Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, “City Air” projesi ile 31 ilin temiz hava eylem planını yenileyecek

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’deki 31 ilin temiz hava eylem planlarının yenilenmesi ve bireysel farkındalığın artırılması için geçen yıl Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan “Şehirlerde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kamuoyu Farkındalığının Artırılması Projesi (City Air)”, bir yılını geride bıraktı. Harcamaları Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) tarafından karşılanan proje kapsamında bir yılda Konya, Kahramanmaraş, Sinop ve İzmir’de, 31 ilin yerel yönetimi ile dört büyük çalıştay gerçekleştiren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yeni dönemde şehirler ölçeğinde emisyon azaltma stratejilerinin geliştirilmesi ve toplumdaki farkındalığı artırarak hava kalitesini yükseltmeye yardımcı olacak yol haritalarını oluşturacak. 

Koronavirüs salgını nedeni ile alınan tedbirler uyarınca özellikle büyükşehirlerde nüfusun büyük bölümünün evde kalması ve trafiğe çıkan araç sayısının azalması, araçların yaydığı partikül madde ile azotdioksit kirliliğini önemli oranda azaltarak hava kalitesinin iyileşmesini sağladı. Bu durum, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uydu Haberleşme ve Uzaktan Algılama Merkezi (UHUZAM), AB Hava Kalitesi Gözlem Programı (CAMS) ve Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) haritalarında da  gözleniyor.

Soluduğumuz havada bireysel sorumluluğumuz var

Bu sonuçlar da gösteriyor ki, hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik yapılacak her çalışma, herkesin yaşam kalitesini de yükseltecek. Bu vizyonla geçen yıl başlatılan “CityAir” projesi uzmanlarından İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü İklim ve Deniz Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Ünal, insanlarda hava kirliliğinin tek sebebinin sanayi tesisleri olduğuna dair yanlış bir algının mevcut olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Koronavirüs salgını sırasında araçların trafikten çekilmesi ile birlikte hava kalitesinde yaşanan iyileşme, soluduğumuz hava üzerindeki bireysel sorumluluğumuzu da net bir şekilde ortaya koydu. İki ay gibi kısa bir zamanda bile özellikle taşıtlardan yayılan partikül madde kaynaklı hava kirliliğinin yüzde 32 azaldığını gördük. Bu nedenle 31 ilde hava kalitesine esas teşkil eden envanter ve modelleme çalışmalarımızı sürdürürken, soluduğumuz hava üzerindeki bireysel sorumluluğa yönelik kamuoyu farkındalığı oluşturuyoruz.”

Hava kalitesi, yönetilebilir bir olgu

City Air projesi kapsamında üç yılın sonunda artan farkındalık ve etkin mücadele ile uzun vadede, hava kirliliğine ilişkin bilgi sahibi olma oranının önemli ölçüde artmasını hedeflediklerini kaydeden Ünal, “Düzenlenen çalıştaylarda yerel yönetimlerin ve konuyla ilgili tüm paydaşların konuyu vatandaşlarımıza nasıl anlatmaları gerektiğini aktardık. Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan, ‘2019’da dünyanın karşılaştığı en önemli sorunlar’ listesinde hava kirliliği de yer alıyor. Hava kalitesinin iyi olması, koronavirüsle mücadelede etkin bir koruyucu olarak saflarımızı güçlendiriyor” dedi.

City Air projesi Aydın, Denizli, İzmir, Manisa, Muğla, Uşak, Adana, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Mersin, Osmaniye, Amasya, Çorum, Giresun, Ordu, Samsun, Sinop, Sivas, Tokat, Afyon, Aksaray, Antalya, Burdur, Isparta, Karaman, Kayseri, Konya, Nevşehir ve Niğde’de uygulanıyor. Proje kapsamında, hava kalitesi yönetimine ilişkin konuların karar vericiler, belediyeler, çocuklar, kadınlar ve toplumun farklı seviyelerinde anlaşılması ve bu konuda farkındalığın artırılması için çalışılıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus