Işın Eliçin ile Dünyanın Gidişi (62): Kovid-19’la küresel savaş – İzlanda’nın yaygın test uygulamasının öğrettikleri

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Nüfusu 364 bin olan İzlanda’nın Kovid-19 salgınıyla mücadele stratejisinin en önemli ayaklarından biri, sadece hastalık belirtisi gösterenlere değil, nüfusun geneline yönelik yaygın test uygulaması. İlk sonuçlar, tanı konmuş vakalarının yarısında hiç semptom görülmediğini gösteriyor. Dahası da var. Bu yayında anlattım.

Yayın metni özeti:

Merhaba. Bugün 30 Mart 2020, Pazartesi. Kovid-19 salgını, dünya genelinde her gün onbinlerce kişiyi enfekte enfekte etmeye devam ediyor. Yayılma hızı bu şekilde devam ederse nisanın ilk günlerinde küresel vaka sayısı 1 milyonu bulabilir. Türkiye’de ise 29 Mart akşamı itibarıyla resmi olarak açıklanan vaka sayısı 9217 oldu. Sağlık Bakanlığı Kovid-19’a bağlı ilk ölümlü vakayı 17 Mart’ta açıklamıştı, 13 gün içinde hayatını kaybedenlerin sayısı maalesef 131’e yükseldi.

Bu yayında size, Atlas Okyanusu’nun kuzeyinde, Grönland ile İskandinavya arasında küçük bir ada ülkesi olan İzlanda’nın koronavirüs salgını ile mücadele stratejisinden bahsetmek istiyorum. Özellikle de hükümetin yaygın test uygulamasının öğretici sonuçlarından bahsedeceğim.

İzlanda dünyanın yüzölçümüne göre nüfusu en seyrek ülkelerinden biri. Yüzölçümü bakımından Türkiye’nin sekizde birinden biraz daha büyük. 100 bin kilometrekare. Nüfusu ise hemen hemen Niğde’ninki kadar: 364 bin kişi yaşıyor. Ülke parlamenter demokrasi ile yönetiliyor ve son üç yıldır iktidarda, biri merkez solda, diğeri merkez sağda ülkenin en büyük iki partisi ile, daha küçük bir partinin üçlü koalisyon hükümeti var.

Koronavirüs salgınıyla ilgili şahane bir internet sitesi açmışlar. Hükümetin salgınla mücadele stratejisi ve bu stratejinin bilimsel dayanakları, hangi önlemler yürürlükte, virüsten korunmak için yaş gruplarına göre ayrı ayrı neler yapılmalı, semptomlar baş gösterdiğinde ne yapacaksınız, stres ve anksiyete ile nasıl baş edeceksiniz vs. gerekli temel bilgilerin hepsini buradan öğrenmek mümkün.

Ayrıca Kovid-19 vakalarıyla ilgili hergün öğle saatinde güncellenen detaylı istatistiki bilgilere de bu siteden erişebiliyorsunuz. Aramızdaki saat farkı nedeniyle 30 Mart’ın bilgileri ben yayına hazırlanırken henüz girilmemişti. Ama 29 Mart itibarıyla veriler şöyle:

İzlanda hükümetinin Kovid-19 istatistiklerini yayınladığı sitede, 29 Mart 2020’de açıklanan veriler.

Ülkede Kovid-19 tanısı ilk kez 28 Şubat’ta, İtalya’dan kayak tatilinden dönen bir kişiye konmuştu. O günden bugüne ülkedeki toplam doğrulanmış vaka sayısı 1020. İçlerinden 135 kişi iyileşirken, iki kişi ise hayatını kaybetti. Test sonucu pozitif çıkan 883 kişi kendilerini tecrit etmiş durumdalar. Hastanede yatanların sayısı ise, dokuzu yoğun bakımda olmak üzere toplam 25 kişi. Şu ana kadar test sonuçları pozitif çıkanların 521’i kadın, 499’u erkek. 284 kişinin enfeksiyonu yurtdışı kaynaklı. 659’u yerli vaka.

Ayrıca, enfekte olmuş kişilerle teması olmuş ya da aynı mekanda bulunmuş ve yurtdışından yeni dönmüş yani virüsün bulaşmış olması ihtimali yüksek olan 10 bine yakın kişi de halen evlerinde karantina altındalar. 14 günlük karantina süresini tamamlayanların sayısını da bu sitede görmek mümkün: 4800 kişi var böyle. Enfekte kişilerin kaçı nerede, bu bilgileri de öğrenebiliyorsunuz. Mesela başkent Reykavik’te doğrulanmış 773 Kovid-19 vakası var, karantina altındakilerin sayısı ise 4755.

Vakaların yüzde 73’ü 20-60 yaş arasındaki “gençler”

Enfekte kişilerin yaş gruplarına göre dağılımını da görebiliyorsunuz ve işte burada yeni tip koronavirüs ve yol açtığı salgın hakkında daha iyi bilgilenmemizi sağlayacak çok ilginç sonuçlarla karşılaşıyoruz.

İzlanda’da doğrulanmış Kovid-19 vakaları arasında 0-9 yaş arasında tam 21 çocuk var. Toplam vaka sayısına göre 0-9 yaş arası çocukların oranı yüzde 2. 10-19 yaş grubundakilerin oranı ise yüzde 7,5. 60 yaş üstüne bakıyoruz, toplam vakaların yüzde 17,5’i de bu yaş grubu içinde çıkmış. Dolayısıyla test sonucunda koronavirüs pozitif olduğu belirlenen kişilerin yüzde 73’ü 20-60 yaş arasında.

Nüfusun yüzde 4’üne test yapıldı

Şimdi İzlanda’nın koronavirüs salgınıyla mücadele stratejisini biraz daha yakından inceleyelim. İzlanda ilk vakadan itibaren, koronavirüs tanısı koyduğu herkesin ailesini, yakın çevresini ve geriye dönük olarak virüsü bulaştırma olasılığı yüksek olan bütün kişileri 14 gün zorunlu karantinaya tabi tutuyor. Bu bir.

İkinci olarak da ülkede çok yaygın test yapıyor. 27 Şubat-29 Mart arasında 31 günde toplam 15 bin kişiye test yapılmış. 15 bin test demek İzlanda’da nüfusun yüzde 4’üne test yapmış olmak demek. Türkiye’nin bu oranı yakalaması için 3 milyon 280 bin kişiye test yapması gerekiyor.

Testler konusunda bir kamu-özel sektör işbirliği de görüyoruz. İzlanda Ulusal Üniversite Hastanesi ve 13 Mart’tan itibaren de ona ek olarak, ülkenin önde gelen genetik araştırma şirketi deCOde ücretsiz olarak koronavirüs testi yapıyorlar.

Başkentteki Üniversite Hastanesi, yani devlet, Kovid-19 belirtisi olanlara ve tanı konmuş vakalarla irtibatlı, karantina altına alınmış Kovid-19 şüphesi bulunan kişilere test yapıyor.

Tanı konmuş Kovid-19 vakalarının yarısında hastalık belirtisi görülmüyor

deCode ise nüfusun geneli hakkında güvenilir tahmin yapmayı sağlayacak, gönüllülük esasına dayalı rasgele örneklem seçerek test yapıyor. Yani karantina altında olmayan, semptom göstermeyen, yahut semptomlar çok hafif seyrettiği için enfekte olduğunun farkında olmayan kişiler teste tabi tutuluyor. İki hafta içinde 7777 kişiye yani ülke nüfusunun yüzde 2’sine koronavirüs testini bu şirket yapmış. Çıkan sonuçlar önemli.

Buna göre, test sonuçları pozitif çıkanların yaklaşık yarısı hastalık belirtisi göstermiyor (asemptomatik) ya da üstünde durmayacak kadar hafif belli-belirsiz arazlarla atlatıyorlar hastalığı. Daha önce Dünya Sağlık Örgütü, Çin’deki çalışmasının sonucunda belirti göstermeyenlerin oranını hastalığın yayılmasında önemli bir faktör sayılamayacak kadar düşük olarak tahmin etmişti. İzlanda gibi yaygın test yapan Güney Kore’de ise semptom göstermeyenlere dair oran yüzde 22-23 civarında hesaplanmıştı.

Tecrit ve karantina yayılmayı önlemekte etkili önlemler

Bir başka çarpıcı sonuç, yeni vakaların önemli bir bölümünün halihazırda karantina altında olanlar arasından çıkması. Bu da koronavirüs tanısı konmuş kişilerin geriye dönük irtibatlı olduğu insanları tespit edip karantinaya almanın virüsün yayılmasını yavaşlatmakta ne kadar başarılı sonuç veren bir strateji olduğunu gösteriyor.

İzlanda’nın rasgele test stratejisinden çıkan sonuçlar üzerine, Norveç ve Almanya da virüsün, nüfusları içinde ne kadar yayılmış olduğunu anlamak ve stratejilerini bu testlerden elde edecekleri verilere göre yenilemek üzere benzer tarama testlerine başlama kararı aldı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus