2011’de Hendek’teki fabrika patlamasında yaralanan işçi: “Fabrikada olduğunu söyleme evde kazan patladı dersin’ dediler, tazminatımı vermediler”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sakarya Hendek’te bulunan Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuz’da meydana gelen patlamada yedi kişi hayatını kaybetti, yürütülen soruşturma sonrası fabrika sahibi Yaşar Coşkun’un da aralarında olduğu beş kişi tutuklandı. 

Hendek’teki fabrikada daha önce altı patlama daha yaşanmış, dört işçi hayatını kaybetmiş ve 100’e yakın işçi de yaralanmıştı. Nebiye Nalbant da hem 2009’daki hem de 2011’deki patlamalar sırasında fabrikada çalışan işçilerden biri. Şu anda fabrikaya en yakın köylerden Yukarıçalıca’da çalışıyor ve Hendek’te oturuyor. 

“Tazminatımı da hakkımı da alamadım”

2011’de işçi Hediye Hallacı’nın hayatını kaybettiği ve en az 10 işçinin yaralandığı patlamada Nalbant’ın yüzü ve iki parmağı yandı. Nalbant, dört seneye yakın bir süre çalıştığı fabrikadaki çalışma koşullarını şöyle anlatıyor: “Mecbur olanların çalıştığı bir fabrika orası. Hep kötü çalışma koşulları vardı, insana hiçbir değer verilmiyordu. Ben de zaten olaydan sonra işten çıkarıldım. Hiçbir hakkımı ve tazminatımı alamadım. Benim gibi hiçbir insan hakkını alamadı.”

Nalbant, kaza sonrası hastaneye götürüldü. Hastanede iş kazası raporu alınmazken ne hastane masrafları karşılandı ne de ayrılırken tazminatı verildi. Nalbant, yüzünün yandığı patlama sonrası yaşananları şöyle anlatıyor: “Patlamadan sonra Akyazı Devlet Hastanesi’ne götürdüler beni. Fabrikanın yetkili bir ismi vardı. ‘Neden gelmiyorsunuz hastaneye?’ diye sordum, bana ‘Fabrikada olduğunu söyleme, evde kazan patladı dersin’, ‘Konserve şişesi yaparken patladı dersin’ gibi şeyler söylediler. Fabrika sahibi Yaşar Coşkun bizimle hiç muhatap olmuyordu zaten.” 

“Lanet olsun deyip bıraktım”

2011’deki patlamanın pres makinelerinin ısınmasından kaynaklandığını söyleyen Nalbant, sürekli depoda tutulan malzemelerin ısındığından bahsediyor. 2011’deki patlama sonrası hiçbir soruşturma yürütülmediğini, sorumluların ceza almadığını belirten Nalbant, sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Dava açan arkadaşlarımız da hiçbir sonuç alamadılar. Ben de başka iş buldum, lanet olsun deyip bıraktım. Benim o dönem böyle bir durumum yoktu ve hakkımı arayamadım. Arayanlar da hakkını alamamıştı zaten. Olayın üstünü kapattılar o zaman da.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus