Kemal Kılıçdaroğlu: “Cumhurbaşkanının tarafsızlığı için referanduma gidelim”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında  konuştu. Konuşmasına Sivas katliamında hayatını kaybedenleri anarak başlayan Kılıçdaroğlu’nun öne çıkan mesajları şöyle:

“Bugün 2 Temmuz. Madımak olaylarına gelmek istiyorum. Güzel Türkiye için umudu beslediler. İnsanlar diri diri yakıldı, bunu unutmayacağız. Bir insanı beğenmeyebilirsiniz, düşüncesini, inancını hatta kimliğini beğenmeyebilirsiniz. Ancak bir insanı öldüremezsiniz. Kin ve öfke insana yakışmaz, geçmişteki hataları ileriye taşımayacağız”.

“Ergenekon’un tamamının yalan olduğu mahkeme kararı ile ortaya çıktı”

“Türkiye önemli günler yaşıyor. 2007’de Ümraniye’de bir çatıda bulunan el bombaları ile Ergenekon ve Balyoz davası başladı. Ne oluyordu Türkiye’de? Bulunan el bombasından orduya, aydınlara, gazetecilere operasyon yapılıyordu. 12 yıllık üretilen yalan 2019’da çöktü. Tamamının yalan olduğu mahkeme kararı ile sabit oldu. Bu süreçte 60 bin kişinin telefonu dinlendi, 3 bin kişi hakkında takip yapıldı, 588 kişi hapse atıldı, yedi kişi ifadesini vermeden öldü, yedi kişi kanser oldu, Genelkurmay Başkanı terörist diye hapse atıldı. Toplumun belleği unutmasın diye anlatıyorum bunları.”

“O davaların savcısı olmaktan memnun musun?”

“12 yılda bu ailelerin çektiklerinin hesabını kim verecek? Ali Tatar’ın, Erhan Göksel’in, Kuddusi Okkır’ın, Türkan Saylan’ın hakkını kim verecek? 82 milyon için hak, hukuk ve adalet istiyoruz. Mehmet Haberal dünyanın en önemli doktorlarından biri. Hapiste tutuldu. Tuncay Özkan altı yıl hapiste tutuldu. Ben sık sık tekrar ederim, Türkiye’de kimsenin can ve mal güvenliği yok. Genelkurmay başkanını terörden alıyorsa, vatandaşı da alır. Bütün bu süreç yaşanırken arkasında siyasi güç vardı. Bu karardan sonra, o davaların savcısı olmakta memnun musun, yoksa hicap mı duyuyorsun? Ya da geriye dönüp ‘Bizi kandırdılar’ mı diyeceksin?”

“Demirtaş, Önder hangi gerekçeyle içeride?”

“Şimdi yargı reformundan söz ediyorlar. Bu, ülkede adalet olmadığını gösteriyor. Sayın bakan, ‘Yargılamaların makul sürede tamamlanmasıdır amacımız’ diyor. 12 yıl sonra ‘Pardon’ dediniz, bir daha benzeri olmasın. Getireceğiniz adalet paketinde Eren Erdem’in çıkacağına söz veriyor musunuz? Boşu boşuna yatıyor Eren Erdem. FETÖ’cü diyorlar, FETÖ aleyhine kitap yazmış. Gizli tanık ‘Senin vergi borçlarını sileriz’ dediklerini söylüyor mahkemede.

Sadece Eren Erdem değil, Osman Kavala, Sırrı Süreyya Önder, Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Selahattin Demirtaş hangi gerekçe ile içeride? Cumhurbaşkanlığı adaylığı için YSK’ya başvuruyor, engel yok deniyor. Seçime giriyor ama hapiste kalacak diyorlar. Vicdan sahibi, adaleti isteyen herkese sormak istiyorum, bir kişi cumhurbaşkanı olabiliyorsa hapiste ne işi var?

Bu garibanların hakkını, hukukunu kim savunacak? Hiç kimse merak etmesin onların hakkını, hukukunu Kemal kardeşleri savunacak. Barış bildirisine imza atanlar, akademide hoca bunlar. Olabilir, beğenmeyebilirsin, eleştirirsin. Akademisyenler, Cumhuriyet yazarları neden hapiste?”

“Bizimkilerde ne defter var ne kalem”

“Trump’la görüşmede Amerikan heyeti not tutmak için hazır, bizimkilerde ne defter var ne kalem. Trump da diyor ki ‘Bu arkadaşlarla Hollywood’da çok güzel film çevrilir’. Trump’ın talimatı ile papazı serbest bıraktılar. AK Partili kardeşlerime sesleniyorum, Trump’ın telefonu ile iş yapacaksın, bunun adı adalet midir?”

“Canan Kaftancıoğlu, Meral Akşener, Şule Çet, ODTÜ öğrencileri…”

“İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu’nu, başarılı bir insan olduğu için altı yıl önce attığı  tweet’ler nedeniyle yargılamaya kalkıyorlar. Meral Akşener, onurlu, gururlu bir kadın. FETÖ soruşturması açıyorlar ve gizlilik kararı koyuyorlar. ‘Ne gizliliği kardeşim, gelirim aslanlar gibi ifademi veririm’ diyor. Kesinleşmiş yargı kararları var, gereği yapılmıyor. Şule Çet var, bir babanın evladına tecavüz ediliyor, 20. kattan atılıyor. 20. kattan atanların gücü var. Hakkını aramaması için baskı kuruyorlar.

ODTÜ öğrencilerini mezuniyet töreninde hükümeti eleştirmesinler diye gözaltına aldılar. Niye? Protesto etmesin diye. Sorunca, ihbar üzerine yaptıklarını söylüyorlar. O zaman mezuniyet töreninden sonra neden bıraktınız? Adalet herkes için olmak zorundadır.”

“Baktılar yeni parti kurulacak, ‘saraya transfer edeyim’ diyor”

“Et tüketimi Türkiye’de düşmüş. Saraya bakalım, Ali Baba’nın çiftliği gibi, her şey var orada. Yüksek İstişare Kurulu neyi istişare edecek? Cemil Çicek var, Bülent Arınç var. Baktılar ki yeni parti kurulacak, ‘saraya transfer edeyim’ dediler. Yüzünüze gözünüze dursun aldığınız para, neyin istişaresini yapacaksınız? İstişare yapacaksan Ekonomik Sosyal Konsey var. Orada istişare et. 13 bin aylık 18 bin TL’ye çıkarılıyor. Bülent Bey bu tartışmayı yapanlara ‘edepsiz’ deme cüretini gösteriyor. Sen dönüp vatandaşa edepsiz diyemezsin, diyen insan dönüp aynaya bakacak. Senin aldığın emekli aylığını da vatandaş veriyor. Vatandaş bu soruyu sormazsa zaten o ülkede demokrasi yok demektir. ‘Ben vergi veriyorum’ diyor. Suyu açarken beş çeşit vergi veriyoruz, kefen alırken para ödüyoruz. Edep yahu, edep. Edep nedir, edepli olmak nedir bilir misin sen?

Türkiye’yi bu anlayış yönetiyor. Tıpkı EYT’lilere ‘türediler’ denmesi gibi. Sen kimin parası ile karnını doyuruyorsun? ‘Tek adam rejimini kuralım, Türkiye’yi uçuralım’ demişti. Evet, Türkiye uçuyor ama yokuş aşağı. Freni patlamış bir kamyonda 82 milyon yokuş aşağı gidiyoruz. Hazineyi emanet ettiği damat başka âlemlerde, başka dünyalarda. Erdoğan ‘Bana yetkiyi verin görün’ diyordu. Yetkiyi aldın. Ne oldu? Büyüme oranı düştü, milli gelirimiz 66 milyar dolar düştü, kişi başına gelir 9 bin 632 dolara düştü, TBMM’nin çalışma kapasitesi düştü, asgari ücret enflasyon karşısında eridi, Türkiye’nin dünyadaki itibarı düştü.

Peki, neler yükseldi? Faizler arttı. 82 milyon tefeciye çalışıyor. İşsizlik arttı, 8,5 milyon işsiz var. Esnaf için gecikme faizi arttı. Esnaf, sanayici, çiftçi vergilerini ödeyemiyor. İç ve dış borçlar arttı. İntihar, fuhuş ahlaksızlık, uyuşturucu kullanımı arttı. Yolsuzluk dolandırıcılık arttı. Sarayın lüksü arttı. Tabii itibar. Japon imparatorunun saygınlığı mı, senin itibarın mı iyi? Oturup itibarını düşünsün. Açlık sınırı arttı. Tek adam rejiminin Türkiye’ye getirdikleri bunlardır. Her şeye zam geliyor.”

“Ülkücü kardeşim, Bahçeli’yi ara, o da esnafın derdini dile getirsin”

“Kırşehir’de bir emekli kardeşim şu sorunumuzu dile getir dedi. Emekli kardeşim senin sorunlarını en çok dile getiren CHP. Seni perişan eden iktidara neden oy veriyorsun? Sen de düşün. Ülkücü bir esnaf kardeşim, ‘Perişanız, bizim derdimizi dile getirin’ dedi. ‘Ben senin derdini dile getireceğim ama sen Bahçeli’yi de bir ara, o da esnafın derdini dile getirsin’ dedim kendisine. Tank Palet Fabrikası’nı Katarlılar’a sattık, Bahçeli ona bile ‘çok iyi’ diyor, ona bir söyle bakalım.”

“Partili cumhurbaşkanı tarafsız olamaz”

“Cumhurbaşkanının tarafsız olması gerekir. Cumhurbaşkanı tarafsız olmazsa devletin sigortası olmaz. Cumhurbaşkanı bir anlamda devletin akil insanı demektir.

Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlık yemini etmesi gerek. Namusun ve şerefin üzerine tarafsızlık yemini ediyor. Namus ve şeref bizim için en önemli kavramlar. Devletin en tepesinde partinin başkanı olmaz. Cumhurbaşkanının 82 milyon vatandaşı kucaklaması gerek. Cumhurbaşkanının devlet başkanı sıfatı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğini temsil etmesi gerek. Partili cumhurbaşkanı devletin birliğini temsil edemez. Cumhurbaşkanı tarafsız olduğu için başkomutan olur. Cumhurbaşkanı tarafsız olduğu için hâkim tayin eder. Bir partinin genel başkanı AYM’ye üye mi seçer? O zaman siz ‘Yargı bağımsızdır’ diyemezsiniz. Türkiye’nin çivisi çıkmak üzere, adalet, hukuk kalmadı, başvurulacak yer kalmadı. 

Anayasa maddelerini getir değiştirelim. Bütün siyasi partilere, bütün kesimlere tarafsız olacaksın. Ben tarafsızım diyeceksin. Bu şuna benziyor, iki takım sahaya çıktığında karşılaşmayı tarafsız hakem yönetir. Senin takımının kaptanı maçı yönetecek, bu adil bir maç olur mu? Benim söylediğime inanmıyorsan referandum yapalım, ezici çoğunluk cumhurbaşkanı tarafsız olsun diyecektir. Devletin bütün imkanlarıyla çıkıyorsun, parti faaliyeti yapıyorsun. Olmaz kardeşim, tarafsız olacaksın.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus