Hayali, Uğur Mumcu suikastını çözmekti: Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan’ın katledilmesinin üzerinden 19 yıl geçti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Diyarbakır’da uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan’ın ölümünün üzerinden 19 yıl geçti.

2001 yılının 24 Ocak günü, Diyarbakır’da makamından çıktıktan kısa bir süre sonra 16 uzun namlulu silah ve bombanın kullanıldığı büyük bir saldırıda, yanındaki beş koruması ile birlikte katledilen Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, suikasttan 19 yıl sonra anılıyor. Diyarbakır’da hâlâ unutulmayan ve yüzlerce çocukta adı yaşayan Ali Gaffar Okkan, farklı bir yönetim anlayışı ile kentte iz bırakan önemli isimlerden biri olmuştu.

“Bu işi çözersem gözüm arkada kalmaz”

Diyarbakır başta olmak üzere bölgede ve İstanbul’da yapılan Hizbullah operasyonlarında önemli rol üstenen Ali Gaffar Okkan’ın en büyük hayali 24 Ocak 1993 tarihinde Ankara Karlı Sokak’ta aracına patlayıcı yerleştirilerek öldürülen Uğur Mumcu suikastını aydınlatmaktı. Okkan, kendisini ziyaret eden gazetecilere, “Bu meslekteki en büyük hayalim rahmetli Uğur Mumcu suikastını çözmektir. Mumcu suikastında kullanılan patlayıcı düzeneği ve düzenekte kullanılan patlayıcı ile malzemelere Batman’da bir saldırıda rastladık. Eğer bu işi çözersem o zaman gözüm arkada kalmaz” derdi. Okkan, bu bilgiyi paylaştığı gazetecilerden, bu fikrinin çok duyulmasını istemediği için yazılmamasını rica etmişti. Okkan, Mumcu suikastını çözmeyi hayal ederken, Uğur Mumcu’dan sekiz yıl sonra aynı gün, yani 24 Ocak’ta uğradığı saldırıda hayatını kaybetti.

“Bundan sonra polislerden de hakkını alacaksın”

Kendisine has yönetim tarzı ile kentte sevilen biri haline gelen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, öğleden sonra başlayan ve sabah saatlerine kadar süren mesaisinde sokak satıcılarını ve ciğerci tezgâhlarını ziyaret etmekten geri durmazdı. Elinde telsiz ve tebdili kıyafet gezdiği günlerden birinde, ciğer yediği esnafa para vermek isteyen Okkan, kendisinden para alınmayınca şaşırıp sebebini sormuştu. Ciğerci’nin, “Abi biz polislerden para almıyoruz” demesi üzerine, “Ben emniyet müdürüyüm, bu benim cep telefon numaram. Bundan sonra polislerden de hakkını alacaksın. Sorun çıkaran varsa beni ararsın” demişti. 

“Kimseye eyvallahım yok”

Gaffar Okkan, görev yaptığı dönemde adı bir olaya karışan, kentte çok tanınan önemli bir işadamını gözaltına aldırdı. “Devlet zenginlere dokunmaz” algısı nedeniyle yaşanan gözaltı olayı kentte büyük bir şaşkınlığa yol açmıştı. Okkan, kendisini ziyaret eden gazetecilere gözaltı ile ilgili, “Ben Sakaryalı fırıncı Fikri’nin oğluyum, benim kimseye eyvallahım yoktur. Benim için önemli olan vatandaşların huzur ve güvenliğidir. Gözaltına aldırdığımız işadamı bir gün Diyarbakır’ın meşhur tavalarından birini almış, beni de işyerine davet ederek, bir nevi tava ile bize ziyafet çektirmişti. Davete icabet etmemek olmazdı. Biz de gittik ve tava yedik. Sözkonusu kişi gözaltına alınınca ben de özel kaleme talimat verdim ve nezarethanede bulunan sözkonusu işadamına bir tava yaptırılıp gönderilmesini istedim. Arkadaşlarım bunu yerine getirdi” demişti.

“Sokakta vatandaş varsa eve gidip uyuyamam”

Ali Gaffar Okkan’ın farklı yönetim tarzı mesai saatlerine de yansımıştı. Genellikle emniyet binalarında görevlendirilen kadın polisleri sokakta görevlendirmesi gibi bir çok yeniliğe imza atan Okkan, çalışma saatleri konusunda da farklı bir uygulamayı hayata geçirmişti. Kendisinden randevu isteyen gazetecileri genellikle gece 23.00’ten sonra makamında kabul eden Okan, kaçta eve gittiği sorulduğunda, “Sabaha karşı 4-5’te eve gidiyorum. Kameralardan sokaklara bakıyorum eğer vatandaş sokakta hâlâ varsa eve gidip rahat uyuyamıyorum. Herkesin evine gittiğinden emin olduktan sonra evime rahatlıkla gidebiliyorum” diyordu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus