Meksika-ABD sınırında Aylan Kurdi’yi hatırlatan görüntüler: Baba ve kızı nehirde boğuldu

Mültecilerin göç etmeye çalışırken yaşadıkları zorluklar, gözetim merkezlerinde kalabalık içerisinde sağlığa uygun olmayan şartlarda tutulmaları ve sınırları geçmeye çalışırken hayatlarını kaybetmeleri…

Meksika-ABD sınırı da kalın bir duvar gibi on yıllardır mültecileri göç yollarında çok zorluyor ve mültecilerin hayatlarını tehlikeye atıyor.

Orta Amerika ülkeleri Honduras, El Salvador ve Guatemala’da şiddetten, yoksulluktan ve yozlaşmış yönetimlerden kaçıp ABD’ye gitmeye çalışan mültecilerin Meksika’da durdurulmaları onların hayatlarını tehlikeye atan yollardan ABD’ye geçmeye çalışmalarına sebep oluyor.

Óscar Alberto Martínez Ramírez ve kızı Valeria, mültecilerin karşı karşıya oldukları tehlikeyi gözler önüne seren can yakıcı bir örnek.

Pazartesi günü El Salvadorlu mülteci 26 yaşındaki Martínez Ramírez ile henüz 23 aylık kızı Valeria’nın cansız bedenleri Rio Grande nehrinde, Matamoros Meksika yakınlarında ABD’nin Teksas eyaletindeki Brownsville şehrinin karşısında sahile vurmuş halde bulundu. Küçük Valeria ve babasının cansız bedenleri nehir üzerindeki uluslararası köprüye sadece bir kilometre uzaklıktaydı.

La Jordana gazetesi muhabiri Julia Le Duc’a göre, Martínez Ramírez kızı ile birlikte pazar günü Matamoros’a geldi. ABD’ye iltica etmek istiyordu. Muhabirin aktardığına göre, iltica başvuru sürecinin başlamasının bile haftalar alacağını fark eden Martínez Ramírez, Rio Grande nehrini yüzerek geçip ABD’ye ulaşmaya karar verdi. Le Duc Guardian’a yaptığı açıklamada, Martínez Ramírez’in önce Valeria ile birlikte yüzerek nehrin ABD kıyısına geçtiğini, kızını orada bırakıp eşini almak için döndüğünü, o bıraktıktan sonra suya giren küçük Valeria’yı kurtarmaya çalışırken birlikte akıntıya kapılarak boğulduklarını anlattı.

El Diario de Hoy’a konuşan kız kardeşi Wendy, Martínez Ramírez’in nisan ayında evini terk ettiğini söyledi. İki ay Tapachula şehrinin güneyinde bekledikten sonra Meksikalı yetkililerden korkan aile sınıra doğru ilerlemeye karar vermiş. Bu kararlarında Trump’ın gümrük vergilerini artırma tehdidiyle Meksika’yı sınır ve göç politikalarında baskı altına alması etkili olmuş.

Martínez Ramírez’in kuzeni Enrique Gómez, cenazelerin memleketlerine getirilmesi için El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele’ye Twitter’dan ulaşmaya çalıştı. Bukele’nin ofisinden yetkililer, Gómez’in kendilerine ulaşmasını söyledi ve ülkeye iade işlemlerinin başlatılacağı sözünü verdi.

Bu yıl içerisinde onlarca insan, kar erimelerinin rekor seviyeye ulaşması sebebiyle 20 yıldır en yüksek debiye ulaşan Rio Grande nehrini geçmeye çalışırken hayatını kaybetti.

Haberde belirtildiği üzere, Rio Grande nehrinin tehlikesini bilen yerel aktivistler nehri geçmeyi deneyecek mültecileri uyarıyor. Buna rağmen ABD’nin ülkelerine kabul ettiği mültecilerin sayısının dramatik bir biçimde düşmüş olması mültecileri tehlikesine rağmen bu yola sevk ediyor.

Trump yönetiminin sıkı göçmen politikasına göre, ABD’ye iltica etmek isteyen mülteciler, aylar belki de yıllar süren resmi işlemler sürecinde Meksika’da tutuluyor. Ülkelerindeki çok zorlu hayat şartlarından kurtulmak amacıyla yollara dökülen mültecilerin Meksika’da da zorlu şartlarda, gözetim merkezlerinde aylarca kalmaları gerekiyor. Mülteciler bu şartlar altında aylarca beklemektense daha uzak ve tehlikeli rotaları deneyerek ABD’ye geçmeye çalışıyor.

Pazar günü de Anzalduas Park’ta, güneş çarpmasından üç bebek ve bir kadın hayatını kaybetti. Bu ayın başlarında 6 yaşındaki Hindistanlı bir çocuk Arizona’da yüksek hava sıcaklığı sebebiyle canından oldu. Honduraslı üç çocuk ve bir yetişkin de geçe nisan ayında karşıya geçmek için bindikleri bot Rio Grande nehrinde alabora olunca ölmüştü.

Meksika gazetelerinde küçük Valeria ile babasının sahile vurmuş cansız bedenlerinin fotoğrafı yer aldı ve bu fotoğraf 2015 yılında Yunanistan’ın Kos adasına varmaya çalışırken Ege Denizi’nde boğulan 3 yaşındaki Suriyeli Kürt Aylan (Alan) Kurdi’yi hatırlattı. Aylan Kurdi’nin hayatını kaybettiği dönemde mültecilerin içerisinde bulundukları zorlu koşullar ve karşı karşıya kaldıkları tehlike ile ilgili bir kamuoyu oluştuysa da göç ve sınır politikalarında mültecilerin lehine hiçbir değişiklik olmadı.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar