Cezayir’de seçimlere giderken – Mouloud Boumghar: “Bu rejim tehlikeli ve Cezayir’in geleceği için bir tehdit”

Cezayir 12 Aralık’ta devlet başkanlığı seçimlerine gidiyor. Şubat ayında Cezayirliler özellikle de gençler sokaklara dökülmüş ve Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika’nın nisan ayında yapılması beklenen seçimlerde beşinci kez aday olmasını protesto etmeye başlamışlardı. Eylemler giderek büyüyünce, Buteflika seçimlerden çekilmiş, daha sonra da görevinden istifa etmişti.

Abdülaziz Buteflika

Ancak gençlerin eylemleri sona ermedi. Sokaktakiler uzun zamandır “Buteflika’nın gitmesi yetmez, bütün rejim gitmeli” diye bağırıyor. Buteflika sonrası kurulan Geçiş Hükümeti seçimleri aralık ayında yapacağını açıklamıştı. Ancak Cezayirliler bundan memnun değil. Onlara göre, ülkede halen Buteflika’nın klanı hüküm sürüyor. Protestocular seçim sürecine bu koşullarda gitmenin Buteflika döneminin adaletsiz şartlarının devamından başka bir şeye sahne olmayacağını düşünüyor.

Cezayirliler seçimlerden önce demokratik kurumların ve yasaların tesis edilmesini istiyor. Fakat hem Geçiş Hükümeti’nin figürleri hem de şu an ülkede son derece güçlü konumda bulunan Genelkurmay Başkanı Ahmad Gaid Salah seçimlerin gerçekleştirilmesinden yana. Son olarak İçişleri Bakanı, Cezayir’deki muhalefeti “hain, sapkın ve dış güçlerin maşası” olmakla suçladı. Fransız Mediapart, Cezayir’deki son durumu Fransız kamu hukukçusu Mouloud Boumghar ile konuştu. Boumghar’ın Cezayir ile ilgili vurguladığı noktalar şunlar:

Mouloud Boumghar

“Bir klan gidiyor yenisi geliyor”

Bugün Cezayir’de artık kral çıplak! Kurumsal siyasette askerin tekel kurduğunu biliyoruz. Son günlerde bazı oligarkların ve eski başbakanların tutuklandığını görüyoruz ama halkın nazarında bunların tek bir anlamı var: Bir klan gidiyor yenisi geliyor. Rejim aynı kalıyor. Dahası yolsuzluğun bütün mekanizmaları halen yerli yerinde.

Rejimin temel yapıtaşlarından biri olan ordu bütün bu protesto hareketleri karşısında kendisi de silinip gitmemek için Buteflika’yı feda etti. Ama protestolar halen devam ediyor ve devam edecek. Öte yandan protestocular başarısızlık durumunda kendilerini bir diktatörlük döneminin beklediğini biliyor.

Cezayirli protestocular Arapça ve Fransızca dövizler taşıyor. Fransızca dövizde “System degage!” (Sistem defol) yazıyor.

Bütün bunları geri döndürmenin bir yolu var. Psikolojik bir yol. Yüksek komutaya iktidarı zorla elinde tuttuğunu ve iktidarının hiçbir hukuki tarafı olmadığını kabul ettirmek. Siyasetçilerin pek çoğu ordunun siyasetteki rolünü tartışmıyor bile. Öte yandan, protestocular arasında «Generallerden sıkıldık ya da askeri değil sivil devlet istiyoruz» söylemlerini duyuyoruz. Ama 12 Aralık’ta yarışacak muhalifler dahi bunu seslendirmiyor. Bu bir inkâr. Bu inkârdan çıkış yapılması gerekiyor. Bu bir ihtiyaç.

Cezayir’de 6 Aralık akşamı televizyonda devlet başkanlığı seçimlerindeki adaylar tartıştı. İnsanlar bunun ilk olduğunu söylüyor. Aslında bir ilkten bahsedeceksek bu, rejimin içerisinde olduğu meşruiyet krizidir diyebiliriz.

Beş aday da değişimden bahsediyor ama hatırlayalım Buteflika da gitmeden hemen önce değişimden bahsediyordu. Hatta ordu bile bu popüler talepleri destekliyor görünüyor. Mesele şu ki adayların hiç biri özgürlüklerle, fikrinden dolayı hapsedilenlerle ya da askerin siyasetteki rolüyle ilgili bir söylemde bulunmuyor.

Bugün siyasi polis her zamankinden daha fazla çalışıyor. Öte yandan seçimlere giderken büyük televizyon kanallarından ikisi hariç hepsi rejim propagandası yapıyor. Rejim kendi yandaşlarını da sokağa çıkarıyor. Ancak şu anda rejim göstericilere şiddet uygulayamıyor, bunun sebebi ise göstericilerin şubat ayından bu yana son derece barışçıl şekilde hareket etmesi. Eğer bunu yaparlarsa, hem ordunun yeri tartışmalı hale gelir hem de rejim uluslararası kurumlar tarafından kınanır.

Bu rejim tehlikeli ve Cezayir’in geleceği için bir tehdit konumunda. Ancak şunun altını çizmek gerekiyor Cezayir’de artık muhalefet siyasetinin ve sivil itaatsizlik döneminin içindeyiz.  

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar