Vuhanlı gazeteci Xinyan Hu: Doğduğum şehir bir salgının nasıl ortaya çıkabileceğini gösterdi. Peki nasıl sona erdiğini de gösterebilir mi?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Washington Post’un Vuhan doğumlu muhabiri Xinyan Hu’nun, 26 Mart tarihinde gazete için kaleme aldığı ve Vuhan kentinin koronavirüs ile nasıl mücadele ettiğini anlattığı yazısının çevirisini paylaşıyoruz.

Hastalar kendilerine test yapılmasını bekliyorlar, sağlık çalışanları kendi yaptıkları maskelerle çalışırken ekonomi darbe alıyor ve çok sayıda insan işten atılıyor. Hükümet ise panik havasını yatıştırmakta zorlanıyor.

An itibarıyla ABD’deki salgının merkezi haline gelen New York’ta durum böyle. Benim doğduğum yer olan 11 milyonluk Vuhan kenti de iki ay önce tam olarak bu haldeydi.

Şubat ayında koronavirüsün koca bir şehri nasıl dizleri üzerine çöktürdüğünü uzaktan izledim. Salgın tepe noktasına vardığında her gün yüzlerce kişi ölüyordu. Yine de ABD ve pek çok ülke için bu kriz oldukça yabancıydı çünkü fazlasıyla uzakta gerçekleşiyordu.

Vuhan’ın içinden geçtiği periyodun yankılarını tüm dünyada gözlemlemek oldukça acı verici. Ancak nasıl ki benim şehrim -ABD dahil pek çok ülke dikkate almasa da– bir salgının nasıl başlayıp ilerleyeceği ile ilgili uyarıları ortaya çıkardıysa, tamamen tecrit altında olan bir toplumun nasıl yeniden ayağı kalkacağıyla ilgili örnekler de sunabilir. Yaklaşık iki ay boyunca kapalı kaldıktan sonra, Vuhan 8 Nisan’dan itibaren aşamalı olarak normal hayata yeniden entegre olmaya başlayacak.

“Koronavirüs yayılmaya başladığında toplum hazırlıksız yakalanmıştı”

Ocak ayında koronavirüs kontrol edilemeyen bir ateş gibi Vuhan kentine yayılmaya başladığında toplum hazırlıksız yakalanmıştı. İnsanların hastanelere koşuşturdukları o karanlık dönem boyunca sosyal medyada, yerde yatan hastaları, test edilemeden hayatını kaybeden insanların yakınlarını, asgarî düzeyde önlemlerle çalışan doktor ve hemşireleri gördüğüm videoların sayısını unuttum.

7 Şubat günü bütün halk, salgının başlangıç aşamasında iş arkadaşlarını ve toplumu SARS benzeri bir virüsle karşılaştığımızı söylemek istediği için polis tarafından azarlanan Doktor Li Venliang’ın yasını tuttu. İnsanlar krizin boyutunu kavrayamayan ve toplumu zamanında uyarmakta başarısız olan resmî yetkililerden özür beklerken üzgünlük ve öfke de salgınla beraber yayılıyordu.

Li Venliang

Vuhan kenti 23 Ocak günü kapatılırken hem toplu taşıma hem de özel otomobillerin yola çıkması yasaklandı. Bir sonraki hafta Vuhan’da bir günde 15 bin 152 koronavirüs testi pozitif çıktı.

Bütün şehir iki hafta içinde 3 bin yataklı iki geçici hastane inşa etmek için harekete geçti. Toplam 16 okulun yanı sıra stadyumlar ve oteller 13 bin yataklı karantina merkezlerine çevrildi. Amcam gibi Çin Komünist Partisi’ne üye olan insanlar uzak yerleşim alanlarına gönderildiler ve önemli işleri olmayan kişilerin evlerini terk etmemeleri için nöbet tuttular. Büyük bireysel riskler içermesine rağmen 29 ilden 20 binden fazla sağlık görevlisi şehre destek olmak için Vuhan’a geldi

Bütün şehir koronavirüs ile mücadeleye odaklanmışken bunun bedelleri de oluyordu. Hastaneler, koronavirüs hastaları için kanser hastalarının da yattığı bazı yatakları boşaltmak durumunda kalıyordu. Bu yüzden de pek çok acil tedavi yarım kalmıştı. En hafif soğuk algınlığı semptomu tespit edilen kişiler bile evlerinde karantinaya zorlanırken onları karantina merkezlerine taşımak için gelen otobüsler kapılarının önünde bekliyordu.

“Büyük şirketler tıbbî malzemeler üretmeye başladı”

Şehrin kapatılmasının ardından geçen dört hafta sonunda, tespit edilen yeni vaka sayısı “günde birkaç yüz”de sabitlenmişti. Her ne kadar sayılar bütün resmi göstermese de -örneğin semptomu olmayan hastalar tespit edilememişti– virüsün yayılması durmuş gibiydi.

Bu noktada salgın, insanların hayatına büyük değişiklikler getirdi. iPhone imalatçısı Foxconn’dan Çin’in en büyük elektrik üreticisi BYD’ye kadar ülke genelindeki büyük uluslararası şirketler tıbbî malzemeler üretmeye başladı. Telekomünikasyon firmaları Vuhan halkının nereye gittiğini takip etti. Video oyunları ve çevrimiçi eğitim sektörü büyüdü. Yaşlılar dâhil herkes, sohbet gruplarından yemek sipariş etmeyi öğrendi. Bu siparişler toplum gönüllüleri tarafından getiriliyordu.

Koronavirüse yakalanmayanlar ya yalnızlığa ya da günlük bağırma seslerine katlanmak zorundaydı. Bazı dönemde komşularınızdan ağlama sesleri duysanız bile bir şey yapmadan önünüze bakmanız gerekirdi.

İki aylık tecrit döneminin ardından Vuhan’da 2 bin 500 kişi hayatını kaybederken 40 bin kişi de iyileşmişti. Şimdi ise şehir yenilenme yolunda gelişme katediyor. Pazartesi günü otobüsler rotaları test etmek için yolcu almadan hareket etti. Metrolar dezenfekte edildi. Bazı yerleşim yerlerinde bir kişinin erzak almak için dışarı çıkmasına izin verildi. Hiç vaka görülmeyen yerlerde ise insanlar serbestçe dolaşabiliyor artık. Denetleme ekipleri de iş yerlerinin yeniden açılmasına ilişkin yapılan başvuruları incelemeye başladı. Yeniden ofisten çalışmaya başlamak isteyen şirketlere girişte ateş ölçme, koridorlarda ve asansörlerde mesafe ayarlama ve rutin olarak kullanılan alanları dezenfekte etme gibi önlemler aldırılıyor.

Bu tip gelişmeler yaşandıkça hafif bir rahatlama duygusu belirse de insanlar ikinci dalga salgından fazlasıyla korkuyorlar. Pek çok insan kendini izole etmeye devam ediyor. Yine de, şehir kendini yavaş yavaş toparlarken, dünyanın geri kalanı Vuhan’ın dayanıklı insanlarına bakarak bir başlangıç varsa, bitişin de olacağına yeniden inanabilirler.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus