Menbiç’te görev yapan ABD’li subay: “ABD, Türkiye’nin PYD/YPG ile ilgili endişelerini anlamalı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD ordusu ve Pentagon’un akademik dergisi Military Review’da çıkan bir makalede, Menbiç örneği üzerinden ABD’nin sahada yaptığı istikrarı sağlama ve yönetimi sivillere devretme çalışmaları ele alınıyor. Makalede ABD’nin, Türkiye’nin PYD/YPG konusundaki endişelerine kulak vermesi gerektiğinin de altı çiziliyor.

ABD ordusu ve ABD Savunma Bakanlığı’nın alanına giren konularda önemli tartışmaların yapıldığı hakemli akademik dergi Military Review’un Mayıs-Haziran sayısında çıkan, Yarbay Peter Brau’nun kaleme aldığı makalede, ABD ordusunun etkin olduğu sahalarda yönetimin sivil otoritelere tesliminde oynadığı roller kapsamında Menbiç örneği ele alınıyor.

Makalede ilk olarak, ABD ordusunun yerel ortakları Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile birlikte yaptıkları operasyonlarla Menbiç’in IŞİD’in kontrolünden nasıl arındırıldığı anlatılıyor. Ardından oluşturulan Menbiç Kent Konseyi’nin, kentte tekrar istikrar ve güvenliğin sağlanması ve yönetimin tekrar sivillere geçmesi konusunda attığı ve atamadığı adımlar detaylandırılıyor. Yarbay Brau, konseyin en büyük talihsizliğinin kentin farklı uluslararası çıkarların arasında kalmış olmasından kaynaklandığını ortaya koyuyor.

“Türkiye’nin operasyonları dengeleri değiştirdi”

Brau, Türkiye’nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarının bölgedeki dengeleri değiştirdiğini ve bu sayede yeni konseylerin ortaya çıktığına dikkat çekiyor. Bölgedeki halkı çok temsil etmese de, Türkiye’nin desteklediği bir konsey olarak ortaya çıkan Azez Konseyi’nin, Menbiç Kent Konseyi’nin etkinliğine bir alternatif olarak kurulduğunu söyleyen Brau’ya göre, ABD ve yerel ortağı SDG’nin Türkiye’nin endişelerini göz önünde bulundurup Menbiç Konseyi’nde, Azez’den daha çok üyenin yer almasına vesile olması gerekirdi. Bu şekilde bölge halkının gözünde “yolsuz” olarak görülen, Azez Konseyi gibi oluşumların varlığına rağmen, Menbiç Kent Konseyi’nin “iyi yönetişim” modeli, istikrarın sağlanması ve sivil yönetimin tesis edilmesi noktasında çok daha iyi model olarak sunulabilecekti.

“Sadece yerel dengeler değil, Türkiye’nin endişeleri de gözetilmeli”

Yarbay Brau’ya göre ABD, Suriye politikasında yerel etkenlerle beraber Türkiye gibi bölgesel ortaklarının endişeleriyle birlikte bütün bir Suriye politikasının amacını da göz önünde bulundurmalı. “Suriye’nin toprak bütünlüğü ile istikrara kavuşturulması”nı ABD’nin Suriye politikasının temel amacı olarak ortaya koyan Yarbay Brau, Türkiye’nin PYD/YPG’yi PKK’dan ayırmayarak terörist olarak değerlendirmesinin, ABD tarafından mutlaka anlaşılması gerektiğini söylüyor.

“ABD, Afganistan ve Irak’ta ne için savaştıysa Türkiye de Suriye’de o sebeple savaşıyor”

Brau makalesinin sonuç bölümünde, Türkiye’nin Suriye’deki mücadelesinin kendi güvenliği için atılmış bir adım olarak görülmesi gerektiğini belirtiyor ve ekliyor:

"ABD, Afganistan ve Irak’ta ne için savaştıysa Türkiye de Suriye’de o sebeple savaşıyor. Bizim ABD olarak, El Nusra Cephesi Suriye’de isim değiştirip yeni bir yapılanmayla sahaya çıktığında onun terörist olduğuyla ilgili fikrimiz değişmediğine göre, Türkiye’nin de PKK’nın bir başka kolu olan PYD/YPG’ye karşı bakışını anlamak bizim için pek zor olmasa gerek." 

Brau makalesini, IŞİD’in tam olarak yok edilmedikçe Suriye’de her zaman bir tehdit yaratabileceğine dikkat çekerek sonlandırıyor. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus