Gideli 20 yıl oldu: “Üç yaşından 103 yaşına kadar herkes Kemal Sunal’ı seyrediyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye sinemasının unutulmaz oyuncusu Kemal Sunal, tam 20 yıl önce bugün aramızdan ayrıldı. Hemen her izleyicinin belleğinde daha yaşarken yer edinen Sunal, bugün yine büyük bir özlemle anılıyor.

Hababam Sınıfı’ndan Salako’ya, İnek Şaban’dan Salak Milyoner’e, Köyden İndim Şehire’den Tosun Paşa’ya onlarca filmde izleyicisiyle buluşan güldürü ustası Kemal Sunal, 3 Temmuz 2000’de Balalayka filminin setine gitmek için bindiği Trabzon uçağında kalp krizi geçirdi. Bu yolculuk, hava ve deniz araçlarına binmekten korktuğunu çok kere dile getiren Sunal’ın ölümüne neden oldu.

Yaşam öyküsü İstanbul Fatih’teki Küçükpazar semtinde başlayan Kemal Sunal, ev kadını Saime ve işçi Mustafa Sunal’ın ilk çocuğu olarak 10 Kasım 1944’te doğdu. Daha sonra aileye kardeşleri Cemil ve Cengiz Sunal da katıldı. Sunal, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümüne denk gelen doğum günü için “Atam’ın vefat ettiği günde doğum günü kutlayamam, sevinemem, gülemem; 11 Kasım doğum günümdür” demişti.

“Yokluklar, Kemal Sunal’ı yarattı”

Usta oyuncu, 8-9 Mayıs 1985’te Ses dergisinde iki bölüm halinde yayımlanan bir söyleşide çocukluğunu şöyle anlatmıştı: “Her şeyin yokluğunu çekiyorduk. Ama işte o yokluklar, Kemal Sunal’ı yarattı. Daha nice Kemal Sunal’lar yaratmıştır. Sadece sanatta değil, ekonomide, iş sahasında nicelerini. Ben tek değildim, o devrin insanları hep böyle yetişti. Bir de, galiba belli bir sıkıntıdan gelinince bir yere ulaşılıyor.”

İlköğrenimini Mimar Sinan İlkokulu’nda tamamlayan Sunal, Vefa Lisesi’ni 11 yılda bitirdi. Daha lisedeyken tiyatroya ilgi duymaya başladı. Yeteneği öğretmen Belkıs Balkır tarafından fark edilen Sunal, öğretmeni ve ailesinin desteğiyle Müşfik Kenter’le tanıştı ve Kenter Tiyatrosu’nda oyunculuğa başladı. Burada rol aldığı Deli İbrahim adlı ilk oyununda repliği yoktu, buna rağmen seyirciyi güldürdü ve dikkatleri üzerine çekti.

Sunal, bugünün Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi olan Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksekokulu’na iki yıl devam etti. Eğitimini, aynı zamanda oyunculuk da yaptığı için turneler nedeniyle yarım bıraktı. Fakat 1992’de öğrenci affıyla okuluna döndü, 1995’te 51 yaşındayken mezun oldu.

Kemal Sunal, 1972-1973 sezonunda Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nun Ankara turnesi sırasında eşi Gül Sunal ile tanıştı. 1975’te evlenen çiftin, Ali ve Ezo adında iki çocukları oldu.

Oynadığı 82 filmin 76’sında başroldeydi

Sunal, Ses dergisindeki söyleşisinde “Üç yaşından 103 yaşına kadar çoluk çocuk herkes Kemal Sunal’ı seyrediyor. Sinema salonları çocuk bahçesi gibi” demişti ve “Oğlunuz Ali, sizin filmlerinizden hoşlanıyor mu?” sorusunu şöyle yanıtlamıştı: “Hiç kaçırmaz, filmlerimin hepsini seyreder. Evde videoda değil, sinemada seyreder. Yalnız bazen sinirleniyor. Şaban lafına biraz kızıyor, neden bilmiyorum. Bir de filmde beni başkası döverse kızıyor. “Niye sen onu dövmüyorsun?’ diyor.”

Sunal, usta oyuncu Münir Özkul aracılığıyla tanıştığı ünlü yönetmen Ertem Eğilmez’in 1973’te çektiği Tatlı Dillim filminin kadrosuna katıldı. Bu ilk filminin ardından tanınmaya başlayan Sunal, rol aldığı 82 filmin 76’sında başroldeydi.

Kemal Sunal, kariyeri boyunca pek çok ödüle değer görüldü. Kapıcılar Kralı filmiyle 1977 Antalya Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü, Düttürü Dünya filmindeki rolüyle 1989 Ankara Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldı. Sunal ayrıca, 1998’de Antalya Film Festivali’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne layık görüldü.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus