Rusya’da kadın protestolarının gündeme getirdiği soru: Tacizciye karşı şiddet meşru müdafaa sayılır mı?

Rusya’da, devletin kadına karşı şiddet ve cinsel istismar davalarında yeterince adil davranmadığını ve önemsemediğini düşünen kadınlar, sosyal medya aracılığıyla ve sokaklarda protestolarla davalarına dikkat çekmeye ve farkındalık yaratmaya çalışıyor.

Rusya‘da aile içi şiddete ve cinsel istismara maruz kalan kadınların meşru müdafaa hakkının sınırlarıyla ilgili tartışmalar sürüyor. 2018 yılında Darya Ageniy‘nin davasıyla başlayan tartışmalar, Kaçaturyan kardeşlerin davasıyla iyice önem kazandı.

Birçok Rusya vatandaşı ve aktivist, aile içi şiddet ve cinsel istismara maruz kalan kadınların yaşadıklarına farkındalık yaratmaya çalışıyor. Birçok mağdur, davalarına dikkat çekmek için sosyal medya üzerinden kampanya başlatıyor. Adalet için sosyal medya üzerinden savaşanlardan biri de Kaçaturyan kardeşler.

“Kaçaturyan kardeşlere özgürlük.”

Kaçaturyan kardeşler, kendilerini şiddet ve cinsel tacize maruz bıraktığı gerekçesiyle Temmuz 2018’de babalarını öldürdü. Maria, Angelina ve Krestina Kaçaturyan kardeşler, Moskova’da yaşadıkları apartmanda, 57 yaşındaki babaları Mihail Kaçaturyan’a uykuya daldıktan sonra, biber gazı, çekiç ve bıçakla saldırdı. Olaydan sonra polisi arayarak hayatlarının tehdit altında olduğu gerekçesiyle babaları Mikhail Kaçaturyan’ı öldürdüklerini itiraf ettiler.

Yapılan soruşturma sonucunda, Kaçaturyan kardeşlerin vücutlarında darp izlerine rastlandı. Kızlarına yıllarca psikolojik şiddette ve cinsel tacizde bulunduğu ortaya çıkan Mikhail Kaçaturyan, olayın olduğu gün de evi iyi temizlemedikleri gerekçesiyle kızlarını odaya kilitlemiş ve biber gazıyla onlara saldırmıştı.

Kaçaturyan kardeşlerin annesi Aurelia Dunduk’un da Mikhail Kaçaturyan tarafından, beyzbol sopası gibi çeşitli aletlerle şiddete maruz bırakıldığı öğrenildi. 2015 yılında Dunduk’un eve girmesini yasaklayan Mikhail Kaçaturyan, kızlarının anneleriyle birlikte yaşamasını da engelledi. Dahası, kızların birlikte yaşamak istemeleri halinde annelerini öldürmekle tehdit etti.

Angelina Kaçaturyan 20 yıl hapis istemiyle yargılanıyor.

Dava, kız kardeşlerin cinayeti önceden planlamaları ve babalarını uykudayken öldürmeleri sebebiyle, Mikhail’in bir intikam planı sonucu öldürüldüğü şeklinde görülüyor. Kaçaturyan kardeşlerden Angelina ve Krestina için 20 yıl hapis istenirken, cinayet sırasında reşit olmayan Maria için 10 yıl hapis cezası talep ediliyor. Mahkeme süreci ise oldukça yavaş ilerliyor.

Olayın 6 Temmuz’da basına yansımasının ardından birçok vatandaş ve aktivist, Moskova’daki emniyet merkezinin önünde toplanarak Kaçaturyan kardeşler için eylem yapmaya başladı. Eylemciler, Kaçaturyan kardeşlerinin davasının, meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesini talep ediyor. O günden beri, emniyet merkezinin önünde eylemlerine devam ediyor.

Kaçaturyan kardeşleri desteklemek için sosyal medyada da #freekhachaturyansisters hashtagi açıldı ve dünyanın birçok yerinden, özellikle kadınlar destek fotoğrafları paylaşmaya başladı. Kaçaturyan kardeşlerin davalarının düşürülmesi için, change.org üzerinden de bir imza kampanyası başlatıldı.

Kaçaturyan kardeşler artık gözaltında olmasalar da basınla ve kendi aralarında konuşmaları yasak. Savcılar, Mikhail Kaçaturyan’ın ölümünü meşru müdafaa olarak değerlendirmiyor.

Darya Ageniy’in #NotHerFault kampanyasına dikkat çekmek için paylaştığı fotoğraf

Haziran 2018’de kendisine tecavüz etmeye çalışan adamı bıçaklayan Darya Ageniy de dokuz yıl hapis tehdidiyle karşı karşıya. Ageniy’in maruz kaldığı cinsel saldırıya istinaden dava açılması gerekirken, Ageniy hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

19 yaşındaki Ageniy, mahkemenin bu tutumuna karşılık, bir dilekçe yazarak, davanın cinsel saldırıya karşı meşru müdafaa olarak değiştirilmesini talep etti. Ageniy, sosyal medyadan açtığı #NotHerFault hastagiyle ses getirdi.

“Devlet, aile içi şiddet mağdurlarını hiçbir zaman savunmayacak”

Rusya’daki kadınların en az yüzde 49’unun aile üyelerinde şiddet gördüğü veya risk altında olduğu bilinmesine rağmen, 2017 yılında Rusya’da aile için şiddet, kısmi olarak suç kapsamında çıkarıldı.

Moskova’da yaşayan insan hakları aktivisti Anna Rivini, Rusya’da aile içi şiddetin özel alana tabi tutulduğunu, bu nedenle polislerin bu vakalara karışmaktan çekindiklerini belirtti: “Devlet, aile içi şiddet mağdurlarını hiçbir zaman savunmayacak. Şiddete maruz kalıp kendilerini savunan kadınların sonu genellikle hapis oluyor.”

Bazı uzmanlara göre, Rusya’da kadın tutukluların yüzde 80’ini meşru müdafaa hakkını kullanarak cinayet işleyen kadınlar oluşturuyor.

Kaçaturyan kardeşlerin, meşru müdafaa kapsamında yargılanması için dünyanın dört bir yanından destek yağarken, Rusya’nın daha muhafazakâr olarak bilinen kesimi ise, Kaçaturyan kardeşlerin katil olduğunu ve tutuklanmaları gerektiğini savunuyor.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar