Maske stokuyla salgına en hazır İskandinav ülkesi: Finlandiya

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

New York Times muhabirleri Christina Anderson ve Henrik Pryser Libell, İskandinav ülkelerindeki tıbbî malzeme arzında yaşanan sorunları ele alan bir haber kaleme aldı. 5 Nisan günü yayınlanan haberi özet olarak aktarıyoruz:

Komşularının aksine Finlandiya maske bulma konusunda zorlanmıyor

Diğer İskandinav ülkelerinin aksine Finlandiya, Soğuk Savaş’ın ardından stok yapmayı bırakmadı ve bugün bütün dünyayı kıskandıracak bir maske bolluğuna sahip.

Pek çok ülke salgına karşı koruyucu materyal bulmakta zorlanırken Finlandiya özellikle cerrahi maske konusunda büyük bir stok geliştirmiş durumda. Soğuk Savaş ile başlayan stokçuluk politikası tabii ki yalnızca maske değil, pek çok hammadde ve gıda ürününü de kapsıyor. Her ne kadar Norveç, İsveç ve Danimarka gibi diğer İskandinav ülkeleri de Soğuk Savaş döneminde askerî ve tıbbî pek çok ekipman stoklasalar da sonrasında buna son verdiler.

Finlandiya stok yapmaktan vazgeçmedi

Ancak Finlandiya’da görev yapmış hükümetler stokçuluktan hiçbir zaman vazgeçmedi ve Finlandiya, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri ilk kez koronavirüs salgınıyla beraber stokladığı tıbbî ekipmanları piyasaya sürdü.

5 buçuk milyonluk nüfusuyla Finlandiya, dünyanın en mutlu toplumuna sahip olsa da en kötüye de her zaman için hazırlıklı olmak zorunda. Bunun yanı sıra coğrafi konumu da Finlandiya için oldukça önemli. İsveç’in batısında Kuzey Denizi olmasına rağmen Finlandiya’nın ticaretinin büyük kısmı Baltık Denizi vasıtasıyla gerçekleşiyor. Bu yüzden de ithalat ve ihracat istikrarı Baltık’taki güvenlik koşullarına bağlı.

İki hafta önce ülkedeki koronavirüs salgınının etkisi tepe noktasına ulaştığı gün – bir günde bin 880 vaka tespit edilmiş ve 25 ölüm gerçekleşmişti– Finlandiya Sağlık Bakanı depolarda tutulan maskelerin ülke genelinde dağıtılması kararını verdi.

Maskeler eski olmasına rağmen işlevsel, ancak kaç tane olduğuna ve nerede bulunduklarına dair net bilgiler mevcut değil. 1950’li yıllardan beri stoklanan maskeler ve diğer tıbbî ekipmanlar, bütün dünyanın bu konuda rekabet ettiği bir ortamda Finlandiya’yı da oldukça avantajlı bir pozisyona getirdi.

Avrupa Birliği (AB) de ileride daha büyük salgın tehditlerine karşılık ilk kez tıbbî ekipman stoklayacaklarını duyurmuştu. Bunun yanı sıra, bazı AB ülkeleri de önemli sağlık materyallerinin ihraç edilmesini yasaklayan kararlar aldı.

Diğer İskandinav ülkelerindeki durum

Merkezi İsveç’in Göteborg şehrinde bulunan Mölnlycke Health Care adlı şirket, birkaç hafta önce Fransa’nın Lyon şehri üzerinden İspanya ve İtalya’da zor durumdaki hastanelere maske ve plastik eldiven göndermeye çalıştığı zaman bu çaba Fransa’nın koyduğu ihracat yasağına takılmıştı. Şirketin müdürü Richard Twomey bununla ilgili olarak, “Fransa’ya gönderilen herhangi bir şeyin ülke sınırları dışına çıkamıyor olması oldukça rahatsız edici” demişti. Bir Fransız gazetesi ise bunu okuyucularına “İsveç ve Fransa arasında maske savaşları” diye duyurmuştu.

Cumartesi günü ise İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, yapılan baskılar neticesinde Fransa’nın nihayet Mölnlycke’nin yapacağı ihracatın önündeki engelleri gevşettiğini söyledi.

Koronavirüsle mücadelede önlem alma konusunda yavaş davrandığı için sıkça eleştirilen İsveç’te de malzeme kıtlığı yaşanmaya başladı. Sweden Defence University’den Fredrik Bynander, “ebedi barışın” geldiğini zanneden, bu yüzden de stoklanan ekipmanlara İsveç’in bir daha ihtiyaç duymayacağını sanan hükümetlerin bu ekipmanları satmayı bir fırsat olarak gördüğünü söylüyor.

Swedish Defence Research Agency’de analist olarak görev alan Anders Melander de İsveç’in 1995’de AB’ye katılmasının bu düşünceleri etkilediği görüşünde. Melander’e göre o andan itibaren İsveç, serbest piyasada bir mala ne zaman ihtiyacı olursa o zaman satın alabileceğini düşünüyordu.

2009 senesinde devletin ilaç sektörü üzerindeki tekelinin özelleştirilmesinin de mevcut krizde büyük pay sahibi olduğunu belirten Melander o zamandan beri kriz anlarında hiçbir şirketin risk alıp ilaç geliştirmeye çalışmadığını söylüyor. Melander’e göre serbest piyasa her şey güzel olduğu zaman iyi işliyor. Ancak bu tip kriz anlarında ciddi tıkanmalar baş gösteriyor.

Norwegian Medicines Agency’nin direktörü Audun Haga ise önemli tıbbî ekipmanların arzı konusunda kısa süre içinde sıkıntı yaşamaya başlayabileceklerini belirtirken bu ekipmanlarının çoğunun Çin’den getirildiğini ve Çin’deki fabrikaların da yeni yeni açılmaya başladığını anlatıyor. Haga’ya göre Norveç toplumu giderek başka ülkelere ve anında üretime bağımlı hale geldi.

Finlandiya gibi olmayan ve krize hazırlıksız yakalanan İskandinav ülkeleri farklı şirketler üzerinden alternatif ekipmanlar üretmeye çalışıyor. Danimarka’daki ünlü pompa üreticisi Grundfos, hükümetin yaptığı çağrının 36 saat ardından koruyucu kıyafet üretimine başlarken İsveç’te ise Scania şirketinde işten çıkartılanlar, şirket solunum cihazı üretmeye başlayacağı için yeniden işe alındı. Ünlü votka markası Absolut ise özel olarak dezenfektan ürünlerinde kullanılması için alkol bağışı yapacağını açıkladı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus