Caner Çalışır’ın ölümünün ardından nefret söylemleri – Av. Hatice Demir: “Yaşarken huzur vermiyorlar, bir de ölenin hatırasına saygısızlık yapıyorlar”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sosyal medya fenomeni ve DJ Caner Çalışır (31), dün sabaha karşı geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Çalışır’ın ölümünü yakınları ve sevenleri şaşkınlık ve üzüntüyle karşılarken, sosyal medyada Çalışır’ın ölümünün ardından çok sayıda kişi homofobik nefret söylemlerinde bulundu. Avukat Hatice Demir, Çalışır’ın ölümü sonrası sosyal medyadaki nefret söylemini değerlendirdi.

“Yas tutmaya dahi müsaade etmeyen nefret yorumları okuduk”

Avukat Demir, Çalışır’ın ölümünün ardından yapılan nefret içerikli yorumların Türk Ceza Kanunu’na göre bir suç olduğunu ve bu suçun televizyonda ya da sosyal medyada işlenmiş olmasının cezada bir artırım sebebi olarak görüldüğünü anlattı:

“Burada hep beraber bütün gün boyunca, vefat eden açık kimlikli bir LGBTİ öznenin arkasından yapılan nefret içerikli yorumları okuduk. Hatta Çalışır’ın yakınlarının yasını bölen, kimsenin yas tutmasına dahi müsaade etmeyecek derecede ağır yorumlardı. Bu söylemler Türk Ceza Kanunu’nun 130. maddesi, ‘şerefe karşı suçlar’ başlığı altında düzenlenen kişinin hatırasına hakaret suçu kapsamına giriyor. Bu suç tipine göre bu kişinin hatırasına hakaret üç şekilde işlenebilir: Ya ölenin hatırasına söverek ya ölenin şeref, itibar ve saygınlığını zedeleyecek ithamlarda bulunarak ya da çeşitli yollarla, mesela mezara zarar vermek gibi. Ayrıca bu suçların aleni bir şekilde işlenmesi, yani televizyonda ya da sosyal medyada işlenmiş olması cezada bir artırım sebebi olarak görülüyor.”

“LGBTİ+ varoluşu hakaret olarak görüyorlar”

Yakın zamanda bir LGBTİ+ bireyin mezarlıkta çektiği video yüzünden Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikayet edildiği ve hakkında soruşturma açıldığını hatırlatan Demir, “Birtakım kişiler LGBTİ+’ların sadece o mezarlığa girmesi ve orada görünmesini dahi hakaret olarak algılayıp suç duyurusunda bulundular. Buradan anlıyoruz ki aslında başlı başına LGBTİ+ varoluşu hakaret olarak görüyorlar” dedi.

Çalışır’ın ölümü sonrası yapılan nefret söylemlerinin aynı nedene bağlı olduğunu belirten Demir şunları ekledi: “Sebep Caner hakkında herhangi olumsuz bir şey duymuş ya da biliyor olmaları değil. Sadece LGBTİ+ açık kimlikli özne oluşu üzerinden bunu yapmayı kendilerinde hak görüyorlar. Maalesef bu bizim ülkemizde o kadar yaygın ve o kadar soruşturulmayan bir husus ki bence bunun suç olabileceğini dahi düşünmüyorlar.”

 “Yaşarken huzur vermiyorlar, bir de ölenin hatırasına saygısızlık yapıyorlar”

Demir, yeni başlayan normalleşme sürecinde dahi LGBTİ+’lara yönelik saldırılar yapıldığını, bu saldırıların da büyük bir kısmının ya soruşturulmadığını ya da cezasızlıkla üstünün örtüldüğünü söyledi:

“Eve kapanmanın hemen bitiminde, yani şu son 10 günde bile dışarıda açık kimlikli LGBTİ+’lara ya da dolaylı ayrımcılıkla, LGBTİ+ olduğunu düşündükleri kişilere saldıran bir sürü insan olduğunu gördük. Bu suçların büyük bir kısmı ya soruşturulmuyor ya da cezasızlıkla üstü örtülüyor. Yaşarken insanlara huzur vermiyorlar, bir de ölenin hatırasına saygısızlık yapıyorlar. Umuyorum ki Caner’in yakınları bu konuda ayrıca suç duyurusunda ve ihbarda bulunurlar. Bu kişilerin yaptıkları şey cezasız kalmaz.”

Söyleşiminizin tamamını dinleyebilirsiniz:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus