Karaçadırdan gazinoya, hapisten televizyon ekranlarına: Dünyadan bir Dilber Ay geçti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ünlü ses sanatçısı Dilber Ay, dün akşam saatlerinde Ankara’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Zorlu çocukluğunun ardından şarkılarıyla Anadolu’daki her eve giren sanatçı, Flash TV’de yayınlanan “Kadere Mahkumlar” adlı televizyon programıyla geniş kitlelere ulaştı. Oğlu Cemo Can’ın deyimiyle “Türkiye’nin anası” olan Dilber Ay, kimseye benzemeyen tavrı ve tüm doğallığıyla bir ikona dönüşmüştü.

Dilber Ay’ın gençliği.

Asıl ismi Dilber Karakaş olan Dilber Ay, 1 Ocak 1956’da Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde Yörük ve Kürt bir ailenin çocuğu olarak karaçadırda dünyaya geldi. Kökü Halep’e dayanan, göçebe Kureyşan aşiretine mensuptu, sekiz kardeşi vardı. Çocukluğu zorlu koşullar altında geçti.

Ailesiyle birlikte önce Ankara’ya, ardından Düzce’ye göç etti.

1969 yılında güzel ses arayan radyocular Dilber Ay’ın Düzce’de yaşadığı mahalleye geldi. Düzenledikleri ses yarışmasına gizlice katılan Dilber Ay, “Gönül gel seninle muhabbet edelim, araya kimseyi alma sevdiğim” türküsünü söyleyerek birinci oldu. Henüz 13 yaşındayken okulu terk etmek zorunda kaldı ve babasından da yaşlı olan 50 yaşında biriyle evlendirildi. Yarışmada birinci olduğunu bildiren mektup baba evine gönderilince, hem babasından hem de eşinden şiddet gördü. Beşinci yılın sonunda eşinden ayrılarak Ankara’ya kaçtı. Şarkı söylemek istiyordu, radyocuları buldu. Önce kabul edilmese de şartları zorladı, benzer bir yarışmada yine birinci oldu.

Bir süre radyoda çalıştı ama çocuklu ve yalnız bir kadındı, paraya ihtiyacı vardı. Radyodan ayrılıp gazinolarda sahne almaya başladı. İlk sahneye çıktığı gazino Ankara’daki Konak Gazinosu’ydu. İbrahim Tatlıses, Selahattin Alpay, Belkıs Akkale ile birlikte çalıştı. Burada kazandığı parayla tüm ailesine baktı.

Almanya’da bir turne sırasında kendisini taciz eden birini bıçakladı, sekiz ay hapis yattı. Kendisine pişman olup olmadığı sorulduğunda “Başıma kötü bir şey gelmesin diye bıçakladım, hiç pişman olmadım, şimdi olsa yine yaparım” diye cevap verdi. Çıktıktan sonra başka bir olaya daha karıştı, ikinci kez hapse girdi.

Dilber Ay, Almanya’da bir arkadaşının evinde tanıştığı ve 1998 yılında evlendiği hayat arkadaşı İbrahim Karakaş’la olan ilişkisini daha sonra şöyle anlatacaktı: “İster zalim ol, ister gangster ol, neticede etle kemikteniz. Bir kalp taşıyoruz. O kalp bir yere çarpacak. O da benim kalbime çarptı işte. İlk görüşte aşık oldum. Kurban olduğum Allah yazdı bizi birbirimize.”

Dilber Ay ve hayat arkadaşı İbrahim Karakaş.

Hayatı boyunca 60 albüm yaptı. Şarkıları mahallelerde, arabalarda, hapishanelerde yankılanıyordu. Ama sadece şarkı söylemekle yetinmedi, oyunculuğa da el attı. Sırrı Süreyya Önder’in yönettiği Beynelmilel (2006) filmindeki rolüyle 14. Altın Koza Film Festivali’nde “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü”nü aldı.

Beynelmilel filminden bir kare.

Bir Anadolu fenomeniydi. Neden bu kadar çok sevildiği sorulduğunda, “Sesim yanık, dobra konuşurum, ondan seviyorlar” cevabını veriyordu.

Flash TV’deki “Kadere Mahkumlar” programından.

Flash TV ekranlarında, dünyada benzeri olmayan bir formata imza attı. “Kadere Mahkumlar” adlı hapishane dekorlu programıyla mahkumların duygularına tercüman olmaya çalışıyordu. “O programı gözyaşları içinde, ciğerim yanarak yapıyordum” diyen Dilber Ay, hapishanelerden yüzlerce mektup alıyordu, sonunda ekranlarda yaşananlar ağır geldi ve programı sonlandırma kararı aldı.

Bir mahkum tarafından Dilber Ay’a gönderilen bir hediye.

Mutlu olup olmadığı sorulduğunda “Fakir insanın mutluluğu mu olur canım benim!” diyordu.

Elleri hep kınalıydı, Dilber Ay, 63 yaşında aramızdan ayrıldı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus