Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI): “Türk yetkililerinin ve mahkemelerinin temel haklara yaklaşımı oldukça sorunlu”

Dünyanın önde gelen gazeteci, editör ve medya yöneticilerinin iletişim ağı olan Uluslararası Basın Ensitütüsü (IPI), beraberindeki yedi basın ve ifade özgürlüğü grubu ile “basın özgürlüğü üzerinde devam eden baskılara cevaben” eylül ayında Türkiye’ye geldi

IPI ile birlikte Article 19, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Uluslararası PEN, Norveç PEN ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) “Türkiyeli Gazeteciler Sanık Koltuğunda: Dördüncü Kuvvetin Yargı Yoluyla Susturulması” başlıklı raporu hazırladı. 

Rapor için Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Adalet Bakanlığı, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Türkiye’deki yabancı temsilcilikler ile Türkiye’deki sivil toplum ve gazetecilik grupları ile toplantılar düzenlendi. Raporda, Temmuz 2018’de Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının kaldırılmasına rağmen ifade özgürlüğü üzerindeki baskıların devam ettiği belirtildi. 

Türkiye’deki birçok hukuki sorunun ayrıntılı şekilde incelendiği raporda, sorunları gidermek için çözüm önerileri de yer aldı.

Hukukun üstünlüğü 

Raporda, Türkiye’de hukukun üstünlüğünün korunmadığının ve yargının bağımsız olmadığının altı çizildi. Bu sorunu gidermek için, yargının bağımsızlığının sağlanması gerektiği belirtildi.

Raporun medya bağımsızlığına ilişkin bölümünde şu tespitler yapıldı:

“OHAL sürecinde yayınevleri, gazeteler ve dergiler, haber ajansları, televizyon kanalları ve radyolar olmak üzere en az 170 medya kuruluşu yasal izin olmadan “terör propagandası” yapmakla suçlanıp kapatıldı. Bunun sonucunda 3 bin medya çalışanı ve gazeteci yeterli bir yasal süreç olmadan görevlerinden alındı. Kapatılan medya kuruluşlarından sadece 21’i tekrar açıldı. 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Bakanlığı’na bağlanan TRT ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanan Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) bağımsızlıklarını kaybetti. 

2017 yılından beri basın kartları ile ilgilenen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ilk dört ayında 682 basın kartını iptal etti. 14 Aralık 2018 yılında yeni yürürlüğe giren basın kartı uygulaması ile basın kartlarının iptali kolaylaştı. Mart 2019’a kadar 14 bin 759 sürekli basın kartı ve 5 bin 691 geçici basın kartı iptal edildi.” 

Bu hukuksuzlukları gidermek için medya kuruluşlarını kapatılmasının durması ve RTÜK’e verilen medya kuruluşlarını kontrol yetkisi bağımsız bir şekilde yönetilen yayın sektörüne devredilmesi tavsiye edildi. Basın kartının da tüm gazetecilere verilmesi ve kartın iptalinin siyasi etkilerle alakalı olmamasının garanti edilmesi önerildi.  

Haksız tutuklamalar

Gazeteci, akademisyen ve sivil toplumun korkusuzca çalışabilmesinin sağlanması talep edilen raporda şu tespitlere yer verildi:

“Türkiye’de halen 140 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu. En az 300 gazeteci ve medya çalışanı OHAL’den beri hapiste. Yüzlercesinin davaları sürüyor. 2016-2018 yılları arasında yedi gazeteci “darbe girişimi” ve “devlet güvenliğini tehdit etme” suçlarından beş kez ömür boyu hapse ve 45 yıl hapis cezasına mahkum edildi. 64 gazeteci “terör örgütü mensubu olmak”, “terör örgütü yönetmek” ve “terör örgütüne yardım” suçlamalarıyla 480 yıl ve 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Terörle Mücadele Kanunu gereğince 52 gazeteciye 122 yıl, 6 ay ve 3 gün hapis cezası verildi.”

Gazetecilerin, akademisyenlerin, insan hakları savunucularının keyfi tutuklamalarının durdurulması ve tutuklananların serbest bırakılması istenen raporda, “Adil yargılanma sağlanmalı ve keyfi tutuklananlar görevlerine iade edilmelidir” denildi.

Çevrimiçi ifade özgürlüğü

Raporun çevrimiçi ifade özgürlüğü ile ilgili bölümündeki tespitler ise özetle şöyle: “Aralık 2018’e kadar 10’dan fazla VPN sağlayıcısı, 220 bin site ve 150 binden fazla url erişim engellerine konu oldu. Nisan 2017’den beri Wikipedia’ya erişim engellendi. 2015 yılında YouTube geçici olarak engellendi. 2016 yılının ikinci yarısında 3 bin 847 kişi sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturmalara tabi tutuldular. Bu kişilerin bin 729’u tutuklandı. 2016 yılının ikinci yarısından Mayıs 2019’a kadar 93 bin 351 sosyal medya hesabı ve 43 bin 387 birey soruşturmalara konu oldu. Bu uygulamaların sonucunda sosyal medya kullanıcıları arasında otosansür yayılmaya başladı.” 

Kamuoyunun bilgiye erişimine engel olan bu yaptırımların derhal sonlandırılması ve Wikipedia’ya erişim yasağının kaldırılması tavsiye edilen raporda, Erişim yasaklarının sadece gerçekten gerekli ve haklı olduğu zamanlarda uygulanması için kesin yasalar geliştirilmeli ve uygulanmalıdır” denildi.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar