Suriye operasyonu – Kemal Kılıçdaroğlu: “Dünyanın neredeyse tamamını kendimize düşman ettik”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Neden polisleri annelerin üzerine salıyorsunuz?”

“Harp okulu öğrencilerinin anneleri, TBMM’ye girmek istiyor ama gözaltına alınıyorlar. Bir anne için çocuğunun ne kadar değerli olduğunu biliyoruz. Anneler çocuklarının üzerine daha fazla titrerler. Dolayısıyla annelerin hakları, beklentileri, söylemleri varsa neden polisleri annelerin üzerine salıyorsunuz? Neden annelere saygı duymuyorsunuz? Oy versin vermesin bütün annelere saygı duyuyoruz. Sizlere söz veriyorum sizin için sonuna kadar mücadele edecek ve çalışacağım.”

Kılıçdaroğlu ayrıca, hayatını kaybeden 37. Hükümet’te İmar ve İskan, 40. Hükümet’te Köyişleri, 42. Hükümet’te ise Köyişleri ve Kooperatifler Bakanlığı görevlerini yürütmüş olan CHP’li Ali Topuz için de taziye mesajı iletti.

“Bir toplumun hayatında acı günler de ver güzel günler de var. Elbette ki sevinçte ve yasta ortak olmalıyız” diyen Kılıçdaroğlu, İbrahim Çolak‘ı Dünya Jimnastik Şampiyonası’nda birinci olduğu için; Naz Çakıroğlu ve Elif Güneri‘yi de Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası’nda şampiyon oldukları için kutladı.

“Herkesin düşüncesini özgürce ifade edebildiği Türkiye istiyoruz”

CHP lideri sözlerine şöyle devam etti: “Terörden çok çektik. İnsanlarımız öldü. Kadın erkek demeden çok kişi hayatını kaybetti. Terörün bir insanlık suçu olduğunu defalarca dile getirdik. Terör insanların düzenini bozmak için yapılanlardır. Bir amacı yoktur. Biz CHP olarak herkesin düşüncesini özgürce ifade edebildiği, bundan dolayı da kimsenin suçlanmadığı bir Türkiye istiyoruz. Teröre karşı mücadele etmek hepimizin ortak görevidir. Terörün bir iç boyutu bir de uluslararası boyutu vardır. Uluslararası dayanışmanın önemi büyüktür. Onlara sağlanan mali imkanların önünü kesmek uluslararası ilişkilerin samimi bir şekilde yürütülmesine bağlıdır.”

“Dış politika karşılıklı çıkarlar üzerine inşa edilir”

İktidarı defalarca uyardıklarını belirten Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “Duygusallıktan uzak akılcı ve gerçekçi bir politika izleyin dedik. Çünkü devletlerin çıkarı akıllı politikalar üretilmesine bağlıdır. Dış politikanın karşılıklı çıkarlar üzerine inşa edildiği unutulmamalıdır. Suudi kralı öldüğünde biz yas ilan ettik. Cemal Kaşıkçı öldürüldü, öldürenler ellerini kollarını sallayarak gittiler. Şimdi aynı Suudi Arabistan Arap Birliği’ni topluyor, teröre karşı verdiğimiz mücadeleyi kınıyor. Geçmişten ders çıkarmak aynı yanlışı tekrar etmemek anlamına gelir. Dış politikanın derinlikli bir yapısı vardır. Dış politika ülkelerin halkları arasında derin kırılmalara neden olabilir. Maceracı değil tutarlı ve akılcı dış politika uygulayın dedik.

Maceracı dış politikanın maliyeti 40 milyar dolar”

Suriye’de yaralanan teröristleri Türkiye’ye getirdiler, gizli gizli tedavi edip Suriye’ye geri gönderdiler. Dost mu kazanırız böyle? Neden bu kadar maceracı bir dış politika izliyorsunuz? 3 milyon 600 bin Suriyeli Türkiye’de. 82 milyon, 40 milyar dolar para harcadık. Maceracı politikanın Türkiye’ye çıkardığı faturadır. Komşularımızın toprak bütünlüğüne saygı gösterelim ki onlar da bizim toprak bütünlüğümüze ve egemenliğimize saygı göstersin. Eğer saygı göstermezsek düşman kazanırız. Ve bugün dünyanın neredeyse tamamını kendimize düşman ettik.

“Dış politikada tehdit dili kullanılmaz”

Tehdit dili kullanılmaz dış politikada. Bir şey yaparsan yaparsın. Ne demek ‘Gelirim ha’, ‘Giderim ha’ Gelirsen gelir, gidersen gidersin. Yine dedik ki dış politikayı iç politikaya malzeme etmeyin, dedik. ‘Dış politika millî olmak zorundadır’ dedik. ‘Çünkü dış politikada ülkenin çıkarları esas alınır’ dedik. Ama onlar böyle yapmadılar. 

“İtibar kaybettik”

Ortadoğu egemen güçlerin at koşturdukları bir ortamdır. ‘Egemen güçlerin ateşi tutan maşası olmayın’ dedik. ‘Ey Trump’ dediler ama istediğini verdiler. Bu itibar kaybıdır. Arkasında duramayacağın sözleri etmeyecek, yutamayacağın lokmayı çiğnemeyeceksin. Şimdi şakacı Trump’a geldik. O aklına geleni söylüyor, bizimki şaka yapıyor diyor, göreceğiz.

“Kendileri savaş diyor ama başkası savaş deyince kızıyorlar”

Türkiye’yi Trump kadar aşağılayan başka bir lider çıkmamıştır. Ve bu kadar ağır sözlere karşı tek kelime laf etmeyen bir iktidar da daha önce olmamıştır. Trump’ın çok ciddi suçlamaları var. Tehdit edilen Türkiye Cumhuriyeti’dir. Yöneticiler sessiz kalıyorsa demek ki bir sorun var. Suriye’de yapılanın bir savaş olduğu söyleniyor, evet. Bu söyleniyorsa bunu AK Parti’nin yetkilileri de söylüyor. Ama başkası savaş deyince kızıyorlar. Savcılar harekete geçiyorlar. Neden savaş dedin? Ve beyefendi kalkıyor Suriye’nin fethinden söz ediyor. ‘Bir devleti savaşarak almak’ deniyor. Nasıl olur da Suriye’de fetihten söz eder, hangi gerekçeyle?

“Saraya göre Türkiye’nin iki sorunu var: plastik poşet ve sigara”

Saray hanedanına göre Türkiye’nin iki sorunu var. Plastik poşet kullanımını azaltmak için para ödüyor. Türkiye’nin en temel sorunu bu, bununla ilgili düzenleme yaptılar. İkinci düzenleme, vatandaşın kendi arabasında sigara içmesini yasakladılar. Yahu bu milletin başka sorunu mu kalmadı?”

Kılıçdaroğlu, TÜİK tarafından açıklanan işsizlik verilerine de değindi:

“İşsizlik rakamları açıklandı. Geçen yılın haziran-temmuz-ağustos ayına göre bir yılda 1 milyon 65 bin kişi daha işsiz kaldı. 22 milyon 500 bin kişi açlık sınırının altında yaşıyor. Siyasete yırtık ayakkabıyla atılmışlardı şimdi 1100 odalı sarayda yaşıyorlar. Fakir yine fakir kaldı. Sandıkta fakir fukara için, memleket için yeter diyeceksin. Tank palet fabrikasıyla ilgili iki soru sormuştum. Kimse bir şey söylemiyor dut yemiş bülbül gibiler. Bunlara bir türlü cevap vermiyorlar. Sanıyorlar ki cevap olmayınca ben arkasını bırakacağım, asla! Asla bırakmayacağım.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar