Tunuslu bir babaannenin torunlarını Suriye’den çıkarma mücadelesi

Washington Post gazetesi, Tunuslu Tahiya Sboui’nin IŞİD’e katılan ve Suriye’de ölen oğlundan olma torunlarını yanına alma mücadelesi üzerine bir haber yayınladı. Haberi önemli bulduğumuz noktalarıyla Türkçe aktarıyoruz.

IŞİD liderleri Irak ve Suriye’de hilafet ilan ettiklerinde, kimse Tunuslular kadar bu çağrıya yanıt vermemişti.

Şimdi, IŞİD Halifeliği’nin mağlup olmasından haftalar sonra Tunus, IŞİD’e katılan binlerce vatandaşı ve ailelerinin durumuyla baş etmek zorunda. Akrabaları onları geri getirmeye uğraşırken hükümet yetkilileri, IŞİD’in en küçük zerresinin ilerde aşırılıkçılığın tohumlarını ekeceği korkusuyla bu kişilerin geri dönmesine karşı çıkıyor.

Birleşmiş Milletler’e göre IŞİD’e katılan Tunuslu sayısı en az 5 bin. Kendi topraklarındaki militanlarla başı belada olan Tunus’ta akrabalara, yetkililere, aktivistlere ve uzmanlara göre ülkede geri dönüş yönünde bir talepkârlık neredeyse yok gibi.

“Neden torunlarımızı geri almamıza izin vermiyorlar anlamıyorum, Tunus’a gelirlerse hiçbir tehlike yaratmayacaklar”

Son 16 ay boyunca Tahiya Sboui, hiç görmediği torunlarını yanına almak için canını dişine taktı. Sboui’ye göre, Tunuslu yetkililer kendisinin bütün çabalarının önünü tıkadı. Görünüşe göre torunlarının tek suçu, merhum babalarının IŞİD’e katılmış olması.

Çocukların üçü şimdi Kuzey Suriye’de tıklım tıklım dolu bir mülteci kampında zor koşullarda yaşıyor. Yumuşak sesli babaanneye göre diğer ikisi ise, hastalıktan ölmüş.

Babanne Sboui sesi titreyerek, “Neden torunlarımızı geri almamıza izin vermiyorlar anlamıyorum, Tunus’a gelirlerse hiçbir tehlike yaratmayacaklar” diyor, basık tavanlı mütevazı evinde.

Ölmüş, hapse atılmış ya da kaybolmuş Tunuslu IŞİD’lilerin eşleri ve çocukları, Suriye’de mülteci kamplarında tutuluyor. Diğerleri ise Suriye, Irak ve Libya hapishanelerinde. Anneleriyle aynı hücrelerde kalan çocukların çoğu genelde altı yaşın altında, pek çoğunun ise IŞİD topraklarında doğduğu için pasaportları ve doğum belgeleri yok.

Babaanne Sboui torunlarını Suriye’den getirmek için yetkililere defalarca mektuplar göndermiş.

Şimdiye kadar 30’dan fazla ülke, IŞİD militanlarının eş ve çocuklarını geri almayı reddetti. Fakat aralarında Fransa, Rusya ve Endonezya’nın olduğu bazı ülkeler, riskleri göze alarak bazı çocukları Suriye’den geri getirdi.

Sboui ve diğer akrabalar, yoğun güvenlikli mülteci kampları ve hapishanelerden Tunus’un diplomatik temsilciliklerine ulaşmanın çok zor olduğunu söylüyor. Şimdiye kadar hepsi Libya’dan olmak üzere sadece üç çocuk, Tunus’a geri dönebildi.

IŞİD’den yakayı kurtaramamak

Tunus, Arap Baharı’ndan işleyen bir demokrasi olarak çıktı. Fakat gelen özgürlükler, dini aşırılıkçıların da serpilmesi için elverişli bir zemin sundu.

Bu dalgaya kapılanların arasında Sboui’nin 28 yaşındaki oğlu da vardı. Sboui’nin oğlu 2014’te IŞİD’e katılıp Suriyeli bir kadınla evlendi, iki erkek, bir kız çocukları oldu. Bir yıl sonra evlendiği Tunuslu ikinci eşinden ise bir kızı ve bir oğlu daha dünyaya geldi.

2016’da IŞİD’den ve onun gaddarlığından hayal kırıklığına uğrayan Sboui’nin oğlu, Suriye’de başka bir yere giderek önce bir restoran açtı, sonra otomobil ticaretine girdi. Fakat IŞİD onun peşini bırakmadı.

Kardeşine gönderdiği bir mesajda, “IŞİD gitmeme izin vermedi. Bana hep ‘Eğer bizden değilsen bizim karşımızdasın’ diyorlardı. Beni iki ay hapse attılar” diye yazmıştı.

Ekim 2017’de ailesini Kuzey Suriye’de bir mülteci kampına götürdü. IŞİD ise onun bir ajan olduğunu düşünüyordu.

Kardeşi Muhammed, abisinin ve hamile olan ikinci eşinin haziran ayında IŞİD’liler tarafından öldürüldüğünü söylüyor.

Kısa boylu, dikdörtgen gözlükleri olan Tahiya Sboui, Suriye’den çıkamayan torunları için içişleri ve dışişleri bakanlıklarına mektuplar gönderdiğini söylüyor. Ayrıca benzer durumda olan diğer ailelerle birlikte eylemlere katılıyor. Geçen yıl mayıs ayında yetkililer, Sboui’yi arayıp, torunlarının gelmesi durumunda onlara bakıp bakamayacağını sormuşlar. “Evet” deyip bir anlaşma imzalamış.

“Ama sonra beni bir daha aramadılar” diyor babaanne Sboui.

Pek çok kişinin dini aşırılıkçılıktan korktuğu ülkede aynı zamanda iade karşıtı gösteriler de yapılıyor. 2015’te Libya’da eğitim gördüğüne inanılan Tunuslu militanlar, başkent Tunus’ta bir tatil köyüne ve müzeye saldırıp çoğu yabancı 60 kişiyi öldürmüştü.

Babaanne Tahiya Sboui, oğlu Muhammed ve eşi Hasan ile.

“Terörist” olarak görülen çocuklar

Aşırılıkçılık karşıtı bir sivil toplum örgütünden Muaz Ali, Tunuslu yetkililerin IŞİD’li eş ve annelerin asıl görevinin çocuklarına ideoloji aktarmak olduğuna inandığını söylüyor.

“Kaç yaşında olurlarsa olsunlar, çocukları bir tehdit olarak görüyorum” diyor Ali. Kimi çocukların infazlarda kullanıldığını belirten Ali, çocukların yeniden eğitiminin büyük bir soru işareti olduğuna inanıyor.

Ocak 2018’de Sboui’nin Suriyeli gelini, beş çocuğun hepsini Türkiye’ye götürmeye çalıştı. Sboui, İstanbul’daki Tunus Konsolosluğunda torunlarının pasaport alması için bir dosya açtı ve torunlarınınkilerle uyuşacak DNA örnekleri sağladı. Fakat gelini Suriyeli olduğunu söyleyince Türk yetkililer, onları mülteci kampına geri gönderdi.

Bir ay sonra Tunuslu anneden olma çocuklardan biri, grip sebebiyle hayatını kaybetti. İki yaşındaydı.

“Daha öğlen benimle telefonda konuşmuştu, aynı gece öldü” diyor Sboui.

Yine Tunuslu anneden olma diğer çocuk da, bilinmeyen bir virüsten ötürü Ekim 2018’de hayatını kaybetti.

Henüz bir yaşındaydı.

Torununun ölümünden sonra diğer torunlarının da aynı kaderi paylaşmasını istemeyen Sboui, Suriyeli gelinine önce 3500, sonra 5000 dolar gönderdiğini söylüyor. Fakat geçen ocak ayında gelini, Sboui’nin mesajlarına yanıt vermeyi bıraktı.

Nihayet geçen ay, gelini Sboui’ye torunlarını gösteren bir video gönderdi. Fakat Sboui onu birkaç defa aramaya çalışınca yine cevap vermedi. Babaanne Sboui şimdi gelininin ya yeniden evlendiğini ya da Tunus’a gitmekten umudu kestiğini düşünüyor.

Hıçkırıklar içinde “Buraya gelmekten umudu kesti” diyor.

Torunlarını oynarken ve gülerken gösteren bir dakikalık video, Sboui’nin umudunu diri tutan tek şey.

Gözyaşlarını silerek “Her gün izliyorum” diyor, babaanne Sboui.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar