Küba’nın Kanada Büyükelçisi Josefina Vidal Ferreiro – “Küba iki büyük salgınla mücadele ediyor: Koronavirüs ve ABD’”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
Küba’nın Kanada Büyükelçisi Josefina Vidal Ferreiro, ülkesinin koronavirüsle birlikte ABD ambargosu ve yaptırımlarıyla da mücadele etmesi gerektiğini ve bu yaptırımların Küba’yı nasıl etkilediğini anlattığı bir yazı kaleme aldı. Çevirisini sizlerle paylaşıyoruz.

Küba’da ilk koronavirüs vakaları tespit edilir edilmez ülke virüsün yayılmasını engellemek için tüm kaynaklarını seferber etti. Sağlık çalışanları insanları kontrol etmek için kapı kapı dolaşıyor. Semptom gösterenler özel olarak belirlenmiş merkezlere transfer ediliyor ve burada çoğunluğu Küba tarafından geliştirilmiş ilaçlarla ücretsiz bir şekilde tedavi görüyor. 20 Haziran itibarıyla Küba’da 85 kişi koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Ülkede ölüm oranı yüzde 3,9 ile birçok ülkeden düşük seviyede.

Başta Latin Amerika ve Karayipler olmak üzere Avrupa, Afrika ve Ortadoğu’da 20’den fazla ülkeden gelen işbirliği taleplerine yanıt veren Küba, 1960’lı yıllara dayanan uluslararası dayanışma geleneğine ve geçmişine sahip. O tarihten itibaren yaklaşık 400 bin Kübalı sağlık çalışanı 164 ülkede hizmet verdi. Bu uzun deneyime dayanarak Küba, 2005 yılında dünyadaki doğal afetlere ve salgınlara yardım etmek için Henry Reeve Uluslararası Tıp Ekibi’ni (HRIMB) oluşturmaya karar verdi. 7 binden fazla sağlık çalışanının oluşturduğu bu ekip 20’den fazla ülkede faaliyet gösterdi. Eski ABD Başkanı Barack Obama‘nın Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi Samantha Power bile Küba’ya ebolaya karşı mücadeledeki üstün rolü nedeniyle övgüde bulundu.

Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında Küba, 26 ülkeye yardım etmek için Henry Reeve Ekibi‘ni devreye soktu. Fakat Kübalı doktorlar ve Henry Reeve Ekibi, ABD Başkanı Donald Trump’ın suçlamalarına maruz kaldı. Trump, Küba’nın insan ticareti yaptığını öne sürdü. ABD hükümetinin, bu tıbbi işbirliği anlaşmalarını iptal etmeye zorlamak için Küba’nın uluslararası yardımını itibarsızlaştırmaya çalışması utanç verici. Hatta hükümetler üzerinde, koronavirüs salgını sırasında Küba’nın yardım tekliflerini reddetmeleri için baskı kurmaya çalıştılar. Küba’nın sağlık çalışanlarını sömürdüğünü öne sürüyorlar çünkü sağlık çalışanlarına verilen maddi tazminatın bir kısmı Küba hükümeti tarafından saklanır.  Fakat bu para, yurtdışında hizmet veren sağlık çalışanlarının aileleri de dahil olmak üzere Küba halkı için tıbbi malzeme, ekipman ve ilaç satın almak üzere harcanıyor. Küba halkı yüksek kaliteli ve ücretsiz sağlık hizmetine bu şekilde ulaşıyor.

‘’Bir salgın sırasında gerilimleri yükseltmek yerine, ülkelerimizin çözüm bulmak için birlikte çalışması gerekiyor’’

Bir salgın sırasında gerilimleri yükseltmek yerine, ülkelerimizin çözüm bulmak için birlikte çalışması gerekiyor. Küba yıllardır birçok farklı hastalığın tedavisi için ilaçlar ve aşılar geliştiriyor. Şimdi ise biyoteknoloji ve ilaç endüstrilerimiz tarafından koronavirüs tedavisi amacıyla geliştirilen 19 ilaçtan biri olan Interferon Alfa2b Recombinant ile hastaların iyileşmesine yardımcı oluyoruz. Bu, Küba-ABD işbirliğini geliştirmek için bir yol olacaktır, fakat maalesef Trump yönetimi, Obama yönetimi sırasında kaydedilen sınırlı ilerlemeyi ortadan kaldırarak bu fırsatı boşa harcıyor. Başkan Trump, Küba’ya karşı olan 60 yıllık ambargoyu güçlendirdi ve sadece Ocak 2019 ile Mart 2020 arasında 90 ekonomik yaptırım uyguladı. Bu yaptırımlar, finansal işlemlerimiz, turizm endüstrisi, enerji sektörümüz, Küba ekonomisinin gelişimi için kilit öneme sahip yabancı yatırımlar ve diğer ülkelerle yapılan tıbbi işbirliği programlarını içeren Küba ekonomisinin ana kaynaklarını hedefledi. Küba’yı ekonomisini geliştirmek için kullanacağı kaynaklardan kasten yoksun bırakmaya çalışıyorlar. Bu yaptırımların etkileri Küba’da, özellikle koronavirüs salgını sırasında hissediliyor. Ambargo, Küba’nın çok ihtiyaç duyduğu tıbbi malzemeleri almasını engelliyor. Örneğin, satın almak istenilen tıbbi ekipmanın yüzde 10’undan fazlası ABD menşeli ise, Küba’nın bunları satın almasına imkan verilmiyor.

Ayrıca ABD, diğer ülkelerin gönderdiği malzemelerin Küba’ya ulaşmasını engellemek için bankalara, havayollarına ve nakliye şirketlerine kısıtlamalar getirdi. Nisan ayında, Çin’in Alibaba Vakfı, Küba’ya maske ve hızlı teşhis kitleri bağışlamaya çalıştı ancak Alibaba’nın sözleşmeli havayolu şirketi ABD’nin yaptırımlarından korktuğu için malları almayı reddetti. Yakın bir zamanda Küba’ya ilaç hammaddesi getiren bir gemi, aracı bankanın ABD yaptırımı korkusuyla ödeme yapmamasından dolayı hammaddeleri Küba’ya teslim etmemeye karar verdi. Bu yüzden iki büyük salgından mustarip olduğumuzu söylüyoruz: Koronavirüs ve ABD ambargosu. Mevcut krizi atlatmak için işbirliği ve dayanışma ile hareket etmeliyiz, ambargo ve yaptırımlarla değil. Dayanışmanın değerini anlayan bir ülke olarak Küba, koronavirüsün yurtiçinde ve dünyada yayılmasını durdurmak için elinden gelenin en iyisini yapmaya devam edecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus