CHP lideri Kılıçdaroğlu: “‘Geçinemiyorum’ diyen milyonlar var, hani Türkiye uçacaktı?”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

”Para, çıkar, saray beklentimiz yok, tek beklentimiz var; bu memlekette herkes huzur içinde yaşasın. Demokrasiye ihtiyaç var, demokrasiyi mutlaka getireceğiz. Cumhuriyeti kuranlar bize miras bıraktılar, bizler bu cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırma konusunda ne gerekiyorsa yapacağız. Bu memlekete huzuru da barışı da kardeşliği de getireceğiz. Sözümüz sözdür. Hiçbir konfederasyon bir başka siyasal partinin arka bahçesi olmamalı eğer birilerinin arka bahçesi olacaksa işçilerin arka bahçesi olmalı.

”81 yıl önce hangi duygularla andıysak yine aynı duygularla andık”

“10 Kasım’da Gazi Mustafa Kemal’i andık. 81 yıl önce hangi heyecan ve duygularla andıysak yine aynı heyecan ve duygularla andık. Mustafa Kemal demek üretim demektir, alın teri demektir, her alanda üretmek ve çalışmak demektir.”

“20 milyar dolarlık Tank Palet Fabrikası’nı kime peşkeş çekiyorsun?”

“Bu kürsüden defalarca Tank Palet Fabrikası ile ilgili sorular sordum. Değeri 20 milyar dolar. Avrupa’nın en büyük tank üretim merkezlerinden birisi. Bunu 25 yıllığına BMC grubuna ve Katar ordusuna verdi. İhaleyi ne zaman ve nerede yaptın, bilmeye hakkım var. Bunu sormak zorundayım. 20 milyar dolarlık fabrikayı kime peşkeş çekiyorsun? Yüzde 12,5 kâr garantisi veriyorsun. Yatırım yapılmamış yüzde 20 avans ödüyorsun. Üstüne para veriyorsun. Bütün askeri sırları buna veriyorsun.

Türk Telekom da aynı durumdaydı. Özelleştirme İdaresi aldı, ‘İhaleye çıkıyorum’ dedi. 21 yıllığına 6,5 milyar dolara kiraladılar. Yüzde 21’ini kiraladılar. Erdoğan’a soruyorum, AKP’lilerin de tamamına soruyorum: Sen 25 yıllığına kiraladığın Tank Palet Fabrikası için kaç lira aldın? Hiçbir şey almadı. 5 kuruş dahi almadı. 20 milyar dolarlık fabrikayı kiraladın, kaç lira para aldın? Satış nedir, işletme devri nedir?

Türk Telekom’da da işletme devri oldu. 6,5 milyar dolar alındı. Kim ver dedi sana? Satış da değil kiralama da değil. Ne satış ne kiralama. Bunun adı peşkeştir, sıfır bedelle bir fabrikayı birisine vermektir. Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Bunun partili yanı yoktur. Devletin memurları da onların emrinde çalışacak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarihinde böyle bir rezalet görülmemiştir, böyle bir soygun, ahlaksızlık da görülmemiştir.”

”İşsizlikte dünya üçüncüsüyüz”

“İşsizlikte dünya üçüncüsüyüz. Paket üstüne paket yapıyorlar. Erdoğan’a tavsiyem olacak paket hazırlayacağına paket yapacaksın damadı, paketleyeceksin kapının önüne koyacaksın. Saraydakilerin hiçbir derdi yok. Cepler tıka basa para dolu hem de Amerikan Doları.

2003 toplam işsiz 587 bin 479 kişi, 2018’de 3 milyon 509 bin 603 kişi; artış oranı yüzde 497. Genç işsiz 2003’te 169 bin 272 kişi, 2018 1 milyon 555 bin kişi; artış oranı yüzde 524. Diplomalı işsizler 2003’te 36 bin 444 kişi, 2018’de 753 bin 767 kişi; fark yüzde 1968.

İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Bunlar TÜİK’e başvuranlar. Bir de 137 bin kişi ülkeyi terk etti. Gerçek işsiz sayısı 8 milyon 112 bin kişi. Hapishaneler tıka basa dolu, parası olan dışarıda gariban olan içeride. Kendini yakan var gördük, asan var gördük. Şimdi sıra toplu intiharlara geldi. Toplumda huzur kalmadı, endişe var toplumda. Açlığın olduğu yerde huzur olur mu? Devletin mallarının ve bütçelerinin talan edildiği ülkede huzur olur mu?”

”Geçinemiyorum diyen milyonlar var”

“İşsizlik tam bir sosyal yaraya dönüşmüş vaziyette. Herkes bundan şikayetçi. ‘Geçinemiyorum’ diyen milyonlar var. Sarayda oturanlar ayda 673 lira ile beslensinler ne olacak? Çay mı alıyorlar, kira mı ödüyorlar? Sarayda özel bir sosyete var. Aile boyu çalışıyorlar. Anne orada baba orada kayınpeder orada. Kişi başına gelir 10 bin dolardı. 17 yıldır bu memlekette hâlâ 673 lira kişi başına gelir alan 8,5 milyon kişi varsa bunun sorumlusu kim? Birileri yiyecek içecek, birileri açlığa mahkum kalacak. 17 yıldır işsizlik, yoksulluk, fakirlik arttı. Enflasyon, fiyatlar malum. Türk Lirası eriyor. Ne oldu 17 yılda? Hani Türkiye uçacaktı? Ne oldu? Yapan kim, sorumlusu kim? Önümüze seçimler gelecek oylarınızı bu sefer düşünerek verin, CHP’ye verin, iktidar yapın. Göreceksiniz fakirliği yok edeceğiz, tüm Türkiye’de huzuru, bereketi sağlayacağız. Dışarıda da huzur olması lazım. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir namı var. Ülkemin huzuru, geleceği vardır. ‘Suriye batağına girme’ dedik, girdi. Egemen güçlerin taşeronluğunu yaptılar. Egemen güçler ateşi elle tutmazlar Suriye olayında taşeron olarak sarayı kullandılar. 3 milyon 600 bin Suriyeli Türkiye’ye geldi. Kim sana gir dedi? Süleyman Şah Türbesi’ni kaçırmak zorunda olan sadece saray sosyetesi vardır. Egemen güçlerin oltasına takılırsanız sizi kullanmaya başlarlar.”

“Trump’ın mektubunu nasıl hazmediyorsun?”

“‘Papazı bırakacaksın’ dedi Trump, ‘yoksa seni mahvederim’ dedi. Erdoğan ‘Bu can bu tende kaldıkça papazı alamazsın’ dedi, sonra teslim etti. O can da ten de duruyor, söz, namus, şeref, haysiyet, adalet nerede? Nerede bunlar? Mektup yazdı Trump. Taşeron demek aynı zamanda şamar oğlanına dönmek demektir. Türk milletini aşağılayan mektup. Sana ‘aptal’ diyor, ‘akıllı ol’ diyor. Sen bunu nasıl hazmediyorsun? Bunu da sordum kızdılar. Bu milletin şanını, şerefini kim koruyacak. Biz de mi yutacağız. Biz ‘Bunu yiyip yutmayız, cevap ver’ diyoruz, cevap dahi veremiyor, yuları kaptırdığı için. Malvarlığını ben de biliyorum dünya da biliyor. Korkma otur, adam gibi ona cevap ver. Giderken mektubunu beraber götürecek. Çöp sepetindeydi, demek ki değilmiş. Oturduğun makamın önemini biliyor musun sen? Mektubunu cebine koyacak, Trump’a verecekmiş. Ama nasıl?

Önce, devletlerin egemen eşitliği diye kural vardır. Bu mektup sana nasıl geldi? Büyükelçi geldi, verdi. Çağıracaksın bizim büyükelçiyi, ‘Bu mektubu kabul etmiyoruz, sahibine iade et’ diyeceksin dedim. Hayır diyor ki Macaristan dönüşünde, ‘Elimizde malum mektup var, mektubu Sayın Trump’a takdim edeceğim.’ Kendisine aptal diyen adama takdim edecek. Takdim kavramı nedir? Takdim etmek arz etmek demektir, üst makama. Osmanlıcaya baktım: küçük bir kimseyi yaş, mevki itibarıyla büyük bir kimse ile tanıştırmak. Benzer açıklama takdimle ilgili, bir büyüğün önüne geçip bir şey vermek. Sizin şanla ve şerefle hiçbir ilginiz yoktur. Eğer sen bu mektubu Trump’a takdim edeceğim diye gideceksen senin bu memlekette yerin de yoktur. Ne demek takdim edeceğim? ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti Trump’ın altındadır’ diyor. Beni üzen Türkiye’yi temsil eden bir cumhurbaşkanının bu memletin şanına ve şerefine bu kadar ağır bir gölgeyi düşürmesidir.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar