Blavatnik Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne layık görülen ilk Türk bilim kadını Derya Akkaynak ile söyleşi: “Bazı geceler heyecandan uyuyamıyorum, ‘sabah olsa da aklıma gelen şu fikri denesem’ diye”

Başkanlığını Len Blavatnik isimli Ukrayna asıllı ABD’li iş insanı ve hayırseverin yaptığı Blavatnik Aile Derneği, New York Bilim Akademisi ile birlikte 2007’den beri araştırmaları fark yaratan genç bilim insanlarına “Blavatnik Genç Bilim İnsanı” ödülünü veriyor.

Bu ödüle, erken aşamalarda olsa bile herhangi bir bilim dalında ve özellikle tıpta çığır açacak yenilikteki çalışmalara, yeni kuşaklara örnek olacak bilim insanları layık görülüyor. “Ulusal Blavatnik Ödülleri” ABD’deki üniversitelerde profesör seviyesindeki genç araştırmacılara, “Yerel Blavatnik Ödülleri” de ABD’nin kuzeydoğusundaki New York, New Jersey ve Connecticut eyaletlerindeki seçkin üniversitelerde doktora sonrası araştırma yapanlara veriliyor. Her iki ödül de üç alanda dağıtılıyor: Kimya, Biyoloji, Fizik ve Mühendislik. Son derece prestijli olan Blavatnik ödülü, bir madalyanın yanı sıra, ulusal ödül sahiplerine 250 bin dolar, finalistlere 100 bin dolar; yerel ödül sahiplerie 30 bin ve iki finaliste de 10 bin dolar kazandırıyor.

Blavatnik ödülleri, ABD, İngiltere ve İsrail‘de dağıtılıyor. Blavatnik ödüllerini alan bilim insanlarının neredeyse yüzde 60’ı, ödülü aldıkları ülkede göçmen olarak bulunuyor.

Bu sene ilk defa bir Türk bilim kadını da bu ödüle layık görüldü. Princeton Üniversitesi’nde doktora sonrası çalışmaları yapan makine mühendisi ve deniz bilimcisi (oşinograf) Dr. Derya Akkaynak, sualtı görüntüleme alanındaki çığır açan çalışmalarıyla Fizik & Mühendislik alanında finalist oldu. ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği mezunu olan, daha sonra MIT’de (Massachusetts Institute of Technology) yüksek lisans ve doktora yapan Akkaynak, ilk olarak sualtı görüntüleme ve görüntü işlemede sıklıkla kullanılan bir denklemin aslında deniz değil atmosferik koşullar için formüle edilmiş olduğunu, dolayısıyla sualtı fotoğraflarında kullanılmasının önemli hatalara yol açtığını gösterdi. Akkaynak’ın sualtı koşullarına göre yeniden formüle ettiği ve Akkaynak-Treibitz modeli olarak anılan denklem, son 35 yıldır bilgisayar bilimleri ve sualtı görüntü işleme konusunda kullanılan yanlış denklemin yerine geçmiş oldu. Daha sonra Akkaynak, ilk defa su altı fotoğraflarından son derece etkili bir şekilde “suyu çıkaran” bir bilgisayarla görme (computer vision) algoritması da geliştirdi. Sea-thru adını verdiği bu algoritma, sualtı fotoğraflardaki renkleri düzeltmeye çalışan önceki (atmosfer bazlı) algoritmalardan farklı olarak, sualtında ışığın nasıl ilerlediğini fiziksel olarak doğru temsil eden Akkaynak-Treibitz modelini kullandığı için, daha önce elde edemediğimiz kadar başarılı sonuçlar alıyor. 

Buna ek olarak, sualtı dünyasını hayvanların gözüyle görebilmek için Akkaynak bir de 16 renk kanalı olan bir “hyper-spectral” sualtı görüntüleme cihazını sıfırdan tasarlayıp üretti. Günlük hayatımızda kullandığımız fotoğraf makinaları, dünyayı insanların gözünden görebilmek için sadece üç (RGB: yani kırmızı, yeşil, mavi) renk kanalına sahip; bizden daha fazla ve değişik renkleri görebilen hayvanların (mesela ultraviyole renkleri de görebilen deniz kaplumbağalarının) gözünden dünyayı görebilmek için sıradan kameralar kullanılamıyor. Bu görüntüleme sistemi, bir dalgıç tarafından elde taşınabilecek kadar küçük ve 100 metre derinliğe kadar basınca dayanıklı olan ilk sistem.

Medyascope için görüştüğümüz Akkaynak, ödül sonrası hissettiklerini şöyle anlattı: 

Nanoteknolojide, tıpta, genetik bilimlerinde akıl durduran gelişmelerin yanında, Blavatnik ödüllerinden birinin deniz bilimlerine verilmesi çok anlamlı. Şimdiye kadar dalgıçlar veya robotlar tarafından çekilen sualtı görüntüleri, suyun içinde ışığın uğradığı değişimler sonucu mavi/yeşil bir ton alıp birçok detayını kaybettiğinden, otomatik olarak kolayca işlenemiyordu. Mesela mercan veya süngerlerin bir bölgedeki türlerini, ebatlarını çalışmak için ekologlar sualtı fotoğraflarını tek tek, elle analiz etmek durumundaydılar. Bir dalışta yüzlerce kare fotoğraf çekildiğini düşünürseniz, bu iş aylar, yıllarca süren bir iş. Sea-thru metoduyla sualtı fotoğraflarındaki mavi/yeşil perdeyi kaldırıp, kaybolan renkleri, fotoşop gibi subjektif ve kozmetik olarak değil, tamamen fizikle uyumlu bir şekilde geri kazanabiliyoruz. Nihayet bunu yapabildiğimiz için de, çok güçlü yazılımları (bilgisayarla görme, suni zekâ algoritmaları gibi) artık sualtı fotoğraflarında da kullanıp, bu fotoğrafların analizini kat ve kat hızlandırabileceğiz, dolayısıyla deniz dünyasını çalışan bilim insanlarının araştırmaları daha çabuk ilerleyecek, denizlerimizle ilgili daha çok bilgi sahibi olacağız. Keyif amaçlı sualtı fotoğrafçılığı yapanlar da sualtı dünyasını bambaşka bir açıdan görmüş olacaklar.

Elbette ben çalışmalarımın kendi alanımdaki önemini ve katkısını biliyorum, ama Blavatnik ödülleri, kendi alanlarını aşıp dünya çapında fark yaratacak projelere veriliyor, dolayısıyla bende bu potansiyeli görmüş olmaları çok onore edici. Ama daha önemlisi, denizlerimize, okyanuslarımıza bu kadar yüksek profilli bir ödül ile en yüksek dereceden ilgi gösterilmesi. Bu bana hepimizin geleceği için umut verdi. 

Bazı geceler heyecandan uyuyamıyorum, ‘sabah olsa da aklıma gelen şu fikri denesem’ diye. Deniz bana sürekli ilham veriyor ve daha uzun yıllar denizlerimizi anlayabilmek adına bilimsel katkı ve keşif yapabilmeyi umuyorum.”

Derya Akkaynak kimdir?

ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümünü 2003’te birincilikle bitirdi. MIT’de havacılık ve uzay konusunda yüksek lisans yaptı (2003-2005). Yüksek lisans sonrası üç sene ABD’de bilişim teknoloji danışmanı olarak çalıştı. Altı yıllık havacılık ve üç yıllık iş hayatı tecrübesinden sonra oşinografi (okyanus bilimleri) alanında doktora yapmaya karar verdi. MIT’de makina mühedisliği ve oşinografi alanında doktora yaptı. American Academy of Underwater Sciences (AAUS) araştırma dalgıcı olan Akkaynak’ın aynı zamanda PADI divemaster, kuru elbise (dry suit) ve buz dalgıcı (ice diver) sertifikaları var. 2011’de tamamen gönüllülerden oluşan www.divers4oceanography.org programını başlattı. Amaç, dalgıçların dalış bilgisayarlarının dalış sırasında kaydettiği deniz sıcaklığı verilerini toplamak, dünya çapında bir veri tabanı oluşturmak ve bu verileri bilim insanlarının kullanımına sunmak. Antarktika, Endonezya, Karayipler, Ege Denizi, Kızıldeniz, Alaska, Atlantik ve Pasifik Okyanusu’nun pek çok yerinde araştırmalar yapan Akkaynak, Hayfa ve Princeton üniversitelerinden sonra Florida’daki Harbor Branch Oşinografi Enstitüsü’nde makine mühendisi ve deniz bilimcisi olarak, doktora sonrası çalışmalarına devam ediyor.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar