Prof. Daron Acemoğlu TÜSES’in Küresel Ekonomide Devr-i Alem Konferansı’nda konuştu: “Batı’nın yeni bir refah devleti ve sosyal demokrasi anlayışına ihtiyacı var”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dünyanın önde gelen okullarından Massachusetts Institute of Technology (MIT) Öğretim Üyesi Prof. Daron Acemoğlu, Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı’nın (TÜSES) organize ettiği “Daron Acemoğlu ile Küresel Ekonomide Devr-i Alem Konferansı”nda konuştu. Acemoğlu, dünya ve Türkiye ekonomisinin mevcut sorunlarından eğitim, teknoloji ve demokrasiye kadar birçok konuda fikirlerini paylaştı ve soruları cevapladı.  

TÜSES’in düzenlediği konferansta Prof. Daron Acemoğlu, dünya ekonomisinde öne çıkan problemler üzerinden Türkiye ekonomisinin temel problemleri üzerinde durdu. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de ekonominin temel sorununun verimlilik olduğunu söyleyen Acemoğlu, 2006 yılından itibaren Türkiye ekonomisindeki büyümenin verimlilik yaratmayan ve kaliteli olmayan bir büyüme olduğunun altını çizdi.

Acemoğlu, Türkiye’de ekonomik büyümenin kalkınmayı mümkün kılması ve daha adil bir şekilde paylaşılabilmesi için, eğitim, demokratik kurumlar ve teknolojik gelişmeler konusunda atılması gereken birçok adım olduğunu belirtti. 2006’ya kadar yaptığı ihracatta katma değer açısından daha yüksek ürünlerin payının daha büyük olduğunu belirten Acemoğlu, 2006’dan beri bu payın düşmekte olduğunu vurguladı.

Eğitim konusunda da Türkiye’nin PISA sınavlarındaki başarısıyla OECD ortalaması arasında açığın 2006 yılına kadar kapanmaya başladığını belirten Acemoğlu, bu yıldan itibaren tüm alanlarda bu farkın tekrar açılmaya başladığını ve şimdilerde bu farkın 2000’lerin başındaki seviyeye gerilediğinin de altını çizdi. 

“Devletin güçlü kurumları karşısında, toplum da hem hak ve özgürlükler hem de sosyoekonomik anlamda güçlendirilmeli”

Acemoğlu, ekonomik ve toplumsal kalkınma ile demokratik kurumsal gelişme arasında net bir ilişki olduğunu ve Türkiye’de ekonomik büyüme ile eğitimin kalitesinin düşmeye başladığı yıllarla, demokratik kurumların da aşınmaya başladığı yılların aynı olmasının tesadüf olmadığını belirtti. Freedom House’un verilerine göre Türkiye’deki demokrasi kalitesinin 2000’lerin başında bir miktar artış göstermeye başladıktan hemen sonra tekrar azalma trendine girdiğini ve bu süreçte Türkiye’de medya ve ifade özgürlüğünün de büyük ölçüde sekteye uğradığını söyleyen Acemoğlu, işleyen bir demokrasi için devletin güçlü kurumları karşısında toplumun da hem hak ve özgürlüklerle hem de sosyoekonomik olarak güçlendirilmesi gerektiğini anlattı.

“Batı’nın yeni bir refah devleti anlayışına ihtiyacı var”

Prof. Daron Acemoğlu, neoliberalizmin geldiğimiz noktada yarattığı büyük toplumsal eşitsizliğin ve bunun sonucunda ortaya çıkan sağ popülizmin, aslında Batı’nın yeni bir refah devletine ihtiyacı olduğunu gösterdiğinin altını çizdi. Özellikle teknoloji ve eğitim alanında, devletin kurumlar üzerinden doğru regülatif politikalar uygulaması gerektiğini söyleyen Acemoğlu, İsveç ve diğer İskandinav ülkelerinin 1945 sonrası bunu yaptığını belirtti.  

İskandinav ülkelerinin 1945 sonrası yaptığına benzer bir şekilde, yeni bir sosyal demokrat anlayışın keşfedilmesi gerektiğinin altını çizen Acemoğlu, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kendi ihtiyaçlarına göre uygun regülatif politikalarını uygulaması gerektiğini söyledi. Acemoğlu’na göre, eğitim, sağlık, hukuk devlet, medya ve ifade özgürlüğü ve insan hakları noktasındaki politikalar her yerde aynı şekilde demokratik standartlara uygun ve tavizsiz olarak uygulanmalı. 

“Demokrasi Batı’ya özgü değil, evrensel bir değer olarak görülmeli”

Acemoğlu ayrıca demokrasinin sadece Batı’nın kendi değerlerine uygun bir rejim olarak değil evrensel bir değer olarak görülmesi gerektiğini, Donald Trump gibi liderlerin yönettiği batı ülkelerinin günü geldiğinde başka kültürlerin hâkim olduğu coğrafyalardan da demokrasi konusunda ders alabileceğini belirtti. 

“İş çevreleri de demokrasiye bağlı olmalı”

Demokrasinin, toplumsal ve ekonomik kalkınma için en önemli itici güç olduğuna dikkat çeken Acemoğlu, tüm toplumsal kesimlerle birlikte iş çevrelerinin de demokrasiye bağlı olması gerektiğini belirtti. Daron Acemoğlu, iş çevrelerinin kısa dönemli menfaatler için demokratik olmayan süreçlere eklemlenmemesi gerektiğinin altını çizerken TÜSİAD’ın geçmişte bu hataya düştüğünü, bunu yapmaması gerektiğini söyledi.

  

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus