Washington Post: Suç örgütleriyle hükümetler, koronavirüse karşı paralel bir mücadele yürütüyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Taliban, koronavirüsle savaşmak için Afganistan’ın uzak bölgelerine sağlık ekipleri gönderiyor. Meksika’daki uyuşturucu kartelleri, salgından ekonomik olarak kötü etkilenenlere yardım paketleri dağıtıyor. Brezilya ve El Salvador’daki çeteler ise virüsün yayılmasını önlemek için hükümetlerin ilan ettiği sokağa çıkma yasağına destek oluyor.

The Washington Post’un aktardığı habere göre, dünyanın dört bir yanında hükümetlerin koronavirüse karşı verdiği mücadelenin yanı sıra, çok sayıda silahlı isyancı ve terörist grup ile uyuşturucu karteli ve çetesi de halk sağlığını korumak için paralel bir görev üstleniyor.

Yasadışı grupların hükümetlerin rolünü çalmaya çalışması ilk kez yaşanmıyor ancak modern zamanlarda az sayıda kriz, koronavirüs gibi, dünya uluslarının sınırlarını test etti; silahlı grupların, cumhurbaşkanlarının, polis güçlerinin ve parlamentoların başarısız olduğu alana adım atmalarını sağladı.

Bazı gruplar, hükümetlerin salgını kontrol etmedeki başarısızlıklarını kendi propaganda argümanları arasına ekledi. Somali‘de El Kaide bağlantılı El Şebab örgütü, salgının “ülkeyi işgal eden haçlı kuvvetleri tarafından” yayıldığını söylüyor. IŞİD ise salgın sebebiyle zor duruma düşecek düşmanlarını sömürmeye hazır olmaları konusunda takipçilerini uyardı.

“Taliban’ın karantina politikası Afgan hükümetinden çok daha iyi”

Afgan hükümeti ve Taliban‘ın yaklaşık yirmi yıldır çatıştığı Doğu Afganistan’da, hangi grubun sağlık politikasının daha etkili olduğu tartışılmaya başlamış durumda

Wardak (Doğu Afganistan) vilayetinde il meclis üyesi olan Esmatullah Asim, bu ay tıbbi kıyafetler içinde gelen Taliban güçlerini izledi ve çok etkilendi. Asim, Afgan hükümetinin yalnızca sınır hattında semptom gösterenleri karantinaya aldığını, ancak Taliban’ın ise yakın zamanda İran’dan dönen herkesi karantinaya aldığını söyledi. “Taliban’ın karantina politikası hükümetten çok daha iyi” diyen Asim ayrıca, kontrol ettikleri bölgede salgına karşı farkındalık yarattıklarını belirtti: “Geçen araçları durduruyorlar ve virüsün yayılmasını nasıl önleyeceklerini anlatıyorlar.”

ABD Dışişleri Bakanlığı bile, Taliban’ı öven şu twiti attı: “Afgan Halk Sağlığı Bakanlığı’nı, Taliban’ın koronavirüse karşı farkındalık yaratması ve yayılmasını önlemek için uğraşan sağlık çalışanlarının ve uluslararası kuruluşların güvenli geçişleri konusundaki gayretlerini takdirle karşılamaya davet ediyoruz.’’

Bazı hükümetler, salgının etkisi azaldıktan sonra da devam edecek ekonomik çalkantının doğuracağı zayıflıklarının silahlı gruplar tarafından değerlendirebileceğini itiraf ediyor.

Bir adam boş bir cadde boyunca yürüyor. Locri, İtalya (Fotoğraf: Gianluca Chininea/AFP/Getty Images)

İtalya‘da, Palermo Belediye Başkanı Leoluca Orlando, “zor durumu fırsat bilen mafya çakallarının“, salgın nedeniyle fakirleşecek halk kesimlerinin çaresizliklerini sömürebilecekleri konusunda uyarıda bulundu. Diğer bazı İtalyan yetkililer de mafyanın hükümeti zayıflatmak maksadıyla kredi ve nakit dağıtabileceklerini belirtti.

Meksika’da, en az iki uyuşturucu karteli, kısmi olarak silahlı gruplar tarafından kontrol edilen bölgelere yardım paketleri dağıtmaya başladı. Geçen hafta Michoacán’da, Los Viagras adındaki bir kartelin de yüzlerce insana gıda paketleri ulaştırdığı bir video ortaya çıktı. Güney Teksas sınırında bir Meksika eyaleti olan Tamaulipas‘ta, şeker, yağ ve diğer temel besin maddelerinin olduğu büyük bir depo fotoğraflara yansıdı. Her kutunun üst kısmında bağışçının adı yazıyor ve şöyle deniyordu: “Gulf Karteli, Ciudad Victoria’yı (Tamaulipas eyaletinin başkenti) destekliyor.”

Meksika’daki Uluslararası Kriz Grubu’ndan bir analist, Falko Ernst, bu yardımlarda “bariz bir gerilim” olduğunu söylüyor: “Bu gruplar, haraç kesme, çocuk kaçırma ve şiddete başvurma yoluyla insanlara eziyet ettikleri yerlerde, bu defa yemek dağıtım hizmeti veriyor ve güvenlik sağlamaya çalışıyor. Bu durum, birçok bölgedeki gidecek başka bir yeri olmayan halk için kötünün iyisi bir seçenek.

Hükümetler yasadışı örgütlerle işbirliği yapmak zorunda kalabilir

Bir çete, Brezilya‘nın en büyük ikinci şehri olan Rio de Janeiro’daki gecekondu mahallesini, “Yasağa rağmen sokakta yakalananlar önlemlere nasıl saygı gösterileceğini öğrenecekler” diye uyardı ve ekledi: “Halk için en iyisini istiyoruz. Hükümet bu krizi idare edemezse organize örgütler üstesinden gelir.”

Geçen ay, El Salvador hükümeti, Latin Amerika’daki en sert karantinalardan birini uygularken, Mara Salvatrucha yani MS-13’ün liderleri de kendi sokağa çıkma yasaklarının uygulamaya karar verdi. Bu, yıllarca birbirleriyle savaşan çete ve hükümet arasındaki nadir bir politika örtüşmesiydi. Aynı zamanda El Salvador’un birçok yerinde bir gerçek açığa çıktı: Polisin, örgütün kontrolündeki mahallelere erişimi sınırlı ve bu yerlerdeki sokağa çıkma yasağı sadece onlar tarafından uygulanabilir. MS-13, San Salvador gazetesi El Faro’ya, enfekte olmaları durumunda tıbbi tedaviye erişemeyecek olan üyelerini korumakla ilgili politikalarını da açıkladı. Bir çete üyesi şunları söyledi: “Diyelim ki durumu ciddi yaşlı bir kadın sözkonusu oldu fakat solunum cihazı sayımız yeterli değil. Örgüt içinden hasta olan biri bu cihazlardan kullanıyorsa, cihaz derhal o kadına verilecek ve üyeler ölüme terk edilecek.’’

Bir kadın Kutsal Hafta için dekore edilmiş evinin kapısında duruyor. Izalco, El Salvador (Fotoğraf: Marvin Recinos/AFP/Getty Images)

Benzer bir durum Afganistan’da da yaşandı. Taliban, kontrolü altındaki bölgelere eldiven, sabun ve maske dağıtıyordu. Fakat, isyancılar ve hükümet virüsle mücadele etme ihtiyacı konusunda hemfikir olsa da, birbirleriyle savaşmaya devam etti. “Saldırılarımızı tamamen durduramayız” diyen Taliban sözcüsü Zabiullah Mücahid, hükümeti, kendilerini buna “zorlamaktan” sorumlu tuttu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Afganistan Halk Sağlığı Bakanlığı, Taliban sağlık komisyonu, Afganistan’daki Birleşmiş Milletler Yardım Misyonu ve diğer önemli uluslararası insani yardım kuruluşları ile birlikte video konferanslar gerçekleştirmeyi önerdi.

Birçok ülkede, polis güçleri kendi ekiplerini kırsal alanlardan kentsel alanlara kaydırdı ve suç örgütlerini dokunulmaz kılarak onlara faaliyet göstermeleri ve salgının daha çok yayılması durumunda kendi sağlık politikalarını uygulamaları için daha geniş bir alan sağladı.

Suç örgütlerinin bazı durumlarda tam mutabakatla ve hatta devletlerin talebi üzerine yürütme rolü oynayacağını öngören Brookings Enstitüsü’nden Vanda Felbab-Brown, “Hükümetlerin kentsel ve kırsal çevre sınırlarındaki yönetiminde suç örgütlerinden destek alması gibi birtakım anlaşmalar koronavirüs salgınından çok önce de mevcuttu’’ dedi.  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus