Freedom House İnternet Özgürlüğü 2019 Raporu: Türkiye yine “özgür olmayan ülkeler” arasında

Freedom House İnternet Özgürlüğü 2019 Raporu’na göre, Türkiye geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da “özgür olmayan ülkeler” kategorisinde yer aldı.

Düşünce kuruluşu Freedom House (Özgürlük Evi), dünya genelinde internet özgürlüğünü değerlendirdiği “Sosyal Medya Krizi” başlıklı “İnternette Özgürlük 2019” raporunu yayınladı.

Bu yıl dokuzuncusu yayınlanan rapor, Haziran 2018 ve Mayıs 2019 tarih aralığını kapsıyor. Dünyadaki internet kullanıcılarının yüzde 87’sini kapsayan raporda, ülkeler “özgür”, “yarı özgür ve “özgür olmayan” şeklinde değerlendiriliyor.

Değerlendirme alanlarının “internete erişimin önündeki engeller, internette paylaşılan içeriğin kısıtlanması ve internet kullanıcılarının haklarının ihlali” olarak belirlendiği raporda Türkiye, 100 üzerinden 37 puan alarak geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da “özgür olmayan ülke” kategorisinde değerlendirildi. Raporda, Avrupa kıtasında değerlendirme altına alınan İzlanda, Estonya, Almanya, İngiltere, İtalya ve Fransa gibi ülkeler arasındaki tek “özgür olmayan ülke”nin Türkiye olduğu görüldü.

“Özgür olmayan ülkeler” kategorisinde yer alan; Azerbaycan, Belarus, Tayland, Kazakistan, Rusya, Venezüela, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, Özbekistan, Sudan, Vietnam, Küba, Suriye, İran ve Çin gibi diğer ülkelerin arasında yer alan Türkiye’nin sınır komşuları Yunanistan ve Bulgaristan “özgür ülkeler”, Gürcistan ve Ermenistan ise “yarı özgür ülkeler” kategorisinde değerlendirildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise “özgür ülkeler” arasında yer alıyor.

“Demokraside tersine dönüş” eğilimi tüm dünyada artıyor

Freedom House 2019 yılı raporunda, ABD gibi uzun süredir devam eden demokrasilerden Çin ve Rusya gibi konsolide otoriter rejimlere kadar her bölgeden çeşitli ülkeleri kapsayan bir “demokraside tersine dönüş” olduğu vurgulandı.
Rapordaki grafiğe göre, 1988 yılından 2008 yılına kadar geçen sürede özgür ve yarı özgür ülkelerin oranında düzenli bir artış varken özgür olmayan ülkelerin oranı giderek azalıyor. 2008 yılından itibaren ise özgür ve yarı özgür ülkelerin oranının önceki yıllara kıyasla azaldığı ve özgür olmayan ülkelerin oranının arttığı görülüyor. Rapora göre, ifade özgürlüğü son on üç yılda -2012’den itibaren keskin bir düşüş olmakla beraber- her yıl düşüş gösteriyor.

Raporun ilk sayfasında yer alan “Freedom House’un siyasi haklar ve medeni özgürlükler hakkındaki yıllık raporundan önemli başlıklar” açıklamalı karikatürde; Suudi Arabistan, Rusya, Türkiye, Çin Halk Cumhuriyeti, Venezüela, Burma, İran, Macaristan ve Amerika Birleşik Devletleri liderlerinin “özgürlük” kavramını yakarken resmedildiği görülüyor. Sırasıyla Suudi Arabistan, Rusya ve Türkiye liderleri Salman bin Abdülaziz el-Suud, Vladimir Putin ve Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzlerinin açıkça görüldüğü ve ateşi körükleyen devletler olarak resmedildiği karikatürde; Donald Trump’ın bu devletlerden ayrı bir yerde, ateşten faydalanan lider konumunda resmedilmesi dikkat çeken bir ayrıntı olarak göze çarpıyor.

Raporda  Macaristan, Venezüela veya Türkiye gibi yerlerde antidemokratik bir liderlikten gelen baskıların demokratik kurumlar üzerindeki yıkıcı etkileri yavaş yavaş artırdığı savunuluyor. “Bir liderin saldırılarının demokratik kurumlara etkileri, ilk başta her zaman görünmese de zaman içinde yıkıcı olabilir” açıklamalı grafikte yer alan verilere göre, Türkiye’de hükümetin demokratik kurumlara yıkıcı etkisi AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılı sonrasında zaman içerisinde artarken, özellikle 2015’ten sonra bu oranda ani bir yükseliş olduğu göze çarpıyor.

Rapora göre Türkiye’nin “özgür olmayan ülke” kategorisinde yer almasının sebepleri arasında; “internetteki siyasi, sosyal ya da dini içeriklerin engellenmesi, hükümet yanlısı yorumcuların internet üzerinde yürütülen tartışmaları manipüle etmesi, bilişim ve iletişim teknolojisi kullanıcılarının ya da blogcuların tutuklanması, gözaltına alınması ya da muhaliflere karşı teknik saldırıda bulunması” yer alıyor.

Prof. Dr. Yaman Akdeniz: “Baskıcı yaklaşım devam ettiği sürece uluslararası raporlarda Türkiye’nin ‘özgür olmayan ülke’ kategorisinde yer alması hiç de şaşırtıcı değil”

Freedom House İnternet Özgürlüğü 2019 Raporu’nu ve Türkiye’nin “özgür olmayan ülkeler” kategorisinde yer almasını değerlendiren İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz; demokratik olmayan ülkelerde veya Türkiye gibi uzun yıllardır demokratikleşme süreci devam eden ülkelerde internet ve sosyal medya kullanımı ile ilgili kısıtlamaların ve baskıların Freedom House raporunda bir kez daha gözle görülür hale geldiğini söyledi. Hükümetlerin, vatandaşların bilgiye erişiminden rahatsızlık duyduğunu ifade eden Akdeniz, Türkiye’de iki buçuk yıldır Wikipedia’nın erişime engelli olduğuna dikkat çekti.

Bu tip yaklaşımların bilgi edinme hakkını da içeren ifade özgürlüğü açısından ciddi sorun teşkil etmeye yıldan yıla devam ettiğini ifade eden Akdeniz, ifade özgürlüğü için hazırladıkları ve Haziran 2019’da yayınlanan “EngelliWeb 2018: Türkiye’den Erişime Engellenen Web Siteleri, Haber ve Sosyal Medya İçeriklerinin Analiz Raporunda, 2018 sonu itibarıyla Türkiye’den 245 bin 825 web sitesinin erişime engellendiği ve hatta bu web sitelerinden 54 bin 903 tanesinin sadece 2018 yılı içinde engellendiği belirtti.

Çok sayıda kuruma erişim engelleme yetkisinin verildiği ve 150 bin kadar URL’ye de erişimin engellendiği belirten Akdeniz, sosyal medya platformları tarafından açıklanan şeffaflık raporlarında da Türkiye’deki vahim tablonun açık bir şekilde görüldüğünü anlattı.

Türkiye’de OHAL dönemi sona ermiş olmasına rağmen fiilen OHAL yaptırımlarının devam ettiğini; ifade, basın ve toplanma özgürlüğü üzerindeki baskılar ve yaptırımlarda bir değişiklik olmadığını ifade eden Akdeniz, reklamı yapılan ve belli bir kesim tarafından da alkışlarla karşılanan Yargı Reformu paketinin de kozmetik değişikliklerden ileriye gidemediğini vurguladı. Hukuki açıdan hangi iyileştirmelere gidilebileceği sorusu üzerine Akdeniz, “Yargı üzerindeki baskılar, Anayasa Mahkemesi’nin ‘hassas dosyaları’ halının altına itelemesi ve AİHM herkesçe bilinen üç maymunu oynamaya devam ettiği sürece Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü ve internet yaklaşımında hiçbir değişiklik olmayacaktır” dedi.

Bunların yanı sıra, çok sayıda vatandaş hakkında ceza soruşturması, ceza ve hukuk davaları açılmasını, sosyal medya paylaşımları dolayısıyla gözaltına alınan kişi sayısında giderek artış yaşandığını değerlendiren Akdeniz, Türkiye’deki bu baskıcı yaklaşım devam ettiği sürece Freedom House veya diğer uluslararası raporlarda Türkiye’nin “özgür olmayan ülke” kategorisinde yer almasının hiç de şaşırtıcı olmadığını söyledi.

Deniz Yenihayat: “Türkiye’de insanlar sosyal medyada otosansür uygulamak zorunda kalıyor”

Raporu siyasi ve teknik açıdan değerlendiren Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Yenihayat, rapordaki demokratik anlayış ve özgürlük kıstaslarının 13 puan gerilemesinin global bir gerilemeye de işaret ettiğini belirtti.

Yenihayat, raporu Türkiye açısından değerlendirirken de Türkiye’de hapisteki gazeteci, akademisyen ve siyasi parti liderlerinden otosansüre kadar varan bir internet gözetimi olduğunu söyledi. Ekonomik krizin global anlamda derinleşmesi ve sağ popülizmdeki artış devam ettiği sürece özgürlüklerin gitgide gerileyeceğini ifade eden Yenihayat, temsili demokrasinin orta vadede çok büyük bir açmaza girebileceğinin öngörülebileceğini sözlerine ekledi. Ticari faaliyetlerin global düzeyde sürdürülmesini engelleyen birtakım düzenlemelerin altını çizen Yenihayat, Wikipedia, Booking, AirBnb, Uber gibi sitelerin erişime kapatılmasını, ülke olarak global bilişim imkanlarını ve fırsatlarını reddetmek olarak değerlendirdi.

Türkiye’de insanların sosyal medyada otosansür uygulamak zorunda kaldıklarını, yeni medya gazeteciliği yapan birçok haber kaynağının sansürlendiğini, açılan birçok hakaret davasının rastgele açılmış davalar olduğunu vurgulayan Yenihayat, Türkiye’de demokratik süreçlerin ve ifade özgürlüğünün onarılması için hukuki eşitliğin geri gelmesi, haber alma ve ifade özgürlüğünün sağlanması gibi adımların atılması gerektiğini vurguladı. Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği olarak, raporu hukuki ve teknik açıdan ayrıntılı inceleyeceklerini söyleyen Deniz Yenihayat, son olarak toplumsal muhalefet ya da destek gücü oluşturmak adına bu raporun benzer alanda çalışan sivil toplum örgütleriyle birlikte incelenmesinin ve değerlendirilmesinin önemli olabileceğinin altını çizdi. 

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar