Lübnan Komünist Partisi Sözcüsü Muhammed Gassan Bzeih ile söyleşi: “Halk hareketinin talebi tüm partilerden uzak yeni bir yurtsever hükümet kurulması”

Lübnan, 17 Ekim’den bu yana ülke tarihinin en büyük ayaklanmalarından birine tanık oluyor. Gösteriler, yıllardır “mezhep” farklılıkları üzerinden ayrışan Lübnanlılar’ı ilk kez bir konuda birleştirdi. Ülkedeki ekonomik krize, işsizliğe, yolsuzluklara karşı olanların sokağa çıkması WhatsApp’a getirilen vergiyle başladı. Göstericilerin gücü, Başbakan Saad Hariri’yi istifa ettirdi. Medyascope’tan Hazar Dost, Lübnan Komünist Partisi Sözcüsü Muhammed Gassan Bzeih’le Lübnan’daki protesto gösterilerini ve arkasındaki sebepleri konuştu.

Neden böyle bir isyan çıktı, Lübnan halkını bu kadar öfkelendiren sebepler neler?

Lübnan iç savaşlar yaşayan bir ülke ve özellikle 1992’den sonra işbaşına gelen iktidar ne yazık ki Lübnan’ın kalkınmasını sağlayacak programlar gerçekleştiremedi. Bunun sonucunda toplum çok ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya kaldı. Bu ekonomik kriz toplumu büyük oranda etkiledi. Örnek vermek gerekirse, üniversite mezunu altı kişiden sadece biri iş bulabiliyor. Kısacası ekonomi kilitlendi. Toplum geleceğini onurlu bir şekilde yaşamak istiyor. 

Hükümet bu ekonomik krizi birçok yeni tedbirle aşmaya çalışıyor. Vergileri daha çok artırmaya dönük bir politika izlemeye çalıştılar. Ama çok büyük bir dış borç yükü ile karşı karşıyalar ve bu borcu topluma, yoksullara yıkmaya çalıştılar. Fakat bu durum krizi çözmedi. Böyle olunca ortaya rant sahipleri çıktı, bunlar kalkıp üretime dönük yatırımlar yapmak yerine paralarını ülke içindeki ve dünyadaki bankalara yatırmaya başladı. Yatırım olmaması, üretimin durması, hükümeti dış borçların faizi ile karşı karşıya getirdi. Böylelikle Lübnan bugünkü duruma gelmiş oldu. 

Hizbullah’ın ayaklanmaya karşı tutumu nedir?

Hizbullah ayaklanmanın içindeydi, destek verdiler. Fakat “ayaklanmanın dış güçler tarafından desteklendiğini” gerekçe göstererek ve “iç savaşa doğru yönelim olabilecek hareketler olabilir” diyerek desteklerini çektiler. Şu an Hizbullah, Başbakan Said Hariri’nin reform paketini destekler konumda. Bunu “dış güçlerin müdahalesinin önünü kesmek” amacıyla şu an mecliste bulunan partilerden müteşekkil bir teknokrat hükümetin oluşması ve merkez bankası sorumlu müdürüyle de anlaşarak, burada özelleştirmelere girilerek alınan kararları -dayatılan vergilerin geri alınması, tüm bürokratların maaşlarının yarı yarıya indirilmesi- teyit ettiğine dair bir açıklama yaptı. Özellikle dış güçler vurgusu yaparak ayaklanmanın “temiz” kalması gerektiğini de belirtti.

Sokağa çıkan insanların talepleri neler?

Hükümetin istifası yeterli değil. Çünkü hükümete ortak olan bütünün burada bir payı var. Bunların tümünün hükümetten uzaklaşmış olması olumlu bir şey. Fakat halk hareketinin talebi, yeni kurulacak olan hükümetin, “tüm partilerden uzak yeni bir yurtsever hükümet” olması. 

Burada Lübnan Komünist Partisi’nin tutumuna gelecek olursak, direnişin tamamına bir önermede bulunduk. Halk hareketi içinde bizim de bulunduğumuz bir ittifak kurduk. Bu ittifakın ilk önerisi hükümetin istifasıydı, bunu kazandık. İkincisi bir geçiş hükümetinin kurulması. Bu geçiş hükümeti, mezheplerin, din esasına göre kurulmuş partilerin de ötesinde bir hükümet olmalı. Sonrasındaysa halkın taleplerini karşılamak üzere bir erken seçim yapılması ve sorumluların yargılanması.

Tabii bu erken seçimin yapılması için parlamentoda bir karar alınması gerekiyor. Fakat bunlar da yetmiyor. Dışarıya kaçırılmış olan milyarların, yurtdışındaki bankalarda bulunan paranın iadesini kapsayan bir yasa tasarısı da talep ediyoruz.

Biz parti olarak, şu anda cumhurbaşkanının oluşturmaya çalıştığı teknokrat hükümeti reddediyoruz. Çünkü teknokrat bir hükümetin bakanları yine dini esaslara göre kurulmuş olan partilerle yapılacak koalisyon hükümet niteliği taşıdığı için biz buna karşıyız.

Başbakan Hariri’nin istifası sonrasında neler olacak?

“Büyük Politika’nın” iflas etmesiyle halk ayaklanması 17 Ekim’de patlak verdi. Bu halk ayaklanmasını belirleyen temel kriter, bütün partileri aşan bir yerden başlamış olması ve bütün toplum kesimlerini kapsamasıdır. Taleplerimiz, başbakanın ve hükümetin istifasıdır. Bu istifa sağlandı. Fakat bu sorunların çözüldüğü anlamına gelmiyor. Bundan sonraki süreçle alakalı bu hareketin birçok talebi var.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar