Hindistan’daki vatandaşlık yasası protestolarında öncülük kadınlarda: “Biz güçlüyüz ve Modi korkuyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hindistan’da yeni vatandaşlık yasasına karşı protestoların merkezinde ev kadınları, öğrenciler ve büyükanneler bulunuyor.

Son haftalarda ulusal çaplı protestoların sembolü olan yerlerden Güney Delhi’deki Shaheen Bagh’da yaşayan 90 yaşındaki Asma Khatun protestolarda ağlayarak “özgürlük” diye bağırıyor.

Khatun, 90 yıllık hayatı boyunca İngiliz sömürge yönetimini, bağımsızlığı, Hindistan ile Pakistan’ın kanlı ayrılık sürecinin hepsini gördü fakat bir ev kadını olarak geçen aya kadar sokağa çıkıp siyasete dahil olmamıştı. Şimdi ise vatandaşlık yasasına karşı protesto gösterilerinde slogan atıyor. Khatun zor koşullarda protestolara katılmasının çocuklarını endişelendirdiğini söylüyor ama Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin ülkeyi bölmesine seyirci kalamayacağını belirtiyor.

40 günden fazladır çok soğuk hava koşullarına rağmen kadınlar gündüz gece sokaklarda protestolara katılıyor.

Kadınlardaki bu rahatsızlık, vatandaşlık yasasındaki değişiklikle ilgili olarak geçen ay (Aralık 2019) başladı. Birçok kişi bu vatandaşlık yasasının Müslümanlar’a karşı ayrımcılık içerdiğini ve Hindistan’ın yapısının güvenli temellerinin altını oyduğunu düşünüyor.

Bu yasa değişikliği Başbakan Narendra Modi ve hükümetinin, Hindu milliyetçi (Hindutva) gündeminin işleme koyulmasına yönelik kabul edilemez bir girişimi olarak görülüyor. Bu gündem, Hindistan’ın tamamen Hintler’den oluşan bir ülke olarak yeniden kurgulanması mantığını taşıyor. Yeni vatandaşlık yasası ve ulusal çapta vatandaşlık testi, milyonlarca Müslüman’ın kendi ülkelerinde yasadışı yabancı statüsüne geçmesiyle sonuçlanabilir. Bu sebeple de yasa kitlesel bir tepki çekti.

Hükümetin insanların toplanmasını yasaklamak ya da güvenlik güçlerinin sert müdahalesi gibi yollarla protestoları bastırma girişimleri işe yaramadı, aksine sokağın ateşini artırdı.

Protestolarda hem Müslüman hem de Hindu kadınlar çoğunlukta ve ön saflarda yer alıyor. Aralık 2019’un sonlarında Shaheen Bagh’ın Müslüman azınlığın çoğunlukta olduğu kısımlarında yüzlerce kadının yolları kapatıp oturma eylemi yapmasıyla başlayan süreç eylemcilerin sayısının günden güne artmasıyla devam ediyor. Daha önce Hindistan’da eylemlerde görülmemiş bir biçimde farklı nesillerden kadınlar eylem alanlarını dolduruyor.

Bu eylemciler arasında yer alan Bilkis (82), ev kadını olduğunu ve hayatı boyunca ilk defa bir politik harekete katıldığını söylüyor ve ekliyor: “Daha önce evden hiç çıkmazdım. Şimdi burada yiyorum, yatıp kalkıyorum ve arada eve üzerimdeki kıyafetleri değiştirmek için gidiyorum. Hava soğuk ama burada durmak zor değil. Ben çocuklarımın evleri olan bu ülkeden atılabileceklerini, hapse ya da Pakistan’a gönderilebileceklerini bilerek nasıl durabilirim? Ben buradan ancak çocuklarımın güvende olduğunu bilirsem ayrılırım. Biz güçlüyüz ve Modi korkuyor.”

Ev kadını olarak sürdürdüğü hayatından çıkıp ilk defa eylemlere katılan bir diğer isim Nusrat Asra (43), eşinin başta eylemlere katılmasını istemediğini ama şimdi eşinin de onun ne için mücadele ettiğini anladığını söylüyor. Hakları için mücadele ettiklerini belirten Asra, 12 yaşındaki kızını da her gün eylem alanına götürdüğünü ve onun hakları için de mücadele etmeyi öğrenmeyi amaçladığını belirtiyor.

Hindistanlı kadınların yeni vatandaşlık yasasına karşı büyük bir tepki göstermelerinin bir sebebi de bu yasanın sonucunda vatandaşlığın kanıtlanabilmesi için birçok resmi belge istenecek olması ve Hindistan’da kadınların resmi belgeleri toplama ve bu konularla ilgilenme alışkanlıklarının bulunmaması.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus