Dr. John Sassal: Talihli Bir Köy Hekimi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hazırlayan: Prof. Hakan Yaman

W. Eugene Smith, köy doktoru Ernest Ceriani’inin hayatını yayınladıktan sonra haklı olarak fotoröportajın ustası unvanını kazandı. Röportajın ilk fotoğrafında takım elbiseli, şapkalı genç bir adam elinde bir çanta ve ciddi bir yüz ifadesiyle görünür. Sadece fotoğrafa bakarak, bu kişinin bir hekim olduğununun anlaşılması güçtür.

Smith’ten sonra da benzeri röportajlar yapılmaya devam edildi. Bunlardan bir tanesi de John Berger ve Jean Mohr’un ortak yapmış oldukları, Dr. John Sassal’ı konu alan “Talihli Bir Adam: Bir Köy Doktorunun Hikayesi”. Bu çalışma W. Eugene Smith’in 1948 yılında LIFE dergisinde yayınlanan çalışmasından yaklaşık 20 yıl sonra 1967 yılında kitap olarak yayınlandı.

İki çalışma benzer bir konuyu ele almış olsalar da yapısı itibarıyla farklılıklar arz ediyor. W. Eugene Smith fotoröportajını tek elden çıkarırken, “Talihli Bir Adam” çalışması iki kişi tarafından hazırlanmıştır. Jean Mohr fotoğrafları çekerken, metin John Berger tarafından kaleme alınmıştır.

“Talihli Bir Adam” çalışmasında farklı olarak manzaralar ile giriş yapılır, sonra hekimin eylemlerine yer verilir ve sonra da hasta ve hekimin portreleri bulunur. Eser tek elden çıkmadığı için yazı ve fotoğraflar birbirini tamamlar. Bazı fotoğraflarda açıklamalara ihtiyaç duyulurken, bazılarının okur tarafından yorumlanması bekleniyor.

Berger’e göre fotoğraflar “görüntü aktarırlar” ve yalnızca “bir anı resmederler”. Bir şeyin anlamı ise “Anlık değildir, bağlantılar ile keşfedilir ve gelişim olmadan var olamaz. Öykü olmadan ve açıklama olmadan anlamın olması mümkün değildir”. Van Beek’e göre ise “Bir anın açıklanmasından kaynaklanan anlamsız çok anlamlılığını aşabilmek için, fotoğrafların bağlam ya da bir öykü sunan kelimelere gereksinimi vardır”. Berger’e göre ise bazı fotoğraflar ise kendilerini boylamasına ifade ederler. Bu fotoğraflar sadece o anı görüntülemezler, anlamının sınırlarının ötesine gider ve ilintili olan olaylarla bağ kurar. Bu fotoğraflara kelimeler ve açıklamalar eklemek fotoğrafın kendi dilini engellenmesine yol açar. 

Fotoğrafların açıklama olmaksızın kendilerini ifade etmeleri ya da Van Beek’e göre “fotoğrafların bir dil olarak işlev görmeleri” özellikle belgesel fotoğrafçılığının post-modern akımında kabul görürlerken, modern ya da formalist akımda ise fotoğrafların anlam kazanabilmeleri ya da desteklenmeleri için açıklamalar eklenmektedir. 

Smith’in “Köy Doktoru”nun modern bir bakış açısıyla hazırlandığı ifade edilse de “Talihli Bir Adam” hakkında farklı görüşler mevcuttur. Scott “Talihli Bir Adam”a modernist okuma yaparken, Van Beek bu çalışmanın aslında modernist ile post-modernist akımların arasında kaldığını ifade etmektedir. Berger’in “Anlatmanın Bir Başka Biçimi” çalışması ise post-modernist bir yaklaşım ile hazırlanmıştır. 

“Talihli Bir Adam”da fotoğrafçı ve yazar çalışmaları ayrı ayrı yapılmış. Kitabın  hazırlanma aşamasında ise bir araya gelerek ortak bir dil bulmaya çalışmışlar. Ancak bu çaba ancak kitabın bazı yerlerinde sonuç veriyor; metin bazı yerlerde ötüşürken, bazı yerlerde ayrışıyor. Yani metin ve fotoğrafların ayrı ayrı değerlendirilebiliyor. Dolayısıyla “Talihli Bir Adam” kitabında yazar ve fotoğrafçının modernist ile post-modernist akımlar arasında gidip geldiği söylenebilir. “Bu çalışma aynı zamanda fotoğrafın paradoks doğasını da yansıtmaktadır.”

“Talihli Bir Adam” 1967 yılında yayınlandığında kırsaldaki bir hekimin rolünü analitik, sosyolojik ve felsefi olarak inceleyen bir çalışma olarak karşılandı. Bu çalışmanın kahramanı olan Dr. Sassal hekimlik mesleğine derinden bağlı ve tutkulu bir köy hekimi olarak anlatılır. Kültürel ve entelektüel yoksunluğun yoğun olduğu bir ortamda, kişiliğinden hiçbir şey kaybetmeden hizmet eden bir insanı görmek mümkün. Gloucestershire kırsalında çalışan bu hekim aynı zamanda, Berger’in de aile hekimliğini yapıyordu. Berger ufak bir sorun için kendisine gittiğinde, Dr. Sassal’ın hekimliği ve kişiliğinden çok etkilenmiş ve bu görüşmeden sonra aralarında bir dostluk gelişmiş. Berger kendisini etkileyenen özellikle Dr. Sassal’ın yükenmeyen heyecanı ve idealizmi olduğunu söyler. Berger, doktorun öğrenme ve deneyim kazanma hevesinin eşsiz olduğunu ancak bu değerin bir gün unutulup, gideceğini düşünerek de üzülür. 

Kalıcı bir eser bırakmak için Berger ve Mohr altı hafta boyunca Dr. Sassal’ın evinde kalarak onu izler, hastalarının izniyle de çekimler yapar. Çalışmanın ardından Berger ve Mohr, Cenevre’ye döner ve birbirlerinden bağımsız olarak çalışmalarını bir ayda tamamlarlar.

Yeniden bir araya geldiklerinde, metin ve fotoğrafların birbirleriyle örtüştüğü anlaşılıyor. Bir sonraki buluşmada ise artık fotoğraflar ve metin birbirlerini tamamlar hale geliyor ve adeta “birbirleriyle konuşuyorlardı”.

Kitap çıktıktan sonra Dr. Sassal ve çalışmaları ebediyete kavuşmuş oldu. Bu çalışma sadece bir hekimin anılarını göstermiyor, aynı zamanda unutulmakta olan ve kaybolmaya yüz tutmuş bir hekimlik uygulamasına da şahitlik yapıyordu.

Kitabın başında görülen manzaraların arkasında birçok yaşanmışlık gizli diyor Berger. Aile hekimi de bunlara şahitlik ediyor ve olanaklı olduğu yerde de müdahale ediyor. Berger her ne kadar bu çalışmasıyla Dr. Sassal’ın hizmet ettiği topluluğa olan katkısını ölçmeye çalışsa da bunu başardığını söylemek güç. Çünkü yaptıklarının değeri paha biçilemez. Bir hastanın ağrısını dindirmenin yarattığı mutluluğun ya da bir başkasının hayatını kurtarmanın bedeli ne olabilir? 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus