ABD Başkanı Trump, Almanya’nın aşırı sağcı grupları için ilham kaynağı oluyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı (ABD) Donald Trump, ABD merkezli QAnon topluluğunun da etkisiyle Almanya’daki komplo teorisyenleri, aşırı milliyetçiler ve neo-Naziler arasında, bir ilham kaynağına, hatta potansiyel bir “kurtarıcıya” dönüşüyor. The New York Times’ın konuya ilişkin haberini Medyascope sizler için derledi.

Dünyada aşırılıkçı grupları gözlemleyen kimi araştırmacılara göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın, cilasız milliyetçiliği, beyazların üstünlüğünü savunanlara karşı hoşgörüsel tavırları ve koronavirüs salgının tehlikelerine karşı şüpheciliği gibi toplumu kargaşaya sürükleyebilecek mesajları, Amerikan kıyılarının çok ötesine geçmiş durumda.

Internet ve sosyal medya platformlarında hızla yayılan dezenformasyon, bir süredir gerçek ve sahte haberler arasındaki çizgiyi bulanıklaştırdı. Bu dezenformasyon aşırı sağ grupların erişimlerini geleneksel seçmenlerin ötesine genişletmelerine izin veriyor ve böylece şiddet içeren radikalleşme potansiyelini tohumlanmasına sebebiyet veriyor. Bu söz konusu radikal gruplardan biri de ABD merkezli QAnon topluluğu.

QAnon topluluğu siyasi komplo teorileri üreten, sosyal medyada oldukça etkili ABD merkezli küçük çaplı bir grup. Topluluk, kimliği bilinmeyen ve kendisine “Q” takma adını veren bir kişi veya kişiler tarafından yönetiliyor ve Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformlarında temelsiz ancak etkili siyasi söylemlerde bulunuyor. QAnon’un komplo teorilerine göre, ABD’deki finansı ve gücü kontrol eden insanların yönettiği bir derin devlet, Donald Trump’ın siyasi kimliğini yok etmeye çalışıyor ve Trump da onlara karşı büyük bir mücadele içerisinde. QAnon ve takipçileri için Başkan Trump devletleri asıl yöneten kötü adamlara karşı vatandaşları kurtarabilecek bir kişi olarak empoze ediliyor.

QAnon akımı, Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde kimi aşırılıkçılar arasında oldukça benimsenmişe benziyor. ABD merkezli bir dezenformasyon gözlemcisi olan NewsGuard grubu, Avrupa genelinde YouTube, Facebook ve Telegram platformarında QAnon komplo teorilerini destekleyen 448 bin takipçi tespit ettiklerini duyurdu. Daha da ötesi Başkan Trump’ın konuşmalarını yayınlayan Almanya’nın aşırı sağcı dergisi Compact, son kapağında QAnon grubunun simgesi Q’yü yayınladı ve video kanalında Björn Höcke gibi aşırı sağcılarla röportaj yapan bir “Q-haftası” düzenledi. Avrupa’da koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında uygulanan tedbirleri protesto eden eylemlerde geçen hafta sonu Berlin sokaklarında Q bayrakları, tişörtler ve Q’nun ayırt edici sloganı olan “Birimiz nereye, hepimiz oraya” kodlu kısaltması olan “WWG1WGA” ile yazılmış pankartlar dikkat çekti. Bu söz konusu protestolarda Trump’ın yüzü, tişörtlerde ve hatta Almanya’nın 1918 öncesi imparatorluk bayrağında bile yer aldı ve bu coşkulu protestolarda başkanın adı, bir kurtarıcı gibi seslendirildi.

Öte yandan Almanya’nın aşırı sağcı ve popülist partisi “Almanya için Alternatif” (AfD), Başkan Trump’ın “Önce Amerika” popüler söylemini Almanya’ya uyarlayarak “Önce Almanya” yaklaşımı çağrısında bulunuyor. Ayrıca Başkan Trump şu anda Almanya’da başka aşırılık yanlısı çevrelerde de oldukça popüler görünüyor.

Almanya’nın aşırı sağcıları üzerinde uzman, demokrasi ve sivil toplumu inceleyen Institut für Demokratie und Zivilgesellschaft’ın yöneticisi olan Matthias Quent, Trump’ın aşırılıkçılar arasındaki popülerliğini “Alman aşırı sağının Trumpifikasyonu” olarak adlandırıyor. Quent, “Trump farklı çevreleri kendine çekmeyi başardı ve burada da gördüğümüz şey de bu” diyor ve bu akıma ilgi duyanlar için “aşı karşıtlarından korona önlemlerine karşı yürüyen neo-Nazilere kadar her kesimden var ve bu kişiler ortak paydada, siyasette ana akımdan kopmuş ve sisteme karşı öfke duyan kişiler” diyor.

Berlin merkezli Amadeu-Antonio Vakfı’nda çalışan aşırı sağcı gruplar konusunda uzman Miro Dittrich, Almanya’da çok büyük bir QAnon topluluğu destekçisi olduğunu ve ABD Başkanı Trump’ın, Alman aşırı sağcı gruplar için büyük bir kurtarıcı figür haline geldiğini söylüyor.

Öte yandan Alman vatandaşlarının çoğu, koronavirüs salgınını dünyada çoğu ülkeden daha iyi idare etmekte olan Almanya hükümetini destekliyor. Bu yüzden Almanya, ülkedeki kimi aşırı sağcıların ve komplo teorisyenlerinin inanmak istediğinin tersine Başkan Trump’ın bir “kurtarıcı” statüsü kazanabileceği bir ülke değil. Nitekim Almanya’da yapılan kamuoyu yoklamaları, Başkan Trump’ın Almanlar’ın büyük çoğunluğu arasında pek de sevilen bir politik figür olmadığını gösteriyor.

Almanya’da iç istihbarat teşkilatının radikal sağcı gruplarının varlığının ve sebep oldukları terörizmin Alman demokrasisi için en büyük tehlike olarak gördüğü bir zamanda, ABD merkezli aşırılıkçı QAnon grubu ve destekledikleri Başkan Trump da Alman siyasetine yeni ve öngörülemez bir unsur olarak eklenmiş görünüyor.

Sosyal medyada oldukça etkili siyasal söylemlerde bulunan QAnon topluluğu, karalama, kişisel bilgilere ulaşma ve şiddete tahrik davranışlarına yönelik politikalarını sebep göstererek 2018 yılında Reddit platformundan tamamen men edildi. ABD’nin Federal Soruşturma Bürosu (FBI), 2019 Mayıs ayında bazı gerçek şiddet olaylarının ardından QAnon grubunu potansiyel bir iç terör tehdidi olarak tanımladı. Ayrıca bir süre önce Twitter da QAnon komplo teorileriyle ilgili hesap ve içerikler üzerinde geniş bir yasak getireceğini duyurdu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus