Bill Gates WP için yazdı: Koronavirüs konusunda önemli kararlar almak için hâlâ geç değil

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Microsoft’un kurucusu Bill Gates, koronavirüs salgınıyla ilgili genel durum değerlendirmesini ve yapılması gerekenler hakkındaki düşüncelerini Washington Post için kaleme aldı. Yazının çevirisini paylaşıyoruz:

“Amerika Birleşik Devletleri’nin koronavirüsün yayılma hızının önüne geçme şansını yitirdiği konusunda herhangi bir şüphe yok. Ancak önemli kararlar almak için henüz çok geç olmuş değil. Bizim ve bizi yöneten insanların şimdi yapacağı tercihler, vaka sayılarının ne kadar süre sonra düşmeye başlayacağını, ekonominin ne kadar süre daha sallanacağını ve kaç tane Amerikalı’nın sevdiklerini koronavirüs nedeniyle toprağa vermek zorunda kalacaklarını belirleyecek. 

Gates Vakfı’nda yaptığım çalışmalar doğrultusunda, ülkenin dört bir yanındaki uzmanlarla ve siyasi liderlerle konuştum. Atmamız gereken üç gerekli adım olduğu açık.

İlk olarak, ülke bazında hayatın çoğu alanını kapsayan istikrarlı bir ‘kapanma’ yolunu seçmeye ihtiyacımız var. Halk sağlığı uzmanlarının ısrarlı taleplerine rağmen, bazı eyaletler ve bölgeler henüz kapanma yolunu seçmedi. Bazı eyaletlerde plajlar hâlâ açık ve bazılarında da restoranlar servis yapmaya devam ediyor.

Bu, felaketin bir reçetesi. İnsanlar hâlâ eyaletler arasında serbestçe dolaşabildikleri için virüs de öyle. Ülkedeki liderlerin açık olması gerekiyor: Herhangi bir yerde kapatma kararı uygulanması her yerde kapatma kararı uygulanması anlamına gelir. ABD’de vaka sayıları düşmeye başlayana kadar -ki bu en az 10 hafta sürebilir- kimse hayatına veya işine normal bir şekilde devam edemez veya kapatma karşısında gevşek önlemler alamaz. Bu noktada ortaya çıkacak herhangi bir kafa karışıklığı yalnızca ekonomik sıkıntıları uzatacak, virüsün geri dönme olasılığını artıracak ve sonuç olarak daha fazla ölüme sebep olacak. 

İkinci olarak, federal hükümetin test konusuna el atması gerekiyor. Yapılan test sayısı artırılmalı. Test sonuçlarını toplamalı ve böylece klinik araştırmalar için potansiyel gönüllüleri daha hızlı bir şekilde teşhis ederek güven içinde normale dönme zamanını bilebilmeliyiz. Politikalar için takip edilmesi gereken iyi örnekler çevremizde var: New York eyaleti, günlük test sayısını 20.000’den fazla bir rakama genişletmeyi başardı.

Ayrıca, Seattle Koronavirüs Değerlendirme Ağı tarafından geliştirilen ve herhangi bir sağlık çalışanına ihtiyaç olmadan kişinin kendi kendini test edebilmesini sağlayan daha etkili yeni test metotları geliştirilmeye devam ediliyor.

Yine de, testlere olan talep sayısı muhtemelen yakın zaman içinde uygulanabilecek test sayılarını geçecek. Sonuç olarak, şu an gerçekte ne kadar vaka olduğunu, virüsün nerelere taşınacağını ve sonraki dalgaların nasıl olacağını bilme şansımız yok. Ve test örneklerinin birikme yaratması nedeniyle 24 saat içinde ulaşmamız gereken sonuçlara yedi gün içinde ulaşabildiğimiz durumlar da oluyor. 

Bu yüzden kimin öncelikli olarak test edileceğini net olarak belirlemeye ihtiyacımız var. Listede ilk sırada sağlık çalışanları, ikinci sırada ise çok sayıda belirti gösteren kişiler ve daha sonra da hastalığa yakalanma şansı yüksek olan kişiler olmalı. Aynı şey maskeler ve solunum cihazları için de geçerli. Valilerin tıbbi ekipman elde etmek için birbirleriyle kapışmaları ve hastaneleri tıbbi malzeme elde etmek için yüksek paralar ödemeye mecbur bırakmak işleri yalnızca daha da kötüleştiriyor. 

Son olarak, tedavi ve aşı geliştirmek için veri bazlı bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Bilim adamları her ikisinin de geliştirilmesi için ellerinden geldiğince hızlı çalışıyor. Bu süreçte liderlere düşen görev de, dedikodular üzerine panik yaratacak açıklamalardan kaçınmak.

İşleyen sürece sadık kalmalıyız: İlaçlar ve aşılar için gönüllü insanların üzerinde hızlı denemeler yapmak, sonuçlar gelir gelmez kamuoyunu bilgilendirmek; güvenli ve etkili bir tedavi bulduğumuzda bunun ilk olarak en çok ihtiyacı olan hastalarla paylaşılmasını garanti etmek zorundayız.

Salgını sonlandırmak için, güvenli ve etkili bir aşıya ihtiyacımız olacak. Her şeyi doğru yaparsak, 18 aydan daha kısa bir süre içerisinde aşıyı bulacağız. Bu herhangi bir hastalık için geliştirilen en hızlı aşı olacak. Ancak aşının bulunması savaşın yalnızca yarısı. Amerikalıları ve dünyadaki diğer tüm insanları korumak için, bu aşıdan milyonlarca doz üretmemiz gerekecek. Kendimiz dışında diğer ülkeleri de düşünmeliyiz. Aşının bulunmaması gelişmekte olan ülkeleri gelişmiş olan ülkelere oranla daha fazla risk altına sokacak. Çünkü bu ülkelerde fiziksel mesafe yaratmak ve ülkeyi tamamen kapatmak çok daha zor.

Aşı çalışmalarına, tesisler inşa ederek şimdiden başlayabilir ve katkı sağlayabiliriz. Yalnızca en iyi ekipmana sahip olan tesisler kullanılacağı için inşa edilecek tesislerden bazılarının kullanılmayabileceğini akılda tutmamız gerekiyor. Özel şirketler bu tür riskler almayı çok tercih etmezler ama federal hükümet bunu yapabilir. Bu hafta, hükümetin aşı üretimine hazırlık olarak iki özel şirketle anlaşma imzalaması oldukça güzel bir gelişme. Umuyorum ki bunların devamı gelir.

2015 yılında gerçekleştirdiğim bir TED konuşmasında, dünya liderlerini sistemdeki çatlakları bulmak adına sanal simülasyonlar yaratmaya ve olası pandemilere savaşa hazırlanır gibi hazırlanmaları konusunda teşvik etmeye çalıştım. Bu sene gördüğümüz gibi, katedecek daha çok yolumuz var. Fakat inanıyorum ki; bugün bilimin, verilerin ve tıp uzmanlığının tecrübeleri ile doğru kararları alırsak hayatları kurtarabilir ve her şeyin normalleşmesini sağlayabiliriz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus