Saros Körfezi’ni limana çevirmek isteyen BOTAŞ’ın önü açıldı – Saros Gönüllüleri avukatı: “Bakanlığın yaptığı işlemler hukuka aykırı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ege Denizi’nin kuzeyinde, Edirne sınırları içinde kalan Saros Körfezi’nin Sazlıdere ve Gökçetepe köyleri arasındaki 17 kilometrekarelik bölgesini limana çevirmek isteyen Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi’nin (BOTAŞ)‘ın projeyi yapabilmesi için gereken Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu olumlu sonuçlanmıştı.

Körfezin doğal güzelliklerinin korunması ve çevredeki hayatın zarar görmemesi için bir araya gelen Saros Gönüllüleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın BOTAŞ’ın ÇED raporu hakkında verdiği olumlu karara karşı yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtı. 

Medyascope’a konuşan Saros Gönüllüleri’nin avukatı Bülent Kaçar‘’Kültür ve Turizm Bakanlığı 2010 yılında Saros Körfezi’ni kültür ve turizm gelişim bölgesi ilan etmişti. Bugün, iki bakanlığın da yaptığı bütün işlemler hukuksuzdur’’ dedi.

“Mahkeme kararı ve bilirkişi raporları liman projesinin durdurulması gerektiğini kanıtlıyor”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, BOTAŞ’ın tüm ÇED başvurularını onayladığını söyleyen Avukat Kaçar, konuya ilişkin şunları söyledi: “Bakanlığın bu süreci sonlandırması gerekiyordu. Fakat bakanlık, ilk ÇED olumlu kararının iptali davasında verilen iptal kararını, bilirkişi raporlarını ve halkı görmezden geliyor. Bilim insanları da bölgenin ekolojik değerleri, yüksek deprem tehlikesi, projenin yaratacağı tahribat gibi birçok nedenden dolayı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ÇED raporunda olumsuz karar vermesi gerektiğini söylüyorlar. Bunlara rağmen, bakanlık, BOTAŞ’ın iki ayrı ÇED raporu başvurusunu da alelacele onayladı.”

“İki bakanlığın da yaptığı bütün işlemler hukuka aykırı’’ 

Saros Körfezi, 2006 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından özel çevre koruma bölgesi ve 2010 yılında da Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kültür ve turizm gelişim bölgesi ilan edilmişti. Avukat Bülent Kaçar, “Her iki bakanlığın yaptığı bütün işlemler hukuksuz, kendi planlarına da aykırı. 2006 ve 2010 yıllarındaki kararları alanlar bu bakanlıklar değil mi? Aynı bakanlıklar ve aynı iktidar, bölge halkının itirazlarına rağmen, kendi yaptığı planlara aykırı olarak bir yatırımın önünü açıyor. Hani halka hizmet hakka hizmetti? Bu nasıl kamu yararı?” diye sordu.

BOTAŞ’ın, birinci ÇED başvurusunun olumlu sonuçlanması üzerine açılan iptal davasında, “Bir an önce inşaata başlamak zorundayız, dış alım ve dış satım taahhütlerimiz var” dediğini aktaran Kaçar, “Saros Körfezi’ni bir istasyon olarak görüp ticari kaygılarla burayı kurban ediyorlar” diye konuştu.

Saros Körfezi’ni limana çevirme projesine kimler karşı çıkıyor?

‘’Saros Körfezi, Danıştay 6. Dairesi’nin kararı ve Barselona Sözleşmesi’ne göre, içerdiği doğal varlıklar nedeniyle korunmalı’’ diyen avukat Kaçar, projeye sadece Saros Gönüllüleri’nin değil, Keşan ve İpsala belediye meclislerinin de aldıkları kararlarla karşı çıktığını aktardı. 

Hukuki süreç nasıl devam edecek?

‘’Henüz birinci ÇED raporu süreci tamamlanmadan ikinci ÇED raporuna da olumlu rapor verildi. İlk raporda yaptığımız gibi, ikinci ÇED raporu için de 27 Temmuz tarihinde iptal davası açtık’’ diyen Kaçar, bakanlıkların bölge halkını, bilimsel ve hukuksal gerekçeleri görmezden geldiğini belirtti. Avukat Kaçar, gönüllülerin Saros Körfezi’nin değerlerini korumaya kararlı olduğunu vurgulayarak “Mücadelemizi bilimsel ve hukuksal temelde sonuna kadar devam ettireceğiz” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus