Kemal Kılıçdaroğlu: “Bu ülkenin fakir fukarası vergi öder, bunlar vergi ödememek için Man Adası’nda 1 sterline şirket açar”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin haftalık grup toplantısında son gelişmeleri değerlendirdi. Kılıçdaroğlu’nun gündeminde 19 Mayıs, medya, ekonomik kriz, işsizlik, İstanbul seçimi ve YSK’nın bir türlü açıklanmayan gerekçeli kararı vardı. Kılıçdaroğlu, konuşmasında Man Adası iddiasını da yineledi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Ülkemiz, demokrasimiz ve anayasal kurumlarımız çağın gerisine düştü”

“Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni demokrasi ile taçlandırmayla görevliyiz. Bugün ülkemiz, demokrasimiz ve anayasal kurumlarımız çağın gerisine düşmüş olabilir, güçler ayrılığı ortadan kalkmış olabilir, hayatın her alanındaki kötüye gidişe ses yükselten bütün yurttaşlar baskı ve zulümle karşı karşıya gelmiş olabilir. Bütün baskılara rağmen, sarayda oturmalarına rağmen, bize ve bu ülkenin yurttaşlarına gerçek anlamda demokrasiyi getirme sorumluluğu yüklenmiştir.

“Doğru haber yapmak TRT’nin anayasal görevi”

Devletin kamu hizmeti görevlerinden birisi de TRT aracılığıyla yapılır. TRT’yi siyasetçi de hiçbir siyasi partiye katılmayan ama haberleri doğru izlemek isteyen her vatandaş da doğru haber almak için izler. TRT’nin kuruluşunda da bunlar vardır. TRT bu görevi yaparken kendi yasası var, anayasası var. Anayasa ‘Haberler doğru verilecektir’ diyor. TRT için söylüyor bunu.

15 Temmuz’da yaşadığımız o büyük olaydan sonra sarayda bir toplantı yapılmıştı, ben de katılmıştım. ‘Yargı bağımsızlığını sağlamak zorundayız, devletin kurumları yansız olmak zorundadır, TRT, herkese eşit mesafede olmalı ama hiç olmadı’ demiştim. Erdoğan ‘Bu olmaz’ dedi. 15 Temmuz’dan sonra bizi TRT’ye davet ettiler, röportaj yaptılar. 15 Temmuz geçti ve TRT, eski TRT’ye döndü. CHP’nin doğru dürüst haberleri bir gün bile verilmedi. TRT halkındır, halkın kalmalı. ‘İstihdam fazlası personel var’ diyorlar. 169 kişinin bu şekilde, TRT’den uzaklaştırılması hedefleniyor. İhtiyaç fazlası olan ödüllü sanatçılar var, muhabirler var… Niye gönderiyorlar bunları? TRT, havuz medyasının da sponsorluğunu yapıyor. Bakın, size iki belge göstereceğim. Bu belgelerde, TRT’nin iki istasyonundan Turkuaz şirketine yani A Haber’e, Sabah grubuna ayrıcalık sağlanıyor. Bir protokol sağlanmış mı? Hayır, ama tutanağı var. 169 kişiyi gönderirsek kimsenin sesi çıkmaz, diyorlar. İstediğin kadar havuz medyasına kaynak aktar kardeşim, ne o gazeteler okunuyor ne de o televizyonlar dinleniyor.

“İşsizlik toplumsal değerlerin yıpranmasıdır”

Karşımızda devasa bir işsizlik var, işsizliği de mi dış güçler yaratıyor? Damadı getirmişler ekonominin başına. Ekonomi nedir diye sorun, cebindeki parayı gösterir, fakiri fukarayı bilmez.

TOBB toplantı yapıyor ve sonrasında da açıklama yapılıyor. 2019 yılında 2,5 milyon yeni istihdamı hayata geçireceğiz dediler. Ne oldu, 1 milyon 300 bin kişi işsiz kaldı. Şu an Türkiye’de 8 milyon 475 bin işsiz var. İstihdam seferberliği başlattık diyorsun ama herkes işsiz. İşsizlik seferberliği desen anlarım. Kendisini yakan insanlar var. Bir insan kendisini niye yakar? İktidar sahipleri ne düşünüyor acaba? İşsizlik, sokağa çıkamamaktır, insanın umudunu tamamen kaybetmesidir. Bütün toplumsal değerlerin yıpranmasıdır. İnsanların uyuşturucu bataklığına sürüklenmesidir, açlıktır, yoksulluktur. Bunlar işsizliğin ne olduğunu biliyorlar mı acaba?

Niçin işsizlik patladı? Neden Cumhuriyet tarihinin rekoruyla karşı karşıyayız? Çünkü Türkiye’yi üretimden kopardılar. Gittiniz, Londra’daki bir avuç tefeciden para dilendiniz. Bitlis’teki sigara fabrikasını bile kapattılar. Bütün fabrikaları kapattılar. Bir ülke üretmezse, o ülkede işsizlik olur.

Çiftçi de perişan, artık binlercesi üretmiyor. Büyük kentlere gidiyor, ‘Acaba asgari ücretle iş bulur muyum?’ diyor. Sorunu çözmek için önce sorunu yaşayan kişilerle oturup konuşman lazım.

Bu ülkenin fakir fukarası vergi öder, bunlar vergi ödememek için Man Adası’nda 1 sterline şirket açar”

Türkiye’nin kalkınma planı yok. Plansız bir ülke nasıl üretim yapacak? TÜSİAD uyarı yapıyor. Gönül isterdi ki bunu TOBB da yapsın. TÜSİAD Başkanı açıklama yapıyor, ekonomiye, hukuka, adalete ve demokrasiye dair uyarı yapıyor. Bunu söyleyeni dinlemesi gereken, devleti yöneten kişi ‘Ben sizin 17 yıl önceki durumunuzu da biliyorum, bugünkü durumunuzu da biliyorum. Yeri gelirse bunları teşhir ederim ama hesabını sormasını da bilirim’ diyor. Kimin hesabını soruyorsun sen? 8 milyon işsiz bekliyor, hâlâ bunu görmüyor musun sen! Devletin temeline dinamit koydun, yargı bağımsızlığını yok ettin. Hâkimler senin istediğin gibi kararlar verse de, o hâkimlerin hakim olmadığını görmüyor musun sen! Kibir abidesi dediğim zaman bazı kimseler ‘Abartıyorsun’ dedi. Allah kimseyi kibirli yapmasın!

16 Mayıs’ta ‘Herkesin midesini doyurduk ama neticede durum böyle. Karnını doyuruyorsunuz, her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuz ama yine de oy vermiyor’ diyor. E, millet akıllı kardeşim, kim yaptı bunu, sen yaptın. Kimin parasıyla kimi doyuruyorsun? Fakir fukaradan topladığın paralarla sosyal yardım yapıyorsun, ‘Doyurdum’ diyorsun. Asıl bu millet seni doyuruyor, 80 milyon seni doyuruyor, yüzüne gözüne dursun, o ejder meyvelerinin parasını kim ödüyor! Sen o oyların hiçbirisini helal etmiyorsun!

Bu ülkenin fakir fukarası vergi öder, bunlar vergi ödememek için Man Adası’nda 1 sterline şirket açar. Siz en son konuşacak adamsınız. Çocuğunu yatağa aç yatıran kadın vergi ödüyor, sen 5 kuruş ödemiyorsun.

“YSK’nın tek üyesi var, o da sarayda oturuyor”

YSK pazartesi günü gerekçesini açıklayacaktı. Kim söyledi, sarayda oturan zat söyledi. Çünkü YSK’nın tek üyesi sarayda oturan zat, gerisi çete! Binali Bey meselesine girmek istemiyorum, onu Allah’a havale ediyorum, yolunu yordamını kaybetmiş birisi. Bunlar ne kadar bu işi bilmez, köşeyi dönmeye çalışan varsa belediye başkan adayı yaptılar, biz genç ve namuslu insanları yaptık.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar