Erdoğan, İstanbul Sancaktepe’de: AKP Genel Başkanı’nın gündeminde Küçükkaya-İmamoğlu görüşmesi vardı

AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, Sultangazi’den sonra çarşamba günü de Sancaktepe’deydi. 31 Mart seçimleri öncesindeki sert siyaset diline yeniden dönen Erdoğan, Ekrem İmamoğlu’nu çok sert eleştirdi, daha önce sözünü hiç etmediği “Pontus” tartışmasını ilk defa kendisi de dile getirdi. Murat Utku’nun izlenimleri. 

Üsküdar’da vapurdan inip metro istasyonuna doğru yürüyorum. Hava yine sıcak, bir büfeden su almak için duruyorum. O sırada büfeci eski bir tanıdığı görüyor, “Oo hoş geldin abi, nerelerdesin?” “Rize’den geldim” diyor beriki, “oy kullanacağım.” Büfedeki ıslak hamburgerlerden sorumlu eleman “Abi ben, evden kalkıp yandaki okula gitmeye üşeniyorum ya, vallahi bravo” diyor bu kez. Büfecilerden bir diğeri “Aşk abi, bu aşk” diyor müstehzi bir ifadeyle, “ampul aşkı” deyip yanındakine göz kırpıyor.

Sancaktepe’ye doğru

“Yeniden İstanbul seçimi”ne dört gün kala şehir dışında olup da oy vermek isteyenlerin dönüşü başlıyor artık. Bir gün önceki Sultangazi mitingiyle yeniden sahalara dönen Erdoğan da, alanı dolduranlara mutlaka sandığa gitmelerini, oy kullanmalarını, sonra da oylarına sahip çıkmalarını öneriyordu.

Sancaktepe seçimi bıçak sırtında

Metroya biniyorum, Üsküdar’dan Çekmeköy’e gidecek, oradan da Sancaktepe’ye geçeceğim. Zira uzun zaman sessiz kalıp televizyondaki münazaranın hemen ertesinde yeniden sahalara dönen Erdoğan’ın ikinci durağı burası. Sancaktepe Belediyesi’nin hemen önündeki alanda mitinge katılanlar Erdoğan’ı bekliyor. İkinci mitingi için Erdoğan’ın Sancaktepe’yi seçmesi de tesadüf değil: Sancaktepe’yi AKP’nin İstanbul’daki tek kadın ilçe belediye başkanı Şeyma Döğücü yönetiyor. Döğücü, Sancaktepe’yi sadece yüzde 2,68 farkla kazanıyordu. Daha açık yazalım: AKP’li Döğücü seçimde yüzde 49,88 alırken, CHP’nin adayı Özgen Nama yüzde 47,20’de kalıyordu. Bu küçük fark Büyükşehir Belediye Başkanlığı için ne anlam ifade ediyor peki? Medyascope olarak mahalle mahalle incelediğimiz 31 Mart sonuçlarına göre Sancaktepe’de Yıldırım yüzde 50,18, İmamoğlu ise yüzde 47,64 oy yazıyordu hanesine. İmamoğlu ve Yıldırım arasında bu ilçedeki oy farkı sadece 2,54. Farkın bu kadar düşük olması, Yıldırım’a giden oyların İmamoğlu’na gitmemesi için bu mitingin gerekli olduğunu düşündürüyor. Nitekim Erdoğan’ın İstanbul’daki ikinci durağı burası oluyor. 

Miting alanında çocuklar

Miting alanına yürürken yolun kenarına park etmiş çok sayıda ambülans dikkat çekiyor. Erdoğan’ın her mitinginde olduğu gibi burada da çift aşamalı güvenlik kontrolünden geçmek gerekiyor, son aşamada X-Ray cihazlarıyla çantalar kontrol ediliyor. Ellerinde AKP flamaları olanlar durduruluyor, parti simgeli flamalar toplanıyor. “‘Niye?’ diye soruyor biri”, polis cevap veriyor: “Cumhurbaşkanlığının toplantısı ya o yüzden.” Tıpkı bir gün önce Sultangazi’de olduğu gibi bu açık hava toplantısı da “toplu açılış töreni” olarak duyuruluyor. Başlangıçta yine Tayyip Erdoğan’ın 1994’te belediye başkanı seçildiği günden bugüne kadar yapılan çalışmalara yer verilen bir tanıtım filmi gösteriliyor. O sırada gözetmenleri eşliğinde 15-20 çocuk ellerinde bayraklar ile kalabalığa karışıyor. Ardından da formalarının üzerinde Sancaktepe Belediyesi Spor Okulları yazan bir grup çocuk daha. Sancaktepe Belediye Başkanlığı önündeki alan yavaş yavaş doluyor. Meydanda toplananlar ekseriyetle toplumun muhafazakâr kesimini temsil ediyor. 

Erdoğan gecikince Livaneli’den şarkılar

Otobüsten ünlü bir Zülfü Livaneli şarkısı çalınıyor, en bilinenlerden: Gözlerin. Sonra da Yeni Türkü’nün Telli Turna’sı. Her ikisi de enstrümantal versiyonlarıyla. 

Otobüsün üstüne önce bir sunucu çıkıyor. Üzerinde Cumhurbaşkanlığı ambleminin bulunduğu kürsüden, “Önce oyları çaldılar, sonra soruları çaldılar” diyor iktidar yanlısı basında yer alan İsmail Küçükkaya-İmamoğlu buluşması haberlerine atıfla. Başlangıçta mitingin saat 14’te başlayacağı duyuruluyor. Kürsüye çıkması geciktikçe kalabalığın içinde homurtular başlıyor. Birisi “Reis nerede, reis?” diye bağırıyor. Erdoğan otobüsün üzerinde göründüğünde saatler 15.35’i gösteriyor, bir buçuk saat gecikmeyle başlıyor konuşmasına. Sonra önce İlçe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü’den sitayiş ile bahsediyor, ardından açılışı yapılan tesisleri sayıyor. Sonra yine “Hadi 20 yıl önceki Sancaktepe’yi hatırlayalım” diyor, gelinen noktadan bahsediyor. İsim vermeden başlıyor yine İmamoğlu’nu eleştirmeye. “Acemi” diyor, “boş konuşuyor” diyor, “mugalataya bu milletin karnı tok” diyor. Konuşmanın üzerinden 10 dakika geçmeden alan yine ufaktan boşalmaya başlıyor. Erdoğan, “CHP çöptür, çukurdur, çamurdur” diyor. Yine “hanımlara” çok iş düştüğünü söylüyor. 16 yıldır içeriden ve dışarıdan gelen saldırılara, darbelere, krizlere siyaset mühendisliklerine, “Zulüm 1453’te başladı” diye duvarlara yazı yazan birtakım insanları eleştiriyor yine. 

Erdoğan Pontus meselesini ilk kez telaffuz etti

“Seçimin neticesine en çok sevinenler arasında Yunanlılar vardı” diyerek halk arasında “Pontus tartışmaları” olarak bilinen meseleye giriyor bu kez. Sultangazi’de değinmediği bu meseleyi burada gündeme getiriyor. Sonra Mursi’nin 17 Haziran günü ölmesini hatırlatıyor, “Pazar günü Sisi mi diyeceğiz, Binali Yıldırım mı diyeceğiz?” diye soruyor. Kitle pek anlamamış olacak ki, tepkisiz kalıyor. Sonra Mısır hükümetini eleştiriyor. 

“Çaldılar” konusuna yine giriyor, “Bu söz hukuki değil, siyasidir” diyor. CHP’yi, oyların tamamının sayılmasına izin vermediği için seçimlerin yenilenmesinin müsebbibi olarak gösteriyor. 

“Bakın burası çok önemli”

“Bakın burası çok önemli: 39 ilçenin 25’ini biz aldık” diyor Erdoğan, sözünün başlangıcında kullandığı ifade Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı hatırlatıyor. Seçiminin tekrarının neden haklı olduğunu anlatıyor. Sandık kurullarının oluşumunu, kurullarda memur yerine bankacıların yer almasını seçim tekrarının gerekçesi olarak gösteriyor. 

Demirtaş’ın desteği

Aslında söyledikleri bugüne kadar AKP’li yetkililerin ve aday Binali Yıldırım’ın daha önce söylediği sözlere çok benziyor. CHP’nin genel başkanının, il başkanının ortada görünmemesini, Selahattin Demirtaş’ın desteğini de eleştiriyor. “İYİ Partililer, Saadet Partililer terör örgütlerinin desteklediği adaya oy verecekler mi?” diyerek ses tonunu yükseltiyor. 

Küçükkaya-İmamoğlu buluşması

Televizyon programının moderatörü gazeteci İsmail Küçükkaya ile İmamoğlu’nun The Marmara otelinde buluşmasını “densizlik ve ahlaksızlık” olarak niteliyor. İktidar yanlısı basının manşetlerini bu kez meydanlarda dile getiriyor.

“Beka” demeden bekadan söz etmek

Bu şehrin 23 Haziran seçimlerini 1453’ün rövanşı haline getirenlere sandıkta seçmenin Osmanlı tokadı indireceğini öne sürüyor. Bu nedenle seçmeni 23 Haziran’da sandığa davet ediyor, “Bu yalancılara İstanbul’u teslim edemeyiz” diyor. 

Tayyip Erdoğan, seçime kısa bir süre kala, hem sesini yükseltiyor, hem de eleştiri dozunu artırıp, 31 Mart öncesi diline sert bir şekilde dönüyor. Sonra Erdoğan otobüsün tepesinden alandakilere çay atıyor, miting böyle sona eriyor. 

Taşımalı miting

Mitingden çıkanlar arasında Pendik’ten, Ümraniye’den ve bazı diğer ilçelerden otobüslerle getirilenler var. Onlar da geri dönüş için kendilerini getiren otobüslere binip alandan ayrılıyor. 

Diğerleri ise benim gibi minibüslere, belediye otobüslerine biniyor. Trafik tıkalı. Zira Erdoğan’ın miting yaptığı alanın az ilerisinde bu kez Ekrem İmamoğlu’nun düzenlediği halk buluşması var. Seçim dolu dizgin yaklaşıyor. 

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar