Koronavirüste ikinci dalga tartışmaları – Epidemiyolog David Weber: “Birinci dalga daha bitmedi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgınında birçok ülkede normalleşmeyle birlikte tedbirler azaltıldı. Eve kapanan kişiler yeniden sosyalleşmeye ve kabalık alanlara girmeye başladı. Hayatın normale dönmesiyle birlikte salgında “ikinci dalga” endişesi yaşanıyor.

Washington Post gazetesine konuşan Kuzey Karolina Üniversitesi’nden epidemiyolog David Weber, ikinci dalga tartışmalarıyla ilgili, “Eğer vaka sayısı sıfıra düşseydi o zaman yeni bir dalgadan söz edilebilirdi” dedi.

İkinci dalga ifadesinin, geçmişte yaşanan salgınların gidişatını açıklamak için kullanıldığını söyleyen Weber, geçmiş salgınları kastederek, “Vaka sayısı sıfıra düşmüştü ve bundan sonra ikinci bir dalga yaşandı” diye konuştu. Weber’e göre vaka sayısı sıfıra düşmeden, birinci dalganın bitmesinden bahsedilmesi mümkün değil.

Yeni hasta sayısındaki düşüşün, karantina sürecinde yani kısıtlamaların en ciddi olduğu zaman diliminde yaşandığını hatırlatan Weber, ekonominin tekrar canlanmasıyla birlikte yeni hasta sayısında artış yaşandığını söyledi. 

Epidemiyolog Weber, koronavirüsü, “İki veya belki daha fazla pik noktasına sahip, büyüyen ve küçülen bir dalga” diye tanımladı. 

Vanderbilt Üniversitesi Medikal Merkezi’nden epidemiyolog Loren Lipworth de birinci dalganın bitmediğini söyledi. Lipworth, “Tedbirleri gevşetince vakalarda artış olacaktır. Bu virüsün yeni bir dalgası olduğu anlamına gelmez” dedi.

Salgının ilk günlerinde ortaya atılan bir teoriye göre, koronavirüsün yaz sıcaklarında etkisini kaybetmesi bekleniyordu fakat bunun tam tersi oldu. Vaka sayısı, birçok ülkede, yaz aylarında en yüksek seviyeye ulaştı.

“İkinci dalga fikri, virüs tehdidinin devam ettiği gerçeğini örtbas ediyor”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sözcüsü Margaret Harris, 31 Temmuz’da yaptığı basın açıklamasında, ikinci dalga fikrinin yanıltıcı olduğunu söyledi: “İkinci dalga fikri, virüs tehdidinin devam ettiği gerçeğini örtbas ediyor.” Harris, ikinci dalgadan bahsedilmesinin gerekli tedbirlerin uygulanmasına da olumsuz etki yaptığını belirtti.  

DSÖ: “‘İkinci dalga’ değil ‘büyük dalga'”

Harris, DSÖ’nün “ikinci dalga” tanımına karşı, durumun ciddiyetini ortaya koyacak “büyük dalga” ifadesini kullanmayı tercih ettiğini söyledi. Harris’e göre, toplu buluşmalar ve sosyal mesafe kuralına uyulmaması, virüsün yayılma hızını artırıyor.

BBC’ye konuşan Nottingham Üniversitesi’nden bulaşıcı hastalıklar uzmanı Prof. Keith Neal, vaka sayılarındaki artış ve düşüşün, hiçbir şekilde ikinci bir dalga olarak nitelendirilemeyeceğini söyledi.

İnsanların, virüsle yaşamayı öğrenmesi gerektiğini belirten Neal, “İnsanlar uyanık olurlarsa, bulunan geliştirilmiş tedaviler ve büyük ölçekte test yapılması gibi faktörler sayesinde, tekrar yüksek ölüm oranları görmeyeceğiz” diye konuştu.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İspanya, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde bahar aylarında koronavirüs hasta sayısında ciddi azalma kaydedilmişti fakat yaz aylarında hasta sayısı tekrar arttı. ABD’de vaka sayısı 4 milyon 783 bin 757’e çıktı, Almanya’da ise vaka sayısı her gün yaklaşık 500 artıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus