Prof. Dr. Onur Başer ile Türkiye ve OECD ülkelerinin koronavirüsle mücadelelerinin karşılaştırması: “Gelir dağılımıyla virüse yakalanma arasında sıkı bir ilişki var”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

MEF Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı ve Michigan Üniversitesi’nde misafir araştırmacı Prof. Dr. Onur Başer, Türkiye’nin koronavirüsle verdiği mücadeleyi 36 OECD ülkesiyle karşılaştırdı.

Türkiye, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkeleri arasında Meksika’dan (1.138 dolar) sonra 1.227 dolar ile kişi başına en az sağlık harcaması yapan ülke. Örneğin, ABD’de bu rakam 10 bin 500 dolar. Gayri safi milli hasılaya oranla sağlığa en az pay ayıran (yüzde 4,2) ve kişi başına en az doktor ve hemşire düşen ülke Türkiye. 

Büyük avantajımız, en genç nüfusa sahip olmak

Prof. Dr. Onur Başer, Türkiye’nin sağlık politikaları bakımından iyi bir durumda olmamasına rağmen iyi bir sınav verdiğini anlattı: “Salgın başladığında kaynaklarımız yetersiz görünüyordu. OECD ülkeleri arasında diyabette Meksika’dan sonra ikinci sıradayız, sigara kullanımında Yunanistan ve Endonezya’dan sonra üçüncüyüz. Birçok ülkeden daha fazla dezavantaja sahiptik ancak büyük bir avantajımız vardı. O da en genç nüfusa sahip ülke olmamız. Sağlık çalışanlarımız da iyi bir sınav verdi.”

Virüsün yayılmasını tetikleyen en önemli etkenlerden biri de mesafeye uyulamaması. Nüfusa bakıldığında İstanbul, dünya kentleriyle karşılaştırıldığında en sıkışık şehirlerden biri. Türkiye’de bir kişi bir kilometrekare içinde 3 bin 868 kişiyle yaşarken, İstanbul’da yaşayanlar ortalama bir kilometrekarelik bir alanda 16 bin 757 kişiyle yaşıyor.

Gelir dağılımı ile virüsün ilişkisi

Diğer ülkelere de değinen Başer, “Polonya’nın da sağlık harcamaları düşük, ölüm oranları da beklenenin altında. Örneğin, bizim gibi genç nüfusa sahip Meksika başarılı bir sınav veremedi. İsrail ve Güney Kore’yi başarılı buluyoruz. Türkiye’den farkları kronik hastalıkların az olması. Almanya da büyük başarı gösterdi ama sağlık harcamaları, personeli fazla. Fransa hem sağlık harcamaları bakımından hem de personel sayısı bakımından yukarıda yer almasına rağmen başarılı bir sınav veremedi” dedi.

Gelir dağılımıyla virüse yakalanma arasında sıkı bir ilişki olduğunu belirten Başer, bunun iki sebebi olduğunu söyledi: “Birincisi geliri düşük olanların sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlı. Diyabet, kalp gibi ekstra hastalıklar geliri düşük olanlarda daha fazla. İkincisi ise bu insanlar çalışmak zorundalar ve yayılma durumlarında evde oturamıyorlar.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus