Tabip odaları salgını anlatıyor – Konya: “100’e yakın kişi hastanelerde tedavi görüyor, yaşamını yitiren sağlık çalışanı olmadı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’nin tabip odaları koronavirüs salgınını Medyascope’a anlatmaya devam ediyor. Konya Tabip Odası Başkanı Dr. Seyit Karaca, şehirdeki mevcut durumu, vaka ve ölüm sayılarını ve Türkiye’ye dair değerlendirmesini Batu Bozkürk’e anlattı.

“4 bine yakın tanı kondu, 70 kişi yaşamını yitirdi”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın illerin vaka sıralamasını en son açıkladığı tarih olan 10 Nisan’da Konya’nın beşinci sırada yer almasını değerlendiren Seyit Karaca, “Şehrin sıralamada yukarıda olmasının birkaç nedeni vardı. Konya dünyanın her tarafıyla ticari ilişkileri olan, Orta Avrupa ve İskandinav ülkeleriyle sürekli etkileşimde olan bir il. İnanç turizmi açısından ciddi manada turist kafilesi ağırlıyor. Son faktör de Konya’ya getirilip karantina süresi dolan umrecilerdi” dedi.

Karaca şehirde şu ana kadar 4 bine yakın kişiye koronavirüs tanısı konduğunu, 70 civarında kişinin ise yaşamını yitirdiğini söyledi. Aktif vaka sayısının 100’den biraz fazla olduğunu belirten Karaca, Konya’da şu ana kadar yaşamını yitiren sağlık çalışanının olmadığını da sözlerine ekledi.

“Konya çağrılara uydu”

“Ankara ve İstanbul’da açık alanlarda maske takma zorunluluğu yokken Konya’da neden var?” sorusuna Seyit Karaca, “Bunu Konya’nın bir farklılığı olarak yorumlamaktan ziyade, süreci yöneten yerel idarecilerimize verilen yetkiler çerçevesinde, onların daha temkinli davranmaları olarak yorumlarım” yanıtını verdi. Karaca, “Evde kal” çağrılarına Konya halkının kulak verdiğini, kurallara riayet ettiğini de söyledi.

“Sağlık çalışanlarımız evlerinin dışında konaklayabildiler”

Seyit Karaca şehirdeki sağlık çalışanlarının genel olarak koruyucu malzeme sıkıntısı yaşamadığını söylerken, “Tabip odamız ilin idarecileri ve sivil toplumundan, sağlık çalışanlarının İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün boş olan yurtlarında, öğretmenevlerinde ve otellerde kalabilmelerini talep etti. İsteyen sağlık çalışanlarımız mesai sonrası evlerine gitmediler, bu mekanlarda konakladılar, oteller ve tabii ki kamu bir ücret talep etmedi” dedi.

“Sağlıkta Şiddet Yasası gerekliydi, ancak tutuksuz yargılanan saldırganlar var”

Salgın sürecinde TBMM’de kabul edilen Sağlıkta Şiddet Yasası’nın sevindirici olduğunu belirten Karaca, “Ancak bunun bir kültüre dönüşmesi şart. Kanun güzel, çıkarıldı, ancak sahada bunu uygulayacak olanların -Adalet Bakanlığı personelinin, İçişleri Bakanlığı personelinin- bu kanunun gereklerini yapıyor olmaları lazım. Salgın süresince, kanun çıktıktan sonra Türkiye genelinde yaşanan birkaç hadise var maalesef. Biz bu hadiselerdeki zanlıların tutuklu yargılanmalarını beklerken tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldıklarını gördük, bu da bizi üzdü açıkçası” diye konuştu.

“Türkiye’de salgın yönetimi genel itibarıyla başarılı”

Türkiye’nin salgın yönetimini değerlendirirken “Sınırları erken kapatma kararı, karantina kararları, 65 yaş üzerine sokağa çıkma yasağı, Bilim Kurulu’nun farklı mülahazalar gözetilmeksizin Türkiye’de kendini ispatlamış uzman akademisyen hocalarımızdan oluşması başarılı adımlardı” diyen Karaca, Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) Bilim Kurulu’nda yer almaması nedeniyle yapılan eleştirilere şöyle yanıt verdi: “Bu sadece eleştiri yapmak için söylenebilir, ama netice itibarıyla Bilim Kurulu’ndaki hocalarımızdan birisinin eşi TTB yönetiminde. Meslek örgütleri de bu işin içinde olmalı mıydı, olmalıydı belki. Ama sadece eleştiri olarak kalabilecek bir ifade. Salgın genel anlamda doğru yönetildi.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus