Murat Utku’nun, Erdoğan’ın kampanya faaliyetlerinden izlenimleri: Merkez sağ taban giderek AKP çevresinden uzaklaşıyor

İstanbul seçimi için yeniden sahaya inen AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Bahçelievler’deydi. Ağırlıklı olarak muhafazakâr bir kitlenin dinlediği Erdoğan’ın dilinin sürçmesi dikkatlerden kaçmadı. Erdoğan’ı İstanbul kampanyasının üçüncü gününde de Murat Utku izledi. İşte Erdoğan’ın seçim çalışmasından yansıyanlar:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultangazi ve Sancaktepe’nin ardından bu kez Bahçelievler’de. Partisi ve partisinin adayı Binali Yıldırım açısından yine kritik bir ilçede. Neden mi? Zira Bahçelievleri’i 31 Mart gecesi AKP’nin adayı Hakan Bahadır yüzde 49,89 ile kazanıyor ama rakibi CHP’li Mehmet Ali Özkan’ın nefesini hemen arkasında hissederek. Zira, Özkan yarışı yüzde 45,23 oy alarak yaklaşık dört buçuk puan ile geride bitiriyor, yarış nefes kesiyordu. Yine Büyükşehir Belediyesi yarışı da kıran kırana bir rekabet ile geçti, İmamoğlu Bahçelievler seçmeninden yüzde 46,87 oy alıyordu, rakibi Binali Yıldırım’ın oy oranı da yüzde 50,48’di. 

Hassas dengeler, muhafazakâr hassasiyetler

Erdoğan bu aşamada yine hassas dengeleri gözetiyor ve Bahçelievler seçmenini yine Yıldırım’a yöneltmek için çaba harcıyor. Bu defa mitingin adresi Bahçelievler Belediyesi Hasan Doğan Spor Kompleksi’nin hemen yanındaki alan. Bir önceki güne göre mitinge katılanları yağmurlu, yağmadığı zaman ise bulutlu bir hava bekliyor. Bu nedenle miting alanına gelenlere Çin malı tek kullanımlık naylon yağmurluk dağıtılıyor, yanında da iki çeşit şapka. 

Öğleden sonra saat 2’de başlayacağı söylenen toplantı saat 3 buçuğu gösterdiğinde hâlâ başlamıyor. Kürsüdeki sunucu Erdoğan’ın otobüsünün önünün büyük kalabalıklar tarafından sürekli kesildiğini bu nedenle geciktiğini duyuruyor. 

“Tarikatlar bu seçimde ne yapacak?” sohbeti

Bütün mitinglerde çalan müzikler burada da çalıyor, bir farkla, Zülfü Livaneli’nin “Gözlerin” adlı şarkısının enstrümantal versiyonu hariç. Yanımdakilerden biri sıkılmış olacak, “Başka kaset yok mu yav?” diye söyleniyor. Derken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın otobüsü alana giriyor. Yanımda bu sırada hararetli bir tartışma dönüyor: Süleymancılar AKP’ye oy verecek mi, vermeyecek mi? İçlerinden birinin kanaati vermeyecekleri yönünde, kendi ailesinden örnek veriyor, “Bizden dört oy gitti” diyor. 

Siyasal merkezden muhafazakâr tabana

Erdoğan’ın 23 Haziran seçimine bir hafta kala başladığı seçim çalışmalarında üst üste takip ettiğim üçüncü miting bu. Sultangazi, Sancaktepe ve Bahçelievler. Üçünde de benzer bir izlenime sahibim: Erdoğan’ın kitlesi artık eskisinden daha fazla muhafazakâr topluluklardan oluşuyor, merkez sağ taban giderek AKP çevresinden uzaklaşıyor. Bunu insanların kılık kıyafetlerinden tutun, az önce örneğini verdiğim diyalogda da olduğu gibi kendi aralarındaki sohbetlerden de anlamak mümkün. 

Erdoğan’ın dili sürçünce… 

Erdoğan, İBB’nin Bahçelievler’de inşa ettiği tesisleri tek tek sayıyor. Binali Yıldırım’ın, bugüne kadar yapılan yatırımları sürdüreceğini belirtiyor. Dili sürçüyor, “Cumhur İttifakı’nın terör örgütleri tarafından desteklendiğini” söylüyor. Sonra hiç böyle söylememiş gibi “Millet İttifakı” diye iddialarına devam ediyor. Küçükkaya- İmamoğlu görüşmesini yeniden gündeme getiriyor. Bunların belgelerinin kendilerinde olduğunu iddia etmeye devam ediyor. “CHP’nin adayının” diyor, “Kendisinin ismini vermeye gerek yok, Sayıştay Beylikdüzü Belediyesi’nde 2016 yılı itibarıyla 11 adet usulsüzlük tespit etti.” 

“‘Çaldılar’ ifadesi hukuki değil siyasidir”

Toplanan kitleyi seçim tekrarının lüzumuna ikna etmeye çalışıyor, “Çaldılar” diyor, “milli irade hırsızları” diyor. Nihai mazbatanın YSK tarafından verildiğini, İstanbul Seçim Kurulu’nun verdiği mazbatanın YSK tarafından geri aldığını söylüyor. Verilerin kopyalanmasına getiriyor lafı bu sefer. Veri kopyalamanın FETÖ metodu olduğunu iddia ediyor. İsrafa ve İBB tarafından vakıflara aktarılan kaynaklara geliyor sıra, İmamoğlu’nun vakıflar ile gönül köprülerini yıkmak istediğini iddia ediyor. Valiye galiz hakaret ettiğini, valiye hakaretin cumhurbaşkanlığına ve millete hakaret demek olduğunu söylüyor. 

Bütün partilerin seçmenine çağrı

CHP, HDP ve Saadet Partililer’e sesleniyor: “Böyle bir adam İBB’nin başına getirilebilir mi?” Meclisin büyük bir çoğunluğunun AKP’li olduğunu, dolayısıyla sadece bir “vitrin süsü” olacağını öne sürüyor. Ahmet Kaya’nın şarkısından alıntı yapıyor: “Nereden baksan tutarsızlık”. Kılıçdaroğlu ve Kaftancıoğlu’nun sahaya çıkmamasını eleştiriyor. 

Mısır yönetimine de eleştiri

Sözü Mursi’ye getiriyor, “CHP zihniyetinin, kendisinin sonunun da Mursi gibi olacağını ifade ettiğini” öne sürüyor. Ardından Mısır yönetimini eleştiriyor, “Zalimler için yaşasın cehennem” diye bağırıyor kürsüden. 

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar