Sezai Temelli’den İçişleri Bakanı Soylu’ya: “HDP olmasa İçişleri Bakanı’nın yapacak işi yok”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Temelli’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

“Bütçe artık dikiş tutmuyor. Sadece bütçe açığı büyümüyor, borçlar da büyüyor. Türkiye giderek daha çok borçlanıyor. Bu, Türkiye’de ekonominin nereye sürüklendiğinin en açık göstergesidir. İktidar borçlanarak, açık vererek kendisini ayakta tutmaya çalışıyor. Ama tüm bu yapılanların bedelini de halka ödetiyorlar. Yediden yetmişe herkes borçlandı. Borçlulara şimdi bir de e-haciz başladı. Geçen ay 1,5 milyon kişiye daha, -ondan önceki ay 3 milyon 300 kişiydi, şimdi de 1,5 milyon kişiye-, e-haciz yoluyla haciz işlemi uygulandı. Bunun içinde öğrenciler, esnaf, işçiler var; geçinemeyenler, yoksullar var. Neden saldırıyor halka? O bütçe açığı için, o borçlanma için. Neden saldırıyor, savaşı ve sarayı finanse etmek için.”

“Sayıştay yolsuzluğu ortaya çıkardı”

“Hukuksuzluğun, adaletsizliğin kol gezdiği bir ülkede yaşıyoruz. Hukuksuzluğun en önemli göstergesi kayyumlardır. OHAL’in en önemli karşılığı kayyumlardı. OHAL’siz yapamayanlar, bu ülkeyi yönetemeyenler, bu tükenmiş iktidar, 31 Mart’tan sonra yine kayyumlara devam ediyor. Kayyumlar hukuksuzluktur, anayasa ihlalidir. Belediyeler yolsuzluğun merkezi haline gelmişlerdir. Sayıştay raporları yolsuzluğun büyüklüğünü ortaya çıkardı. Bunu açıkça ifade etti.

2017 yılında 31 müzekkerenin tamamı kayyum icraatlarına ilişkin suç duyurusudur. Bunu bizzat Sayıştay başkanı dile getirdi. Hatırlarsınız kayyum, raporumuz hakkında toplatma kararı aldı. Ben o savcıya sesleniyorum; şimdi Sayıştay raporlarını da toplayın.

16 belediyemize kayyum atandı, gasp edildi. En son İpekyolu belediyemize kayyum atandı. Kürt halkının iradesini kayyum atayarak yok saymak, siyaseten aczin, AKP tarafından itirafıdır. 31 Mart’ta kayyumları süpürüp attık, bu kez kayyumlarla beraber iktidarı süpürüp atacağız.”

“Osman Kavala’nın cezaevinde olması tecrit hukukunun yeniden üretilmesidir”

Tecrit hak ihlallerinin, adaletsizliklerin, savaş politikalarının normalleştirilmesinde iktidarın enstrümanı olmuştur. Tecrit oldukça bu ülkede toplumsal barış icra edilemez. Talimatlı yargı marifetiyle tecrit olağanlaşmıştır. Yargı demokratik siyaseti tecrit altına almıştır. Yüksekdağ ve Demirtaş’a verilen tutuklama kararı tecrit hukukudur. Osman Kavala’nın cezaevinde olması tecrit hukukunun yeniden üretilmesidir. Ülke bir tecrit girdabındadır. Bugün tecrit tüm cezaevlerinde işkence olmuştur.”

AKP iktidarı tüm başarısızlığının içinde, –birkaç saat sonra Vaşington’da olacak– oradan bir başarı hikayesi çıkarmak istiyor. Gitmeden önce mektubu almadı. Ama burada herkese tazminat davası açıyor. Gündemi nedir, aslında kendini kurtarmaktır. Elindeki dosyada bir de kişisel mal varlığı var. Türkiye halklarını bu siyasi ve ekonomik krizden kim kurtaracak? Kuşkunuz olmasın, HDP kurtaracak.”

“İçişleri bakanı değil adeta iç savaş bakanı”

“Bir içişleri bakanı var. HDP olmasa yapacak işi yok. HDP’yle yatıyor, HDP’yle kalkıyor. HDP düşmanı. Adeta iç savaş bakanı. Bir başka bakan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar. CNN International’da bir demeç veriyor, soruyorlar: ‘Operasyondan önce Bağdadi’nin 5 kilometre sınırın ötesinde olduğunu biliyor muydunuz?’; bakan yanıt veriyor: ‘En azından ben bilmiyordum.’ Ona söylememişler. En çoğundan, kim biliyordu peki? Bu savunma bakanının aczinin fotoğrafıdır. Turizm bakanı. Dedim ya Daltonlar; bakanın icraatına bakın, Bodrum’da Kisse Koyu’nu imara açıyor. Kimin için, kendi için. Kisse Koyu’nu imara açan bir kültür ve turizm bakanımız var. Dışişleri bakanı… Araştırmacı gazetecilerin kurduğu ‘Organize suç ve yolsuzlukları haberleştirme projesi’ birtakım e-mail yazışmalarını yayımladı. Mailler, ABD Başkanı Trump’ın seçim çalışmasını yürüten Paul Manafort’a ait. Şu anda cezaevinde. Bu yazışmalarda bizim dışişleri bakanının adı geçiyor. Bakanın cevabı ‘Hesabını veremeyeceğim hiçbir davranışta bulunmadım.’ Yani bir davranışta bulunmuş, itiraf ediyor.”

“Suriye’de anayasa görüşmelerinde Kürtler de olmalıdır”

“Suriye’de de siyasi çözümde ısrarcıyız. Suriye’de anayasa görüşmelerinde Kürtler olmalıdır, Suriye Demokratik Meclisi olmalıdır, Rojava olmalıdır, Afrin olmalıdır. Onlar olmadıkça Suriye’de bir çözüm olmaz. Suriye’de siyasi çözüm, Türkiye’de demokratik çözüm mümkündür. Bunun gereği neyse onu yapmalıyız. Demokratik bir anayasa için, demokratik çözüm için demokrasi ittifakını büyütmeliyiz. Bizler faşizmle mücadelemizi büyütüyoruz. Diz çökmedik, baş eğmedik. Bu mücadele büyüyecek ama bunlar yıkıldıktan sonra eğer demokratik bir cumhuriyeti var edeceksek yola çıkma zamanı gelmiştir.

Türkiye’de de demokratik bir anayasa için demokrasi ittifakını büyütmeliyiz. Faşizmle mücadelemizi büyütüyoruz. Biz çökmedik. Bunlar yıkıldıktan sonra demokratik bir gelecekten bahsedeceksek yol almanın zamanı gelmiştir. HDP’nin çağrısına katılın. Faşizmi yıkmak ve yeni anayasa için ortak akılda mutlaka buluşmalıyız. 31 Mart, stratejimizin doğru olduğunu gösterdi. Halklar kazandı, yoksullar kazandı, işçiler kazandı, kadınlar kazandı.

Türk-Kürt, işçi-işsiz, Alevi hepimiz aynı kavgayı veriyoruz. Verdiğimiz kavga ekmek ve hürriyet kavgasıdır. Şimdi bu kavgayı kazanmak için yan yana gelelim, demokrasi ittifakında buluşalım diyoruz.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar