Sezai Temelli: “23 Haziran İstanbul seçimlerinde, daha önce yendiğimiz ama yenildikçe doymayan iktidarı bir kez daha yeneceğiz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmelere dair konuştu. Temelli, üç yıl önce 21 Mayıs’ta vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırıldığını hatırlatıp “Tam üç yıl önce bu Meclis, tarihinin belki de en karanlık ve utanç verici kararını aldı. O dokunulmazlıkların kaldırılmasına neden olan fezlekecilerdi. O zamanki fezlekeciler FETÖ’cülerdi. Şimdi yine fezlekeciler var. Sabah akşam fezleke yazarak adeta bir arzuhalci edasıyla yine uydurma fezlekelerle insanların siyaset hakkını gasp etmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

Temelli’nin konuşmasında öne çıkan satır başları şöyle:

“Karamsar tabloyu değiştirecek yegâne güç Türkiye halklarıdır;, işçilerin emekçilerin, kadınların gücüdür. 31 Mart’a giderken Türkiye’nin umudunu büyüten bir seçenek var ettik. Bu Cumhur ittifakını gerileteceğiz dedik, başardık ama türlü marifetlerle 6 arkadaşımız KHK’ler bahane edilerek, 56 meclis üyemiz mazbatalarından mahrum edildi. Kayyumcu zihniyet devam ediyor. Şimdi artık savcılar müdahil olmaya başladı, Tatvan’da olduğu gibi meclis üyesi arkadaşlarımıza soruşturma başlattılar.

Yenildikçe doymayan bu iktidarı İstanbul’da bir kez daha yeneceğiz

Bu haksızlık ve hukuksuzluk karşısında ne yapacağız? Her zaman yaptığımızı yapacağız, nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve mağduriyet varsa, hak hukuk mücadelesi için orada olacağız. 23 Haziran İstanbul seçimlerinde de, bir kez yendiğimiz ama yenildikçe doymayan bu iktidarı İstanbul’da bir kez daha yeneceğiz. 

Bir an önce yeni anayasa çalışmalarına başlayın, hep birlikte demokratik bir anayasa yapalım. Çoğulcu, demokratik bir cumhuriyeti hep birlikte kuralım. Ama çok daha önce toplumsal barış için adım atmalıyız. Terörle Mücadele Kanunu’ndan bir an önce kurtulmamız lazım. Savcıların talimatla yazdığı fezlekelerle bu ülkede demokrasi gelmez. Her alanda özgürlüğü tesis etmemiz lazım.

“19 Mayıs fotoğrafını emeklilik hatırası diye duvara asacaksınız

Tüm ülkede bir hukuksuzluk hüküm sürüyor. Karşımızda bir cumhurbaşkanı mı yoksa partinin genel başkanı mı var, ayırt edemiyoruz. Kendisi de ayırt edemiyor. 19 Mayıs günü de gördük. 19 Mayıs 1919’un yüzüncü yılı Samsun’da kutlandı. Kutlandı mı? 19 Mayıs’ın ruhuna vâkıf olmayanlar, Samsun’a kutlamaya gittiler. Bir de fotoğraf çektirmişler, sanki emeklilik fotoğrafı. Evet, sizi emekli edeceğiz. O fotoğrafı da duvara asarsınız emeklilik hatırası diye. O fotoğrafta Kürtler yok, kadınlar yok, gençler yok.

Türkiye ittifakıymış, yaratmak istedikleri şey tekçiliktir. Ama vazgeçmek yok, karamsarlığa düşmek yok, bizim de fotoğrafımız var. Öyle on kişi, on beş kişi değil, milyonların fotoğrafı var.

“Ülke 90’lardaki tabloyu bir kez daha yaşıyor”

İşkenceciler yine hortladı. Urfa’dan gelen haberlerle bu ülke 90’lardaki tabloyu bir kez daha yaşıyor. Güvenlik güçleri halka zulmediyor. İşe giden insanların servis aracı taranıyor, dört tane işçi yaralanıyor. Kürde zulüm bitmiyor. Kürtlere ‘defol git’ diyen zihniyet hâlâ iş başında.

“Sessizliği yırtalım ki bu tecrit sonlansın”

Tam 195 gündür Hakkâri Milletvekilimiz Leyla Güven açlık grevinde. 21 Kasım’da Nasır Yağız açlık grevine başladı. Cezaevlerinde 300’den fazla tutsak açlık grevlerinin 158’inci gününde… Bütün bu arkadaşlarımın şahsında bir kez daha sesleniyorum; bugün 3000 tutsak açlık grevinde, ölüm orucunda olanlar var. Tüm bu insanların yardımına koşmak yerine cezaevi yönetimi bu insanları darp ediyor, baskı uyguluyor. Böyle bir faşist anlayışla karşı karşıyayız. Gelin hep birlikte bu sessizliği yırtalım, ses olalım ki bu tecrit sonlansın.

Adalet Bakanı’nın da dediği gibi hükümlülerin avukatlarıyla görüşmesi haktır”

Adalet Bakanı’nın da bizzat belirttiği gibi hükümlülerin avukatları ile görüşmesi kanuni bir haktır. Çok güzel güzel bir şey söylemişsiniz. Şimdi gereğini yapın. Avukatlar İmralı’ya gidebilsin ve müvekkilleriyle görüşebilsin. Bu bir haktır, bu hakkın gereği ne ise uygulamada hayata geçsin. Hep söyledik, hukuksuzluk sadece İmralı’da sürmüyor. Tüm ülkede bir hukuksuzluk hüküm sürüyor ve bu hukuksuzluk herkese yeni adaletsizlikler, yeni şiddet getiriyor. Hükümet, iktidar bunun ne denli farkında bilmiyoruz.” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus