Kadir Has Üniversitesi araştırmasından çarpıcı sonuçlar: Halka göre “S-400 füzeleri alınmalı”

Kadir Has Üniversitesi “Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması”nın sonuçlarını yayımladı. Araştırmaya göre, Türkiye kamuoyunun en önemli dış politika sorunu ABD ile ilişkiler. Tehditlere ve yaptırımlara rağmen kamuoyu yüzde 44 oranında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri alınmasını destekliyor. AKP seçmeni S-400 alımını yüzde 49,6 oranında desteklerken, en düşük oran yüzde 29,7 ile HDP seçmeninde.

Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın koordinasyonunda, Prof. Dr. Sinem Açıkmeşe, Prof. Dr. Mitat Çelikpala, Soli Özel, Dr. Cihan Dizdaroğlu ve M. Gökcan Kösen tarafından hazırlanan çalışmanın saha araştırması, 27 Mayıs-20 Haziran 2019 tarihlerinde Türkiye’nin nüfus yapısını temsil eden 26 ilde 18 yaş üstü bin kişi ile yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi. Saha araştırmasında Türkiye kamuoyuna ülkenin dış politikasına yön veren gelişmeler hakkında sorular soruldu. Sorulara verilen cevaplar kamuoyunun tercihlerini ortaya çıkarıyor.

Bu araştırma beş yıldır yapılıyor. Bu yıl ankete yeni sorular da eklendi. Ankete katılanlara son seçimde kime oy verdikleri soruldu. Bu sonuç seçim sonuçları ile karşılaştırılarak örneklemin Türkiye gerçekliğine uygunluğu tespit edildi. Buna göre örneklem Türkiye gerçekliğine uygun.

Ocak ayında sonuçları açıklanan Türkiye sosyal-siyasal eğilimler araştırmasında tespit edilen kişilerin kendilerini dindar ve muhafazakâr olarak tanımlamalarındaki düşme trendinin devam edip etmediğini görmek açısından bu anket çalışmasında da katılımcılara kendilerini siyasal olarak nasıl tanımladıkları soruldu. Buna göre kendilerini siyasal açıdan “dindar ve muhafazakâr” olarak tanımlayanların oranındaki düşme eğilimi devam ediyor. Kendilerini milliyetçi ya da cumhuriyetçi-Kemalist olarak tanımlayanlarda ise artış var.

Bu sene anket çalışmasında ilk defa bilgi ölçücü sorular da sorularak katılımcıların dış politika bilgisi ölçülmeye çalışıldı. Katılımcıların gündemde olan dış politika konularını bilip bilmedikleri tespit edilmeye çalışıldı. Buna göre katılımcıların yüzde 37,4’ü S-400 hava savunma sistemlerini hiç duymamış, konu ile ilgili bilgiye sahip değil. F-35’i hiç duymayanların oranı ise, yüzde 41,1. YPG/PYD yüzde 56,5 oranında terör örgütü olarak nitelendiriliyor.

Araştırma sonuçlarını açıklayan Prof. Dr. Mustafa Aydın, ÖSO’nun kamuoyu tarafından yüzde 35,7 oranında Özgür Suriye Ordusu olarak bilinmesini ilginç bulduğunu belirtti. Gümrük Birliği’nin bilinmemesi de Türk dış politikası anlamında AB konularından ne kadar uzaklaşıldığını gösteriyor.

Son dönemde Türk dış politikasının en önemli meselesi: ABD ile ilişkiler

Anket sonuçlarına göre, Türk dış politikasının en önemli meselesi yüzde 20,6 ile Türkiye-ABD ilişkileri, yüzde 18,3 sınır ötesi terör ile mücadele. Üçüncü sırada da Suriye’deki iç savaş yer alıyor. Geçen yıl Suriye sorunu yüzde 26 ile birinci sırada, ABD ile ilişkiler yüzde 9,6 ile dördüncü sırada iken şu anda ABD ile ilişkiler Suriye sorununun bile önüne geçmiş durumda.

Çalışmada gelecek 10 yılda Türkiye’nin karşı karşıya kalacağı dış politika sorunları da soruldu: Sınır aşan terörizm yüzde 60 oranıyla birinci sırada. Onu Suriye’de savaş, Ortadoğu’da silahlı çatışmalar izliyor.

Prof. Dr. Mustafa Aydın, dünyada yapılan benzer bir araştırmadan bahsederken sözkonusu araştırmanın sonuçlarına göre, siber güvenlik, iklim ve Çin’in yükselişi konularına odaklanılıyor.

Türkiye bir İslam ülkesi olarak görülüyor

Türkiye’nin yüzde 33 oranla İslam ülkesi olarak görülmesinin yanı sıra, yüzde 28,5 oranında “kendine has bir ülke” olarak tanımlanması dış politika davranışlarının açıklanması hususunda da önemli bir veri.

Türkiye’de dış politikanın yapım sürecine en çok etki eden kişi yüzde 72,2 oranıyla cumhurbaşkanı olarak görülüyor. Dış politika yapım sürecine en çok etki eden kurum ise yüzde 62,9 oranıyla dışişleri bakanlığı olarak görülüyor.

Daha etkili bir Türk dış politikası için yüzde 62 oranında diğer ülkelerle siyasetin kuvvetlendirilmesi gerekliliği vurgulanıyor.

“Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktu” düsturunun yansıması

Türkiye’nin dostları olarak görünen ülkelerde ilk altıda Türki Cumhuriyetler ve KKTC yer alıyor.

Batı ülkeleri Türkiye’ye dost olarak görülmüyor. Tarihsel olarak dost ülkeler kategorisinde yer almayan Yunanistan dahi “dost ülkeler kategorisinde” Almanya, İngiltere, ABD ve Fransa’dan daha üst sıralarda yer alıyor. Rusya da yüzde 67,1’lik oranla Türkiye’nin dostu olarak görülmüyor.

Türkiye’ye tehdit oluşturan devletler: ABD ve İsrail ilk iki sırada

Türkiye için birçok ülke tehdit olarak görülüyor. Bunların içerisinde yüzde 34’lük oranla Hindistan bile var.

Türkiye’nin dış politikasını yürütürken en yüksek oranda Azerbaycan ve Türki Cumhuriyetler ile işbirliği yapması isteniyor. Türkiye’nin dış politikasını tek başına yürütmesi gerektiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 15,6.

Türkiye’nin birinci olarak Ortadoğu’da, ikinci olarak da Avrupa’da daha aktif bir dış politika yürütmesi gerektiği düşünülüyor. Prof. Aydın, Avrupa’da daha aktif politika yürütme isteğinin Avrupa’dan uzaklaşıyoruz algısına bir tepki olduğu yorumunu yaptı.

“İktidar kendi gündemiyle kamuoyunu yönlendirme gücüne sahip”

Yabancı ülkelerde askeri üsler kurulmasını destekleyenlerin oranı yüzde 49,6. AKP’ye oy verenlerin yüzde 63,9’u, MHP’ye oy verenlerin ise yüzde 60,2’si yabancı ülkelerde asker bulundurulmasını, askeri üs kurulmasını destekliyor. Prof. Aydın, bu sonucun iktidarın kendi gündemiyle kamuoyunu yönlendirme gücüne sahip olduğunun göstergesi olduğunu belirtti.

Türkiye yüzde 56,5 oranıyla bölünme tehlikesi altında görülmüyor

Genel olarak, hükümetin dış politika başarısının Ahmet Davutoğlu dönemi sonrasında yükseldiği düşünülüyor. Fakat bu yükseliş eğilimi halka göre bugün dramatik olarak tersine dönmüş durumda. 2018 yılında hükümetin dış politikasını başarılı bulanların oranı yüzde 41,7 iken, 2019 yılı verilerine göre hükümetin dış politikasını başarılı bulanların oranı yüzde 29,7’ye düştü.

İYİ Parti seçmenlerinin yüzde 49,4’ü hükümetin dış politika uygulamalarını ne başarılı ne başarısız buluyor. Bu da dış politika anlamında İYİ Parti’nin henüz muhalefet blokuna oturmadığının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Ocak ayında kamuoyuna duyurulan Türkiye Siyasal ve Sosyal Eğilimler Araştırması’nda ortaya çıkan AKP seçmeninin yaklaşık yüzde 10’unun parti politikalarına tepki duyduğu sonucu, Türk dış politikasında da kendisini gösteriyor. AKP seçmenlerinin hükümetin Türk dış politikasını başarılı bulma oranı 2018’den 2019’a yaklaşık yüzde 10 düşmüş durumda.

Türkiye kamuoyu hâlâ AB’ye üye olmak istiyor

AB’ye üye olmak isteyenlerin oranı yüzde 61,1; ama görüşülenlerin ancak yüzde 32’si Türkiye’nin AB’ye üye olabileceğini düşünüyor.

Hem AB’nin hem de Türkiye’nin müzakere sürecini durdurmayacağı düşünülüyor. Görüşülenlerin yüzde 53’ü müzakerelerin devam etmesinden yana. Türkiye’nin AB üyeliğinin engellendiğini düşünenler ise, yüzde 54,4 oranında nedenin din-kimlik farklılığı olduğunu söylüyor.

AB üyeliğinin alternatifleri yüzde 27,8 oranıyla Türk birliğinin kurulması (Türki Cumhuriyetler ile birlik kurulması) ve yüzde 18,1 oranıyla Rusya ile stratejik işbirliği. HDP seçmeni ise yüzde 22,8 oranla Türkiye’nin hiçbir birliğe üye olmaması gerektiğini savunuyor.

Türkiye-AB arasında sığınmacılarla ilgili yapılan anlaşmayı araştırmanın başından beri olumsuz bulan yüzde 50’lik bir kitle var

Türkiye dış politikada yalnızlaştıkça NATO’ya desteğin arttığı görülüyor. Kamuoyu yüzde 60,8 oranıyla NATO’ya üyeliğin devam etmesini istiyor.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki en büyük sorun Kıbrıs anlaşmazlığı olarak görülürken Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişki yüzde 32,9 oranında “ne işbirliği ne sorun” başlığında tanımlanıyor.

Kıbrıs meselesine psikolojik-duygusal ve milliyetçi perspektiften yaklaşılmaya devam ediliyor. Sorunun KKTC Türkiye’ye bağlanarak çözülmesi noktasında geçen yılla karşılaştırıldığında yüzde 24,4’ten yüzde 41,7’ye bir sıçrama var.

Prof. Dr. Aydın, çıkan sonuçlarda Rusya’nın ve ABD’nin müttefik olarak birbirlerinin karşısında konumlandırılmadığının saptandığını belirtti.

Rusya Türkiye’nin dostu olarak görülen ülkeler içerisinde yer almıyor ama Rusya’ya olumlu bakanların oranı yüzde 55,8. Türkiye ile Rusya arasında askeri konulardan ziyade enerji, ticari-ekonomik ve turizm alanlarında işbirliği içinde olunduğu düşünülüyor.

Soli Özel: “Vatandaş neredeyse hemen her konuda diplomasi yapın diyor, kimseyle kavga etmeyin”

ABD yüzde 39,4 oranında güvenilmez olarak görülüyor. Farklı parti seçmenlerinin ABD’ye bakışında büyük değişiklikler yok. Türkiye ile ABD arasındaki en önemli sorun alanı yüzde 60,5 oranıyla “terörle mücadele”, bunu “ABD’nin PYD’ye destek vermesi” takip ediyor.

Yüzde 66,5 oranıyla Türkiye’nin Ortadoğu’da hâlâ Müslüman ülkelere örnek ya da rol model olabileceği düşünülüyor. Türkiye’nin Suriye politikasını başarısız bulanlarda geçen yıla göre kritik bir artış yok. Suriye politikasını başarılı bulanların oranı ise, yüzde 41,4 oranından yüzde 22,5’e düştü.

Suriyeli sığınmacılardan memnun olmayanların oranı yüzde 67,7. CHP seçmeni yüzde 82,6 oranında, HDP seçmeni ise yüzde 71,3 oranında Suriyeli sığınmacılardan memnun değil.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar