı. İstanbul milletvekillerinin yanı sıra diğer illerin milletvekillerinin aralarında bulunduğu 10-15 kişi, halkı selamladı. Ardından Muammer Keskin platforma geldi. Bu sırada alandan “Şişli bizim, İstanbul bizim” sloganı yükseliyordu. Keskin, “Mazbatayı buruk bir şekilde aldık. Ekrem İmamoğlu da alınca büyük bir kutlama yapacağız” dedi. Keskin’in ardından İmamoğlu platforma çıktı. O sırada alanın yanından geçen otobüslerin içindeki yolcular da dahil olmak üzere herkes telefonlarının kamerasıyla o anı ölümsüzleştiriyordu.

İmamoğlu’nun konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

Saymaya doyamıyorlar”

“Saya saya bitiremediler. Birinci gün saydılar. Kaybettiler. İkinci gün saydılar, yine kaybettiler. Artık sayamıyorum, 3, 4, 5, 6… Bugün 16. gün. Doyamıyorlar. Milli iradeye zarar veriyorlar. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu inancına zarar veriyorlar. Hepimizi üzüyorlar. Ben açık söyleyeyim, bu arkadaşlarımızı ne kadar uyarsak da yetmiyor. Bakın, Büyükçekmece’dekiler olmadı, Maltepe’dekiler olmadı. Bir gün kaldı, kalmadı. Seçimi kazandık arkadaşlar.”

Baransu göndermesi

“Bugün ekranda çantaları görünce zannettim ki, makam sahibi olan insanlar pılını pırtısını topladı bir yere gidiyorlar. Meğerse o çantalarıyla itirazları götürüyorlarmış. Bu çantalarla beraber daha önce adliyeye gidenleri hatırlıyorsunuz. Vatanseverlerimizin canına mal olan o kumpası hatırlıyorsunuz değil mi? O çantayı taşıyan kişiler aynı kafa. Ama bu millet bu kumpasa gelmedi, gelmeyecek. ‘O çantalarla delil taşıdım’ diyen insanlara diyorum ki: Akıl tutulması var herhalde sizde. Vazgeçin. Bu millete, bu insanlara yazık etmeyin. Bu insanların canını sıkmayın.”

Sürecin iğne deliği kadar boşluğu yoktur”

“Süreç, YSK’nın önündedir. Bu akşam sayım bitiyor. Kanun gereği, seçim kurulunun, İstanbul İl Seçim Kurulu’nun tutanağımızı netleştirip 16 milyon insanın mazbatasını teslim etmesi şarttır. Halkın iradesi sandığa yansımıştır. Tutanağı tutacaksınız, mazbatamızı vereceksiniz. YSK’ya sesleniyorum: İğne deliği kadar bir boşluğu yoktur bu sürecin. Takibi, ahlaklı bir şekilde bizim tarafımızdan yapılmıştır. YSK üyeleri, tarihi vazifenizi yerine getirin. Lütfen size olan güvenimizin karşılığı olarak gereğini yapın. Bir an önce bu olağanüstü itirazı netleştirin, işimize bakalım. 16 milyon insan hizmet bekliyor.”

Saraçhane’de buluşmak istiyorum”

“Hepinizle Saraçhane’de buluşmak istiyorum. Kimsenin sizin canınızı sıkmaya hakkı yok. Bu millet mutlu, huzurlu olacak. Neymiş efendim, biz çalışamazmışız, meclis fazlaymış, belediye başkanı merkezi hükümetle anlaşamazmış. Ya arkadaş, ne demek anlaşamaz! Ben bu şehre hizmet etmeye geldim mi? Bu ülke Ankara’daki hükümeti seçti mi? Seçti. Kimse kendi malını devretmiyor. 16 milyon İstanbullunun varlığı olan Büyükşehir Belediyesini bu kardeşinize devredecek. Bu kadar net. Onun için, o şaibe naralarını bizim kulaklarımız duymuyor. Kendi başarısızlıklarını şu anda başka şeylerle örtmeye çalışıyorlar. Benim Ankara’daki aklıselim devlet adamlarına önerimdir: Kendi partilerini aldatan, hâlâ başka arayış içinde olan kişilere kendi grupları içerisinde dersini versinler, cezasını kessinler.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus