Ahmet Davutoğlu gençlerle buluştu: “Erdoğan’ın en iyi bildiği şey suçu başkalarına atmak”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 13 Kasım Cuma günü gençlerle bir araya geldi. Gençlerden gelen soruları cevaplayan Davutoğlu, gündeme ve iktidara dair açıklamalarda bulundu.

İktidar ve çevresinde son dönemde yaşanan istifa ve atamaların ardından gündeme gelen “reform” söylemine değinen Davutoğlu, ‘’Bu çok düşünülmüş, yapılan hatalardan ders çıkarılarak yapılmış bir reform değil. Erdoğan’ın en iyi bildiği şey, işin içinde kendi hiç yokmuş gibi suçu başka birilerinin üstüne atarak yeni bir umut uyandırmaktır’’ dedi.  

‘’Cumhurbaşkanı Erdoğan ile aramızdaki ayrılığın asıl nedeni, onun kişisel otoriteye dayalı bir sistem geliştirmek istemesiydi’’

Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, başbakanlığı bırakmak zorunda kaldığı tığı süreci ve o dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaşadığı görüş ayrılıklarını şöyle anlattı:

“‘Düşük profilli başbakan, ne demek bu? Başbakan olmadığı halde başbakanlık yapıyormuş gibi davranacak biri demek. Değil başbakan, bir genel müdürlük bile düşük profilli olamaz. Kanuni Sultan Süleyman, Sokullu Mehmed Paşa yerine daha düşük profili biriyle çalışsaydı Osmanlı Devleti’nin altın dönemleri yaşanabilir miydi?’ Şimdi her konuda düşük profil aranıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile aramızdaki ayrılığın asıl nedeni de bu, onun kişisel otoriteye dayalı bir sistem geliştirmek istemesi.’’

Arkadaşımız Yusuf Said Akcakaya ve Ahmet Davutoğlu

Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti: “Hayatımda gerçekleştiğine inanamadığım iki gece var. İlki, ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘Ahmak olma’ diye Türkiye’ye yazdığı bir mektup. ‘Bu sahte olmalı’ dedim, ‘diplomatik bir kişi bunu yazamaz. İngiltere sömürgelerine bile bunu yazamaz. Kalkıp siz bunu Türkiye’ye yazıyorsunuz. İkincisiyse en son yaşanan istifa mektubu. Nasıl böyle bir dil kullanır bu kişi? İlkokul öğrencilerinin yapmayacağı imla hataları mevcut. İşte bu, kurumların boşaltılmasının ve muhteva kaybının yansıması. Metinde kullanılan Türkçe dili, kalite düşmanlığının yansımasıdır.’’

Dünya ayağa kalktı, Türkiye susuyor. Biz Çin’in güdümlü ülkesi miyiz?

’Kaşgar’a giden tek Türk Dışişleri Bakanıyım’’ diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Doğu Türkistan konusunda şimdi sessiz olan Erdoğan, 2009’da Çin’i soykırımla suçlamıştı. Haliyle Çin ile olan ilişkilerimiz gerilemişti. O zaman, dönemin dışişleri bakanı olarak Çin dışişleri bakanı ile görüştüm ve bizzat görmek için Urumçi’ye ve Kaşgar’a gittim’’ dedi.

Davutoğlu, gençlerden gelen “Doğu Türkistan meselesi hakkında ne düşünüyorsunuz?’’ sorusuna şu karşılığı verdi: , ‘’Türkiye’de mazlumların edebiyatını yapacaksınız ama Cenevre’de 39 ülke Çin’e karşı birleşirken ona imza bile atmayacaksınız. Biz Çin’in güdümlü ülkesi miyiz? Böylesine bir zulümde dünya ayağa kalktı, Erdoğan susuyor. Çin’e atanan büyükelçi Urumçi’ye daha gitmedi bile. Donald Trump ‘ahmak olma’ diyor boyun eğiyorsun, Çin ‘sus’ diyor boyun eğiyorsun, Rusya İdlib’de askerlerimi şehit vermemize sebep oluyor ona boyun eğiyorsun. Her gün içeride nutuk atarak dışarıya susmak doğru değil.”

Erdoğan sabah başka, akşam başka konuşuyor

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumlarının güvenilirliği hakkında yöneltilen bir soru üzerine Davutoğlu, “Erdoğan’ın programını revize eden kurumlar vardı, artık onlar yok. Bu sebeple günlük bile değil, saatlik olarak başka şeyler söylüyor. Sabah bir şey söylüyor, akşam başka bir türlü bir şey. Mesela diyor ki ‘Teşkilatları akrabalarınızla doldurmayın, e kendisinin damadı bakandı düne kadar. Bir gün iktidar nasip olursa, sistematik olmayan hiçbir şeyi bizden duymacaksanız’’ dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus