Prof. Füsun Üstel: “Sözün bittiği değil, başladığı yerdeyiz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Barış İçin Akademisyenler, barış bildirisine imza attığı için mahkûm edilen ve bu hafta cezaevine girmesi beklenen Prof. Füsun Üstel’i Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nden uğurladı. Burada konuşan Üstel, barış talebini yükselteceklerini belirterek “Sözün bittiği yerde değiliz, sözün başladığı yerdeyiz” dedi.

Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden Prof. Dr. Füsun Üstel’in Güneydoğu’daki çatışmalı sürecin sonlandırılması için “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı barış bildirisine imza attığı için bu hafta cezaevine girmesi bekleniyor. Barış İçin Akademisyenler, bu nedenle Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nin önündeki meydanda Üstel’e sembolik bir uğurlama düzenledi. Üstel’i uğurlamaya gelenler arasında HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan ve Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu da vardı. Üstel, burada yaptığı açıklamada, kendi durumunun özel olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Çok sayıda akademisyen sesini barış bildirisiyle duyurmak istedi. Bu ses, bazı çevreler açısından rahatsız ediciydi. Sözün bittiği yerde değiliz, sözün başladığı yerdeyiz. Sözümüzü yükselteceğiz. Barış talebimizi yükselteceğiz.”

“Granit Adalet Sarayı’nda 203. gün”

Barış İçin Akademisyenler adına yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:

“Arkamızda gördüğünüz granit Adalet Sarayı’nda tanık olduğumuz 203’üncü gün bugün. Ve diğerlerinden farklı bir gün. 2 bine yakın duruşmada, yargılamada kuralın keyfilik, adil yargılama hakkının ihlali ve tutarsızlık olduğunu öğrendik. Aramızdan 700’e yakın barış imzacısına dava açıldı ve 189 kere hapis cezası kararı aldık mahkemelerde. Üç senedir yüzer yüzer işimizi kaybettik, KHK ek-listelerine, kara listelere koyulduk. Neden? Tüm bu bedelin ödetilen daha büyük bir bedelin bir yansıması olduğunu unutmamak lazım.”

Sanık değil, tanığız”

Açıklamada, barış bildirisine atılan imzanın “bir işaret fişeği olduğu, toplumsal tehditlere dair bir yangın alarmı” olduğunun aşikar olduğu belirtildi ve şöyle devam edildi:

“Ertelenmemiş ceza alan diğer otuz üç meslektaşımızı düşünüyoruz. Onlar için de endişeliyiz evet, ama gerçeği dile getirmenin farkındalığıyla bir aradayız. Sanık değil, tanığız. Barış sözü, suç değil sorumluluktur. Bunu savunmaya devam ediyoruz. Her hafta burada olmaya, önümüzdeki binlerce duruşmada barışın sözünü duymaya, o sesi taşımaya devam edeceğiz. Bu ülkenin barış isteyen güzel insanlarının hapishane günleri kaybımız değil, mirasımızdır.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus